Ülkemizde uzun bir süredir siyasilerin gündemini Anayasa’nın “değiştirilmesinin teklif bile edilemeyecek” olan ilk dört maddesi oluşturuyor.
Kimi siyasiler Anayasa’nın ilk dört maddesinin diğer maddeler gibi tartışılabilmesini teklif ediyorlar.
Kimi siyasiler ise buna şiddetle karşı çıkıyorlar. Ve ilk dört maddeye “uzanacak ellerin kırılacağını” ileri sürüyorlar.
Konuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan da görüşlerini açıklamış bulunuyor.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, Anayasa’nın ilk dört maddesi ile partisinin ve Cumhur İttifakı’nın herhangi bir sorunu olmadığını söylüyor.
Bu açıklama Anayasa’nın ilk dört maddesi etrafında yaşanmakta olan tartışmaları sonlandırabilir mi? Hiç sanmıyoruz. Zira bu açıklama, ikna edici bir açıklama değil!
Çünkü Anayasa’nın ilk dört maddesi ile ilgili olarak yaşanan tartışmalara bakıldığı zaman ya Cumhur İttifakı’ndan bir isim ya da AKP’li bir isim öne çıkıyor.
Konuyu ilk dillendiren HÜDA PAR değil miydi?
HÜDA PAR da Cumhur İttifakı’na destek vermiyor muydu?
O zaman Cumhur İttifakı’nın Anayasa’nın ilk dört maddesi ile bir sorunu olmadığı yolundaki açıklama ile insanların ikna olması adeta imkânsız gibi bir olmuyor mu?
Hele TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un açıklamalarından sonra Mehmet Uçum tarafından yapılan açıklamalara ne demeli?
Böyle açıklamalar orta yerde durup dururken AKP’nin Anayasa’nın ilk dört maddesi ile ilgili bir sorunu olmadığı yolundaki beyanlarla insan nasıl ikna olur?
Orta yerde gerçekten bir sorun yoksa bu açıklamalar niye yapılmıştır? Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, sanırız bu açıklaması ile “son sözü ben söylerim” demek istiyor.
Evet, son sözü o söyler ama kendisinin meseleye böyle el atması ile sorun ortadan kalkmış sayılamaz.
Belki “kol kırılır, yen içinde kalır” diye düşünülmektedir.
Ama hiç unutulmamalıdır ki “yen içinde kırık kol tedavi edilmediği zaman kangrene” dönüşür.
Tamam biz ikna olmadık, peki sizler ikna oldunuz mu?
İlk dört madde ile gerçekten bir sorun yaşanmıyor mu?