Kemal Sunal ın Korkusuz Korkak filmini, Sunal filmi

yayınlamakta rekor kıran televizyon ekranlarında belki de defalarca

seyretmişsinizdir. Kemal Sunal, kendi halinde bir vatandaştır. Bir gün

doktorluk bir işi olur. Gittiği yerde kendisine tahlil yapılır, tetkik yapılır.

Sonuçlar gelir Doktor, Vah, vah diyerek açıkladığı rapor için Mülayim Sert

isimli bir karakteri oynayan Sunal a, Üç aylık ömrünüz kaldı der. Mülayim

Sert, bir anda karakter değiştiriverir Eline bomba alıp imha eder, silahların

arasına dalar vs. vs Aslında yapılan tetkik ve tahliller, Mülayim Ters isimli

başka bir şahsa ait olmasına rağmen, Mülayim Sert, sağlık sisteminin korkunç ve

ürkütücü neticeleriyle karşı karşıya kalmış ve gülünç olaylar filmde

işlenmiştir.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Anne Sütü Bankası yla

ilgili ne zaman bir açıklama yapsa, aklıma bu komedi filmi geliyor. Ve sormak

gerekiyor: Sağlık sisteminde bütün problemleri hallettiniz de, sıra anne sütü

bankası kurmaya mı geldi Geçtiğimiz günlerde ilahiyatçı Prof. Dr. Cevat Akşit

ile Anne Sütü Bankası yla ilgili bir röportaj yaptım. Akşit Hoca, bu projenin

Dini Silme Projesi olduğunu belirterek, kesinlikle uygulanamayacağını,

uygulanırsa da önümüzdeki süreç içinde çok kötü ve vahim sonuçların ortaya

çıkabileceğini belirtiyordu. Sağlıklı erkek bir hastaya, Hamilesin diye sonuç

verilen bir ülkede, anne sütü bankasının doğru ve sıhhatli bir sonuçla

ilerleyeceğini söylemek mümkün mü

Burası Türkiye Her an her şey olabilir   Anne sütünü bol keseden dağıtmak, karne

vereceğini ve bir kayıt sistemini oturtacağını söylemek lafta çok kolay. Ama

uygulamada böyle bir şeyin tüm enstrümanlarıyla ortaya konulabileceğini

söylemek mümkün mü

Cevat Hoca, Sağlık sisteminin içinde binlerce farklı

kimlikte insan var Dinsiz insan var, ateist insan var, dine karşı insan var.

Bu insanlar, uygulamayı baltalamak için sistemin bir köşesinde yanlışlık yapsa,

bunun vebalini kim taşıyacak. Kim kötü bir çığır açarsa, kıyamete kadar onun

vebali onun sırtındadır diyor.

Sütkardeşliği meselesi, bu ülkenin dini temellerinin

başında geliyor. Bir çocuk bir annenin sütünü bir yudum emse bile, artık onun

diğer çocukları, kardeşleri ve birinci dereceden akrabalarıyla evlenemiyor.

Sağlık sisteminin içine sokulacak böyle bir fitne, bu ülkenin manevi

damarlarında telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacak bir süreci başlatmış

olur. Süt bankasında sütler nasıl tasnif edilecek Nasıl ayrılacak Nasıl

dağıtılacak Anne sütüne ihtiyacı olan bir çocuğa, birden daha fazla süt

verilirse bu nasıl ayrılacak

Böyle bir uygulamayı, dini hassasiyeti olmayan batılı

ülkelerde uygulayabilirsiniz. Zira onlarda sütkardeşliği diye bir kavram yok.

Ama bizim dinimizdeki bu uygulama, çok keskin birçok sonucu da ortaya

çıkarıyor. Akşit Hoca nın Adapazarı nda yaşadığı örnek ise kan dondurucu

nitelikteydi. Adam üç çocuktan sonra karısının sütkardeşi olduğunu öğrenmiş,

müftüye gitmiş Müftü de, Boşanmalısın diyemediği için, akademisyen olarak Cevat

Hoca ya göndermiş. Cevat Hoca, hikâyeyi dinledikten sonra, Derhal

boşanacaksın demiş. Adam tutturmuş, Ben boşanmam, karımı çok seviyorum diye

Hoca nın bu olaya yorumu şu: Buyurun cenaze namazına.

Yarın, toplumun temelini dinamitledikten ve sütkardeşi

kardeşleriyle evlendirdikten sonra, Sağlık Bakanı için bizim de söyleyeceğimiz

şey aynen budur: Buyurun cenaze namazına.