Maçlar yok ya bu hafta ligde... Bu nedenle çevremize daha
bir detaylı bakabiliyor, gelişen olayları daha dikkatle inceleyebiliyoruz.
Açalım o zaman... Hepsinden önce benim Milli Takım ın
inanılmaz bir etap sonrası Fransa-2016 ya direkt katılma hakkını kazanıp bize
bu haftaki baraj maçlarını unutturdu. Bu işin bütün mimarlarını kutlayalım
önce...
Sonra devam edelim... Şenol Güneş hoca Bursaspor maçından
sonraki basın toplantısının bir yerinde, kendisine küfür eden Bursaspor
taraftarı üzerinden, Senin kaptanın... diye başlayan bir cümle kullandı. Yani
kendisi Beşiktaş a giderken, bazı Bursasporlu futbolcuların da peşine takılmak
istediğini vurgular gibi oldu. Tabii ki tepkiler patladı. Bu sözlerin Şenol
hocaya hiç yakışmadığını daha o gün yazdım ve söyledim. Neyse... Şimdi de
Fenerbahçeli Volkan Şen Hoca açıklama yapsın, çünkü o günün kaptanı bendim
gibilerinden patladı. Ne kadar kötü değil mi Bizim ülkede spor böyle
yapılıyor, böyle yönetiliyor işte... Bir tarafta benim Bursaspor şampiyon
olduğunda, Artık yolu Avrupa olmalı diye övdüğüm futbolcu, bir tarafta da
Dünya üçüncüsü bir hoca...
Devam edelim mi Galatasaray ın borcunun bir milyara
dayandığı açıklandı. 995 milyon bizim lira... Şimdi ne mi olacak Önceki
yönetimler suçlanacak, takım yenilenme işleminden yoksun kalacak, olacak da
olacak. Peki çare ne mi Önce Galatasaray ı bu duruma sokanları şiddetli
kınayayım. Sonra da koca Real Madrid in, yanılmıyorsam 8-9 sene önce
yaşadıklarını özetleyeyim. Real Madrid in, devlet, borçları yüzünden kapısına dayanmıştı.
Bizde olur mu Asla! Devam edelim. Baktılar ki işin sonu faciaya gidiyor.
Tuttular Madrid deki tapulu arazilerini 250 milyon dolara belediyeye sattılar.
Bendeniz de bundan bir sene önce bir maç vesilesi gittiğim Madrid e belediyenin
o arazi üzerine yaptığı tesislerde yemek yedim. Buraya neden mi geldim Siz de
Galatasaray olarak ki, bu ülkede en fazla mal varlığına sahipsiniz, bir tapuyu
birilerine satıp düzlüğe çıkacaksınız. Başka çaresi yok. Yoksa öyle formaydı,
kombineydi, yayın geliriydi falan filanla bu işin altından kalkamazsınız. Neler
mi var Kimsede olmayan yerler. Riva, Suadiye, Hasnun Galip, Florya nın büyük
bölümü gibi...
Beşiktaş ta da eski başkanlar ve son on beş yılın yönetim
üyelerine toplanıp yemek yemişler. Güzel! Üç son başkan da beraber fotoğraf
verip konuşmuşlar. Keşke bazı önemli meseleleri de konuşmuş olsalardı. Örnek mi Serdar Bilgili nin döneminde 100.
yıl şampiyonluğundan sonra ligin devresi, maç fazlası ile 11 puan öndeyken ve
de namağlup bitirilmesine rağmen şampiyonluk nasıl kaçırılmıştı O günlerde
Süleyman Seba dan kalan harika bütçe Bilgili den sonra nasıl da 400-500 milyon
açık vermişti Yıldırım Demirören in bıraktığı enkaz Beşiktaş ın yeni başkanı
Fikret Orman ca nasıl değerlendirilmiş ve şimdi, hatta yarınlar için kapıdaki
tehlikeler nelerdi İnönü Stadı hangi inat ve takıntı yüzünden bu kadar
uzamıştı Neyse... Beşiktaş şu anda en iyi oynayan takım. Bu kadarla kalsın!
Trabzonspor da Şota gitmiş. Gelişi zaten hataydı... Taaa
daha maçlar başlamadan bu satırların yazarı tek başına bu işin bu hoca ile
olmayacağını yazmıştı. Neyse, yerine Sadi hoca bakacakmış. Hayırlı olsun!
Sihirli değnek değer mi, değmez mi, bilemem ama olan büyük maliyetli iyi bir
kadroya olmuştur.
Fenerbahçe mi Morinho ile flört ediyormuş... Van Persie
Barcelona kapısındaymış. Eh, Ronaldo ile Messi de yakındır yani... Ama kimse
Volkan Şen in neden yedek kaldığını, orta alanın büyük bir zaman diliminde üç
adet ön libero ile kullanıldığını, forvetin yine zaman zaman hem Nani, hem
Fernandao ve de Van Persie ile oluşturulduğunu yazıp, konuşmaz. Allah tan iki
kenar arka bek var da...