Almanya’da Filistin karşıtı ve Siyonizm yanlısı politikalarıyla tepki çeken iktidar partisi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) haftasonu gerçekleşen eyalet seçimlerinde ağır bir yenilgi aldı. Berlin’deki CDU Genel Merkezi'nde konuşan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde yüzde 5 barajını aşamamanın partisi için dramatik bir ilk olduğunu söyledi. Merz, "Bu seçim, derin bir dönüm noktasıdır. CDU için Almanya’da yüzde 5 barajını aşamamamız ve eyalet meclisindeki tüm grup üyeliğimizi kaybetmemiz, dramatik ve benzeri görülmemiş bir sonuçtur. Bu ağır bir darbedir ve etkileri bizim için uzun süre hissedilecek." ifadesini kullandı.
SEÇİM KAZANAN PARTİLERE “YIKICI GÜÇ” BENZETMESİ
Seçim sonuçları ve bunların ardındaki nedenlerin kendi şahsının çok ötesine uzandığını iddia eden Merz, Almanya’da olduğu gibi birçok başka ülkede de siyasi sistemin köklü bir dönüşümüne tanık olduklarını dile getirdi. Müsebbibi olduğu seçim hezimetini başka yönlere çekmeye çalışarak üzerindeki baskıları azaltma girişiminde bulunan Başbakan Merz, Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin’deki seçimlerin marjinal partilerin yükselişini gösterdiğine işaret ederek, Almanya için Alternatif Partisi (AfD) ve Sol Parti’yi "yıkıcı güçler" olarak nitelendirdi. Merz’in bu sözleri yenilgiyi hazmedememe şeklinde yorumlandı.
YİNE ANTİSEMİTİZM SAFSATASINA SARILDI
Merz, seçim yenilgisinin üstünü “antisemitizm” olarak adlandırılan Yahudi düşmanlığı safsatasıyla örtmeye çalıştı. Merz "Beni en çok endişelendiren şey, sadece Berlin’de değil ama özellikle Berlin’de son birkaç aydır giderek artan, radikal ve açıkça dile getirilen bir antisemitizmin yaşanması ve bunun Berlin’de adeta alkışlarla karşılanmasıdır. Ve toplumun bazı kesimlerinin buna itiraz etmemesi beni gerçekten derinden rahatsız ediyor." diye konuştu. Merz, Berlin'de SPD’nin ve Yeşiller’in Sol Parti ile eyalet hükümeti kurmamasını ima ederek, "Özellikle burada Berlin’de bu konuda çok net bir yanıt vermelerini umuyorum." dedi.
İSRAİL İLE ARALARINDAN SU SIZMIYOR
Almanya Başbakanı Friedrich Merz liderliğindeki Alman hükümeti, Siyonist İsrail ile ilişkilerinde "tarihsel sorumluluk" eksenli yakın işbirliğini sürdürüyor. Merz, İsrail’in güvenliğinin Almanya için "tartışılamaz" olduğunu ve ülkesinin Nazi geçmişi nedeniyle İsrail’e yönelik genel yaptırımlara katılmayacağını açıkça ilan ederken, Berlin’in 2025 sonunda büyük halk protestoları sonucu kısmen kaldırdığı silah ihracatı kısıtlamalarının ardından 2026’nın ilk yarısında İsrail’e yönelik askeri malzeme ihracat izinlerinin yaklaşık 800 milyon avroya (930 milyon dolar) ulaştığı ve bunun 2025 yılı toplamının dört katından fazla olduğu bildiriliyor. İşbirlikçi Alman hükümeti bu askeri işbirliğini "Almanya’nın dış ve güvenlik politikası çıkarları" çerçevesinde meşrulaştırma çabalarını sürdürüyor.



