Haberi mutlaka sizler de okudunuz.

"Şehitlik sadece yoksulların kaderi mi" diye soruyordu, acılı baba.

Eminim empati yapıp, bu yüzü bir daha hiç gülmeyecek babanın yerine bıraktınız kendinizi.

Başınız döndü, değil mi.

Kalbiniz sıkıştı.

Nefes alamaz hale geldiniz.

Sadece yirmi genç yılın toplamı olan evlad kaybetmenin ağırlığını kafanızdan atmak için pencereye ya da balkona koştunuz.

Temiz hava almaya ihtiyacınız vardı.

Evladınızı öyle al kanlar içinde...

Ve hiç iyi gitmeyen beyaz kefenle görmeye dayanamayacağınızı bir kez daha duyumsadınız.

İnşaat işçisi baba oğlunun cenaze töreninde "hakkımı helal etmiyorum" dediğinde.

"vatan sağ olsun" klişesini bir iyilik olarak başlık atan medyaya; sakın benim oğlum için bu başlığı kullanmayın itirazını baştan yapıp, önlem alma gereğini duyuyor.

"Hakkımı helal etmiyorum" sözlerine açıklık getiren baba Cambaz, "Şehitlik sadece yoksulların kaderi mi Duyarsız bir millete hakkımı helal etmiyorum. Belki duygusal konuşuyorum ama içimden gelenleri söylüyorum. Bir evladım daha olsa askere göndermem. Şehit babası olarak onur duyuyorum ama itirazımı söylüyorum" diyor.

Duyarsız bir millete hakkını helal etmeyen bu babanın sözlerinden kaç kişi üzerine alındı acaba

Yoksa, aman canım bize ne umursamazlığı ile duymadık görmedik maymunluğu mu bir kez daha.

Fakat eminim içli yürekler acı acı düşündü ki, şimdiye kadar teröre kurban verdiğimiz son çeyrek yüzyılda; derde derman bile, bir zenginin çocuğu şehit olmadı.

Bir işadamının, para ağasının, ya da standart üstü yaşama sahip olanların çocukları yaşadı.

Ben bir profesörün, hakimin, paşanın, futbolcunun, sanatçının, hipermarketçinin oğlunun şehit düştüğünü hiç duymadım.

Devleti yöneten bunca başbakan ve bakan, milletvekili geldi geçti şu 25 yılda.

Binlerce bürokrat görev yaptı.

Hangi sihirli değnekle korudular çocuklarını.

Bu yoksul halk iyice merak etmekte.

Üstelik milliyetçilik ve muhafazakârlık hususunda mangalda kürek bırakmayanların, zengin dindarların da tek şehidi yok, ne ilginç değil mi

Peki, bu babanın hakkını helal etmemesi kaç kişiyi rahatsız etti.

Bir ramazan sofrasına, evlad yitikliği ile oturan inşaat işçisi babanın bedduasının; bu duyarsız millete tutmayacağını mı sanıyorsunuz.

Binlerce yoksul halk çocuğu şehidin; annelerinin, kardeşlerinin, acılı aile ve yakınlarının feryadının bu millete huzur getireceğini mi sanıyorsunuz.

Ağlayanların gözyaşlarının, gülenlerden; bir gün mutlaka ilahi hesap olarak sorulmayacağını mı sanıyorsunuz.