Bir ekonomist kendisiyle yaptığımız bir röportajımızda, Türkiye de yatırım yapmanın zorluklarını anlatırken aynen şöyle demişti: "Türkiye de yatırım yapmak enayilikten başka bir şey değildir Yatırım yapmak için deveyi hendekten atlatacak bürokrasi işlemleriyle uğraşacaksınız Fabrikanızı kuracaksınız İşçi çalıştıracaksınız Kırk türlü vergiyle baş edeceksiniz Sigortaları ödemeye çalışacaksınız... Üretim maliyetlerini düşürebilmek için hiç kimsenin aklına gelmeyen yöntemler geliştireceksiniz Zor dostum zor Bunlarla uğraşmaktansa, paranızı hisse senedine, dövize, faize koyup, İsviçre Alpleri nde tatil yapmak sağlığınız için en iyisidir "Son günlerde özellikle Türkiye nin lokomotif sektörü olan tekstilden yükselen feryatları duyunca aklımıza bu anektod geliyor Türk ekonomisinde toplam istihdamın yüzde 15 ini, yani 2.5 milyon çalışanı kapsayan, 2004 yılı ihracatının yüzde 40 ını karşılayan tekstil sektörü, Çin den gelen ucuz, kalitesiz ürünlere karşı doğru dürüst tedbirler alınmadığı için kelimemin tam anlamıyla can çekişiyor. ATV Sabah Haberleri nde izlediğimiz Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Aynur Bektaş, eğer önlem alınmazsa, sektörün tıkanma noktasına geleceğini, yaşanacak daralmayla 1.5 milyon insanın işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti
Tekstil sektörünün, girdi maliyetleri, sigorta, enerji ve dolaylı vergiler sebebiyle, Çin ürünleriyle rekabet etme şansının bulunmadığını belirten Aynur Bektaş, "Ucuz ve kalitesiz Çin ürünlerinden tatlı ve sıcak para kazanan ithalatçılar, sektörde binlerce firmanın kapısına kilit vurmasına yol açtı" dedi. Hükümetin, acilen Çin malları konusunda rekabete dayalı çözüm tedbirleri alması gerektiğini ifade eden Bektaş, "Dolaylı ve doğrudan vergilerin yüzde 15 e indirilmesi, enerji fiyatlarının yüzde 50 oranında düşürülmesi ve istihdam üzerindeki kamu yükünün yüzde 50 oranında indirilmesi gerekiyor" açıklamasını yaptı. Türk tekstilinin tasarım, moda açısından Avrupa ile rekabet edebilecek düzeyde olduğunu kaydeden Bektaş, "Lojistik açıdan şanslıyız, çünkü Avrupa nın dibindeyiz Bizim sıkıntımız pazarlama ve tanıtım noktasındaki eksikliklerimiz" dedi Ekonomiyi düzelttik Her şey güllük gülistanlık İstikrar, istikrar diye insanlarımızın zihinlerini bulandıranlar, ülkenin en önemli sektöründeki feryatları duyuyorlar mı acaba Tüm Türkiye yi dalga dalga saran Kuş Gribi vakasında, beyaz et firmaları iflas noktasına giderken, Meclis te tavuk ürünleri partisi düzenleyerek sektöre destek verdiklerini zannedenler, tekstil sektörünün bitme aşamasında da farklı bir etkinlik düşünüyorlar mıdır Kuş Gribi vakasından sonra beyaz et firmalarının dibe vuran satışlarını, yıllarca bozuk gıda dosyaları konusunda dosyalar hazırlayan Uğur Dündar şaha kaldırdı Uğur Dündar ın oynadığı, tüm televizyon kanallarında yayınlanan reklam filmlerinden sonra beyaz et satışlarında yüzde 65 oranında artış olduğu, sektörün düştüğü bunalımdan sıyrıldığı kaydediliyor Yatırımcıyı "potansiyel yolunacak kaz" olarak gören, uluslar arası rekabet yapabilecek şartları oluşturmak için elini bile kımıldatmak istemeyen zihniyet, bu sektörün de kendi kendine ayağa kalkmasını, kendi göbeğini kesmesini mi bekliyor Uğur Dündar, "Bunları yiyebilirsiniz, bu etler el değmeden hazırlandı" dedi, tavukçuluk sektörü canlandı Peki, tekstili kurtaracak Süpermen ne yapacak Tekstil süpermeni, "Bunları giyebilirsiniz" dese de, vergiler, enerji maliyetleri, sigortalar öylece durduktan sonra neye faydası olacak
NOT:Dünkü yazımızın son kısmında yer alan"Mitinge katılan 250 bin kişi" sehven yazılmıştır... Doğrusu, "Mitinge katılan 1 milyon 250 bin kişi" olacaktır...