SON derece istikrarsız bir bölge…

*  Cetvelle haritalar üzerinde çizilen ve yeni yeni ülkelerin ilan edilmeye çalışıldığı bir konjonktür…

*  Binlerce yerli ve yabancı ajanın cirit attığı topraklar…

*  Yeni yeni Lawrance’lerin kollarını sıvadığı ve iştah kabarttığı bir ortam…

*  Mezhep kışkırtıcılarının ve provokasyon hazırlıkları yapanların perde arkasında kıs kıs sırıttığı bir Ortadoğu…

***

İşte tam da böyle bir ortamda Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde fitil çekildi, bomba patlatıldı ve onlarca kişi hayatını kaybetti, yüzlerce insan yaralandı.

Sormak gerekmez mi; bu ortama nasıl gelindi

Batının, ABD’nin ve emperyalist güçlerin yıllardır bölgeyi kaşıdıkları bir gerçek.

Önce Irak yerle bir edildi, milyonlarca insan katledildi, yüzbinlerce çocuk yetim ve öksüz kaldı, binlerce kadının ırzına geçildi.

Irak parçalandı, ABD işgalinden bu yana belini hiç doğrultamadı. Mezhep savaşları her geçen gün ülkeyi kemiriyor.

Ardından ateş Suriye’ye düştü.

Neredeyse Suriye diye bir ülke kalmadı!

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında İsrail’in güvenliğini sağlamak ve Siyonist katil devletin bölgede elini daha da rahatlatmak için hemen her gün Suriye’nin kalbi hançerlendi.

Suriye’de milyonlarca Müslüman, başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelere göç etmek zorunda bırakıldı.

Elindeki silahlı gücü, istihbaratı, maddiyatı nereden aldığı hala belli olmayan ne idüğü belirsiz bir örgüt hem Irak’ı hem de Suriye’yi kasıp kavurdu, mezhep savaşlarının fitilini yaktı, bölgeyi adeta esir aldı.

İslam Dünyasının gereken hassasiyeti göstermediği/gösteremediği bu ateşin Türkiye’ye ne zaman sıçrayacağı tartışılırken Suruç’ta patlama meydana geldi. 10’larca insanımız hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralı.

Kimilerine göre bu patlamanın ve katliamın sorumlusu Işid.

Işid veya değil…

Ortadoğu coğrafyasında oynanan oyunlar ve bölgedeki otorite boşluğu göz önüne alındığında İslam Dünyasının bir saniye bile vakit kaybetmeden kanayan bu yaraya merhem olmasının zamanı geldi, geçiyor.

***

Söylemek istediğim açık ve net: Korkulan olmasın!

(aşağıdaki yazı yukardaki yazıyla irtibatlı kullanılacak)

 TERÖRÜN YANDAŞLIĞI OLMAZ!

SURUÇ’TAKİ saldırı ne kadar lanetlenmeyi hak ediyorsa, Adıyaman’da jandarma uzman onbaşı Müsellim Ünal’ı şehit eden terör örgütü de o derece lanetlenmeli…

Suruç’taki saldırıda hayatını kaybedenlerin aileleri ne kadar büyük bir acıya gark olduysa, şehit onbaşı Müsellim Ünal’ın Kayseri Develi ilçesi Kulpak Mahallesi’ndeki ailesi de bir o kadar acı içinde… Tüm ailelerin ocağına ateş düştü…

Şunu anlatmak istiyorum; Terör, terördür… Terör saldırıları aynı oranda, ayırt etmeden, tümüyle lanetlenmelidir…

 

AKP FABRİKA AYARLARINA BÖYLE Mİ DÖNECEK

Normal şartlarda seçimlerde aday adaylığı için görevinden istifa eden bürokratlar istedikleri takdirde bir süre sonra aynı göreve iade ediliyor. Hele hele bir de iktidardaki partiden aday ya da aday adayı olmak için görevinden istifa edenler için normal şartlarda daha hızlı bir süreç işletiliyor.  Tabii ki idare bu isimlere başka görevler de verebilir ama genel teamül bu şekilde.

***

Adı; Kadir Akarkaya… Bürokrat…

Bürokrasi hayatı hayli iddialı…

* 1975 yılında Erzincan İmam Hatip Lisesi’nden mezun olduktan sonra, öğrencilik yıllarında Milli Türk Talebe Birliği (M.T.T.B.) ve Akıncılar Gençlik Teşkilatlarında aktif olarak görev aldı. 1979 yılında Ankara Eğitim Enstitüsünden mezun oldu. 2009–2010 yılları arasında Sosyal Bilimler üzerine lisans tamamlamasını yaptı.

* Bu yıllarda AK-MEM’in  (Akıncı Memurlar Derneği) kuruluşunda görev aldı.

* Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde yurt müdürlüğünden başlayarak Bölge Müdürlüğüne kadar hizmet etti.

* (Milli Türk Talebe Birliği, Akıncılar Gençlik Teşkilatı, Akıncı Memurlar Derneği) gibi kuruluşlarla olan ilgi ve alakası nedeniyle 12 Eylül 1980 ihtilalinde Erzincan Askeri Cezaevinde gözaltına alınarak tutuklandı. 

* İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü bünyesinde çalıştı.

* Bursa Milli Gençlik Vakfı’nda Yönetim Kurulu Üyeliği yaparak Ortaöğretim Yurdu açtı

* 2003- 2005 yılları arasında Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü görevini yürüttü. Bu esnada görevindeki başarısından dolayı dönemin Valisi Oğuz Kağan Köksal tarafından Takdirname ile ödüllendirildi.

***

Kadir Akarkaya 2012 yılından beri Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Bursa İl Müdürlüğü görevini başarıyla sürdürürken 7 Haziran seçimlerinde milletvekili aday adayı oldu, görevinden istifa etti. Ama listeye giremedi.

Kadir bey aynı göreve iadesini beklerken hiç beklemediği bir tayinle şok oldu; Ankara’da Genel Müdürlükte kızağa çekildi.

***

Son seçimlerde yüzde 10 oy kaybeden AKP’nin kimi sesleri “fabrika ayarlarından” söz etti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’na sormak isterim; iktidar partisi yeni mağduriyetler meydana getirerek mi fabrika ayarlarına dönecek

***

Son not; Milli Gazete bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da mağdur olanların yanında olmaya devam edecek…

CHP’DEN İSTİFALAR DEVAM EDECEK Mİ

* Türkiye Şanlıurfa’nın Suruç ilçesindeki kanlı katliama odaklanmışken dün kimsenin beklemediği bir gelişme yaşandı;

CHP’nin emekli müftü milletvekili İhsan Özkes, partisinden istifa etti.

* O İhsan Özkes ki; milletvekili seçildikten sonra ilk olarak Gezi olayları sırasında bazı iddiaları ile gündeme gelmişti.

* O İhsan Özkes ki; 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarının ardından TBMM kürsüsüne çıkarak, hadis ve ayetlerle rüşvetin İslam Dininde haram olduğunu anlatmıştı.

* O İhsan Özkes ki; bir tartışma sırasında AK Parti Erzurum Milletvekili Muhyettin Aksak’ın sözlerine çok sert tepki göstererek, kürsüyü yumruklamıştı.

* O İhsan Özkes ki; CHP’nin adayı olarak 30 Mart 2014 seçimlerinde İstanbul-Üsküdar Belediye Başkanlığını kıl payı kaçırmıştı.

* O İhsan Özkes ki; CHP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında gerçekleştirdiği olağanüstü kurultayda yapılan Parti Meclisi seçimlerinde de, PM’ye en çok oyu alarak seçilmeyi başarmıştı

***

İşte bu İhsan Özkes partisinden istifa etti.

Yazımı yazdığım saatlerde Özkes partisinden neden istifa ettiğini henüz açıklamamıştı.

Merakım şu; istifalar devam edecek mi acaba

Mesela bu istifalar 20-25’i bulur mu, yoksa burada kalır mı

NOT: Bugün, 22 Temmuz 2015 Çarşamba. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!