Bir kimse kendi kızının veya herhangi bir kız kardeşinin
süt verdiği bir çocukla evlenemez. Böyle bir çocuk, nikâhı altında bulunsa
hemen ve ebediyen hürmet vaki olur. Çünkü nikâha arız olan rezâ da önceden
mevcut imiş gibi evliliğin devamına engel olur.
Bir kimse hanımının süt kızına veya süt anasına şehvetle
dokunsa hanımı kendisine haram olur. Çünkü şehvetle dokunma ve öpme hürmeti
musahereyi gerektiren sebeplerdendir.
Zinadan meydana gelen süt ile de hürmeti müsahere sabit,
rezâ hükmü geçerli olur. Bu sebeple bir kimse kendi zina ettiği kadının süt
kızını nikâh edemez. Bu kız o kimsenin usul ve füruuna da haram olmuş olur.
Rezâ ile süt hısımlığının sabit olması için süt ananın
bilinmesi lazımdır. Bu sebeple bir kızı veya bir oğlan çocuğunu bir köyün
birçok kadınları emzirmiş oldukları halde bunlar tayin ile bilinmeyip bu
hususta bir işaret te mevcut olmasa bu kız veya oğlan başka bir engel
bulunmadığı takdirde o köy halkından her halükârda birisi ile evlenebilir.
Fakat ihtiyatlı davranıp evlenmemek daha iyidir.
Süt Hısımlığının İsbâtı
Süt hısımlığı ikrar veya bir delille ispat edilir.
1- İkrar: Bu, erkeğin ve kadının birlikte veya bunlardan
birisinin, süt hısımlığını itiraf etmesidir. Bir erkek ve kadın evlenmeden önce
süt hısımlığını ikrar etseler, evlenmeleri helal olmaz. Buna rağmen evlenseler
akit fasit olur ve kadın mehir isteyemez.
İkrar evlilikten sonra olmuşsa, derhal ayrılmaları
gerekir. Kendiliğinden ayrılmazlarsa, hakim zorla ayırır. Çünkü akdin bozukluğu
ortaya çıkmıştır. Burada, kadın, belirlenen mehirle, emsal mehirden az olana
hak kazanır.
İkrar yalnız erkek tarafından ve evlilikten önce olmuşsa,
evlenmesi helal değildir. Evlilikten sonra olmuşsa derhal ayrılmaları gerekir.
İkrar yalnız kadın tarafından ve evlilikten önce olmuşsa, kadının bu erkekle
evlenmesi helal olmaz. Fakat erkek, kadının yalan söylediği kanaatinde ise, bu
kadınla evlenmesi caizdir. Kadın evlilikten sonra ikrarda bulunsa, bu ikrar,
onu kocası tasdik etmedikçe evliliğin sıhhati üzerinde etki meydana getirmez.
Bir kimse, bir kadınla aralarında süt bulunduğunu ikrar
edip de, daha sonra yanılmış olduğunu ifade edip kendisini yalanlasa o kadın
ile evlenebilir. Fakat bu ikrarında evvelce ısrar etmiş ise evlenmesi caiz
olmaz. Şayet evlenecek olursa araları ayrılır.
Bir erkek ile bir kadın, böyle bir ikrarda bulunup da,
daha sonra kendilerini yalanladıkları takdirde de hüküm böyledir.
Rezâ hususunda hanımının ikrar ve ısrarına itibar
olunmaz. Bundan dolayı bir kadın, kocasıyla aralarında süt bulunduğunu ikrar
etse veya süt bulunduğunu nikâhtan evvel ikrar etmiş olduğunu iddia eylese, bu
sözü kabul olunarak araları ayırılmaz. Şu kadar var ki, bu kadın bu ikrar ve
iddiasında doğru ise kocasına kendisini teslim etmesi caiz olmayacağından
ayrılmaya çare araması diyaneten yani fetva yolu ile lazım gelir.