Mahmut Sami Ramazanoğlu’nun huzurunda bulunan genç birisiydi. Kanaat önderlerinin istişaresi sonucunda Müslümanların siyasi çalışmalarına liderlik etmesi için seçilmişti. Bu genç akademisyenin ismi Necmettin Erbakan’dı.

Necmettin Erbakan kendisine deruhte edilen vazifeyi ifa için hemen kolları sıvayarak çalışmalara başlar. 1969 yılında bağımsız olarak Konya’dan aday olur ve seçilmesine yetecek oydan çok daha fazlasını alarak 43 yaşında milletvekili seçilir. Hemen akabinde 24 Ocak 1970 tarihinde Milli Nizam Partisi (MNP) kurulur. Ancak 1971 askeri muhtırasının peşi sıra MNP kapatılır.

11 Ekim 1972 tarihinde Milli Selamet Partisi (MSP) kurulur. MSP 1974 yılında CHP ile koalisyon kurarak hükümet ortağı olur. 5 Haziran 1977 seçimleri sonrasında 4 partinin koalisyonu (Milli Selamet Partisi - Adalet Partisi - Milliyetçi Hareket Partisi - Cumhuriyetçi Güven Partisi) ile kurulan 1. Milliyetçi Cephe hükümetine dâhil olur. 1977 yılında ise yine AP ve MHP ile koalisyona giderek 2. Milliyetçi Cephe hükümetinde görev alır. 12 Eylül 1980 yılında gerçekleştirilen askeri ihtilalde MSP kapatılır. Erbakan diğer siyasi liderlerle birlikte tutuklanır. Siyasi yasaklı haline getirilir.

19 Temmuz 1983’te Refah Partisi (RP) kurulur. Erbakan siyasi yasaklı olduğu için partide görev alamaz. 1987 yılında yapılan referandum neticesinde siyasi yasaklar kalkınca 11 Ekim 1987 tarihinde RP genel başkanı olur. 1995 yılındaki seçimlerde birinci parti olur. DYP ile kurulan 54. Hükümette başbakan olarak görev alır. RP 16 Ocak 1998 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılır. Erbakan 5 yıl süreyle siyasi yasaklı hale getirilir.

17 Aralık 1997 tarihinde Fazilet Partisi (FP) kurulur ama Erbakan yasaklı olduğu için bu partide görev alamaz. FP kapatılan RP’nin devamı olduğu iddiasıyla 22 Haziran 2001’de kapatılır.

20 Temmuz 2001’de Saadet Partisi kurulur. 11 Mayıs 2003’te Necmettin Erbakan genel başkan seçilir. 30 Ocak 2004’te genel başkanlık görevinden ayrılır. 17 Ekim 2010’da tekrar Saadet Partisi’ne genel başkan seçilir. 27 Şubat 2011 tarihinde dar-ul bekaya irtihal eder. Mekânı cennet olsun.

Necmettin Erbakan, son nefesine kadar kendisine tevdi edilen görevi layıkıyla yerine getirmiştir. Pek çok kanaat önderinin istişaresi neticesinde göreve getirilmesine rağmen siyasi yaşamı boyunca birçok inançlı topluluk kendisine muhalif olmuş ve desteklememişlerdir. Müslüman kesimin ekalliyeti sayılabilecek oranda bir destekle mücadelesine devam etmiş ve pek çok hatırı sayılır başarıya imza atmıştır.

İslâmî camiaya siyasi mücadeleyi öğreten kişidir Necmettin Erbakan. Ülkemizde ve dünyadaki dümenleri, zalimlerin çevirdiği dolapları Erbakan’ın gayretli çalışmalarıyla öğrendi insanımız, Müslümanlar. Yıllar süren mücadelesi neticesinde İslâmî camia siyasi olarak belli bir aşamaya gelmiş hatta 54. Hükümet devrinde ülke yönetiminin başına geçmiş pek çok hayırlı hizmete vesile olmuştur.

Müslümanların özellikle yerel yönetimlerde işbaşına gelmesiyle büyük bir imtihanın da kapısı aralanmıştır. Makamla ve parayla imtihan döneminin en yoğun yaşandığı süreç belki de yerel yönetimlerin alınmasıyla başlamıştır diyebiliriz. Hem idareci sınıfındaki insanların hem de iş adamı olanların parayla, ihaleyle, yolsuzlukla tanışması da aynı döneme rastlamaktadır. Bir anda servet edinmeye başlayan inançlı insanlar önce yaşadıkları semtleri sonra oturdukları evleri daha sonra binitlerini en sonunda yaşayışlarını değiştirmişlerdir. O azla yetinip kıt kanaat geçinen insanlar gitmiş yerine gayet ferah ortamlarda refah içerisinde yaşayan insanlar gelmiştir. Bol para aynı zamanda bol harcamayı ve israfı da beraberinde getirmiştir. Geçmişte maaşın yetip yetmeyeceğini dert edinenler nerede ne yemeli, nereden hangi marka bulunup giyinilmeli endişesine düşmüşlerdir. Çocuklar özel kolejlerde oldukça yüklü miktarlarda eğitim giderleriyle okutulmaya başlamış ve bu da haliyle daha fazla para kazanma ihtiyacını doğurmuştur. Zaman içerisinde inandığı gibi yaşayanlar yaşadıkları gibi inanmaya başlamış ve inancı doğrultusunda mücadelesine devam edenleri hor ve hakir görmüşler, hâlâ görmektedirler. Bu şekilde rahata alışanlar da artık sistemle mücadele etmek istememiş ve sistemle uyum içinde çalışmanın yollarını aramaya başlamışlardır.

İnanmış az bir topluluk seçilen lidere bağlılığa devam etmiş ve son nefesini verinceye değin sürdürdüğü mücadelede hep yanında olmuşlardır. Liderin ahirete irtihalinden sonra da başparmak havada iken verdikleri sözlere ve davaya olan bağlılıklarına devam etmişler, mücadeleyi de sürdürmektedirler. Ve görünen o ki sürdürmeye de devam edecekler…

MİNİK BİR TEBESSÜM Baban olsaydım

* Bir toplu taşıma aracında yaramazlık yapan çocuğa çok kızan adam:

* Eğer baban olsaydım şimdi sana okkalı bir tokat atardım demiş. Yaramazlık yapan çocuk:

* Ha haha! Hiç güleceğim yoktu. Eğer gerçekten babam olsaydın şuanda evde bulaşık yıkıyor olurdun.

İlgilisine notlar:

* İçtiği çayın bardağına ağzı yanmasın diye dudak payı bırakıyor da insan gönlünü yakanlara bir pay bırakamıyor nedense.

* “Düşüncenin üstesinden gelemeyen düşünenin üstesinden gelmeye çalışır”

* Aslan ve fil doğada kurttan daha güçlüdür ama hiç bir sirkte eğitilmiş olarak insanları eğlendiren bir kurt göremezsiniz.

* “Kişi ile uğraşan rezil, işi ile uğraşan vezir olur.”

* “Irak’ta öldürülen tek bir çocuğun vebalini yedi sülaleniz alnını secdeden kaldırmasa da ödeyemeyecektir.” Prof. Dr. Necmettin Erbakan

* “İnsanlar zalimi görüp zulmüne engel olmazlarsa Allah’tan hepsini kaplayan bir azabın gelmesi yakındır.” Hadisi Şerif (CamiüsSağir, Hadis No: 2136)