Bu akşam Macaristan ile grubumuzdaki kader maçlarımızdan
birini oynayacağız. Maçı kazanamamak Brezilya yolculuğunun neredeyse hayalden
öteye kaçışı demektir. Peki, ne yapabiliriz
Teknik, taktik, kadro oluşumu falan gibi saha içi
unsurların dışından başlamak istiyorum. Öteden beri gerek bu sütunlarda,
gerekse ekranlarda hep böyle kritik maçların İstanbul da oynanması üzerinde
durdum. Hani en fazla Olimpiyat Stadı olabilirdi. Oraya da bu kışta kıyamette
kimse gitmez. O halde maçı İstanbul dışına almamız gerekirdi. Neresi mi
Birazdan değineceğim de, önce İstanbul a neden karşıyım onu bir kere daha izah
edeyim,
Kadıköy de olacak maç... Bahse girerim ki Burak, Selçuk,
Umut, Semih, Gökhan gibi Galatasaraylılar en ufak bir hatada tepki
göreceklerdir. Şayet maç Arena da olsaydı. Bu defa da kaleci Volkan, Gökhan
Gönül, Caner, Hasan Ali, Bekir gibiler aynı biçimde ıslıklanacaklardı.
Beşiktaş tan galiba tek Olcay var. Beşiktaş ın stadında oynansa, hangi
Fenerbahçeli, hangi Galatasaraylı hata yaparsa tribünlerden protestolar
yükselecekti. O halde bu Üç Büyükler kavgasının Milli Takım üzerinden çekilmesi
gerekirdi. Haaa Trabzon da olmaz artık. Sadece Fenerbahçeli futbolcu takımda
olmazsa, o zaman uyar... Bakın duruma...
Neden Bursa Biz orada Almanya yı, Hollanda yı yendik,
İrlanda karşısında da Avrupa Futbol Şampiyonası vizesini aldık. Yani orada
taraftar hakiki futbol taraftarı oluyor milli maçlarda... İşte bunu anlatmaya
çalışıyorum. Tabii ki Kayseri de olabilirdi. Başka başka; İzmir olabilirdi. Ama
oradaki stat olimpik olduğundan taraftar değilim.
Çok çarpıcı bir örnekle bitirmek istiyorum. İngilizler
bizi Londra da kıyamet gibi büyük ve lüks stat varken zamanında Sunderland a
taşımıştı. Ama biz onları Kadıköy e getirip, elenmiştik.
Maç ne mi olur Yani saha içi... Fala bakmam. Ama Arda
mutlaka solda oynamalı. Çift uç adamı sevdasından vazgeçilmeli... Benden bu
kadar... Gerisi Türk spor medyasının büyük hocasına kalıyor.