Dünyada ve ülkemizde uygulanmakta olan yanlış ve sakat tarım politikaları sebebiyle oluşan ve sonunda patlama noktasına gelen gıda ürünlerindeki sıkıntı, yokluk, fiyat artışları maalesef başka şeylerin yokluğuna ve pahalanmasına benzemiyor. O malum maksatlı ve yanlış tarım politikalarının tabiî sonucu olarak hep yükselmeye devam eden ve son aylarda iyice tırmanan gıda ürünleri fiyatları, bazı ülkelerde ciddi sorun olmanın ötesinde patlama aşamasına geldi ve pek çok ülkede gıda isyanları başladı.

Bu isyanların ülke içi veya ülkeler arası savaşa dönüşmeyeceği ne malum

Nitekim geçtiğimiz aylarda gıda fiyatlarındaki yüksek artış Kamerun, Mısır, Etiyopya (Habeşistan) , Haiti, Endonezya, Fildişi Sahili, Madagaskar, Moritanya, Filipinler ve daha birçok ülkede gösterilere neden olmuştu. Pakistan ve Tayland da tarlaların ve depoların yağma edilmesini önlemek üzere ordu devreye girmiş, Burkina Faso da ise genel grev yapılmıştı.

Bu gösterilerin ve sıkıntıların tamamı, hâlen uygulanmakta olan yanlış ve sakat tarım politikaları devam ettiği müddetçe, sadece küçük bir başlangıç.

Dünyada ve ülkemizdeki bu duruma bir anda gelinmedi.

Gıda fiyatlarına son aylarda artan talep, bazı ülkelerde olumsuz hava koşullarının rekolteyi düşürmesi ve biyoyakıt için ürün yetiştirilmesinde kullanılan arazinin artması yüzünden hızla yükseldi. Temel gıda ürünleri olan buğday, pirinç ve mısır fiyatlarının yükselmesinin son üç yılda tüm gıda fiyatlarının yüzde yüze yakın artmasına yol açtığını belirten Dünya Bankası verilerine göre, geçen yıla göre buğday ve pirinç fiyatları iki mislinden daha fazla arttı. Ekonomi kanalı Bloomberg e göre, Mart 2007-Mart 2008 döneminde mısırın fiyatı yüzde 31, pirincin fiyatı yüzde 74, soyanın fiyatı yüzde 87 ve buğdayın fiyatı yüzde 130 yükseldi...

***

Geçen gün, ABD Başkanı Carter döneminde Beyaz Saray da bulunmuş, Federal hükümetin danışmanı, aynı zamanda Amerikan Hazine Bakanlığı nda, NASA da, Amerikan Gıda ve İlaç Komisyonu nda görev yapmış olan, ekonomi ve para politikaları üzerine de birçok kitabı bulunan Richard C. Cook un, "Dünyayı kim yönetiyor " başlıklı yazısındaki tesbitlerin bir bölümünden söz etmiştim. Bugün, Richard C. Cook un özellikle tarım politikaları ile ilgili görüşlerine bakarsak, dünyayı bu hâle getirenleri açıkça görürüz:

CLINTON VE BUSH AİLE TARIMCILIĞINI YOK ETTİ/ Bill Clinton ve George Bush tarafından kararları uygulanan Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması sonucu Amerika da üretim yapan milyonlarca iş elendi ve Amerika daki "aile tarımcılığı"nın yerini "küresel tarım sektörü" aldı. Dünya Ticaret Organizasyonu bünyesinde gerçekleştirilen benzer serbest ticaret anlaşmaları nedeniyle, milyonlarca üreten iş gücü Çin ya da başka yerlere ihraç edildi. Büyük şirketlerin su ve mineral kaynaklarını kontrol etmesi, kamuda bulunması gereken birçok şeyi bulunmaz hâle getirmiş bulunuyor.

AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERDEKİ TARIM YOK EDİLDİ/ NAFTA tarafından aile tarımcılığının yok edilmesi (Aynı şekilde Meksika ve Kanada da da aile tarımcılığı yok edildi), IMF ve Dünya Bankası nın başka milletlere uyguladığı siyasetin bir benzerini oluşturuyor. "Washington Konsensüsü" tarafından yapılan baskılar sonucu dünyada kendi kendine yetebilme durumu, ihraç edilen ürünlerin yetiştirilmesiyle yer değiştirdi. Tarımsal alanlardan göç, az gelişmiş ülkelerin kentlerinde büyük gettolar oluşturdu...

Richard C. Cook un sadece bir kısım tesbitleri böyle.

Dünyayı yöneten küresel güçlerin yanlış ve sakat tarım politikaları sonucunda gelinen nokta nedir Tarımın -özellikle aile tarımının- yok edilmesi, gıda fiyatlarında fahiş artışlar, birçok ülkede gıda isyanları ve olması beklenen daha kim bilir neler