08/10/2001 tarihinde Pazartesi günü bu sütunda "Siyaset Bilmeyen ülke" başlığı altında şöyle yazmıştım:
"Şu anda bütün Dünyada hiç siyaset bilmeyen devlet veya millet hangisidir Diye sorsam ne cevap verirdiniz
Hayır. Bilemediniz. Hatırınıza gelen değil. Tarih boyunca hiçbir devirde doğru bir siyaset yürütemeyen tek devlet veya millet, kendilerini kurtaran peygamberleri bile öldüren Yahudilerdir.
Olur mu hocam, Yahudi, dünyayı idare ediyor, borsayı yönlendiriyor, Altın ve diğer paraların trafiğini ayarlıyor" der gibisiniz.
İsrailoğullarının tarihi, Hıristiyanların tarihinden binlerce yıl öncesine dayanır. Eğer Yahudiler iyi bir siyaset gütmüş olsalardı dünyanın en güzel yerlerinde en çok nüfusa sahip olarak yaşamaları gerekirdi. Şu andaki nüfusları İspanya daki çingenelerin nüfusuna denk değildir.
Siyaset, Hz. Musa nın eğittiği ve Firavun devletinin zulmüne son veren bir ümmeti, zalim bir çete topluluğuna dönüştürmek değildir.
Farenin biri dağda otlamakta olan deveyi görünce "Bu et dağını yuvama bir götürürsem torunlarımın çalışmasına gerek kalmaz" demiş ve devenin yularından asılmış. Başı yumuşak olan hayvan da yürümüş. Fare kendi deliğine girmiş fakat deve girmemiş. Fare geri çıkmış deveye kızmış bunu gören deve başını bir sallamış, et dağının yularına sımsıkı sarılan fareyi bir yere çarpıp öldürmüş.
Tarih boyunca katliama uğramalarının temelinde Hz. Musa nın eğitimine değil de kendi hırslarına göre hareket etmeleri yatmaktadır. Bu millet kadar katliama uğrayan başka bir millet yoktur. En son Hitlerin yaptığı zulüme kendileri çanak tutmuşlardır.
Bakara suresinin doksan altıncı ayetinde "Andolsun sen onları, insanlardan ve (hatta) müşriklerden de hayata hırslı bulacaksın." diye Rabbimiz tarafından röntgen filmi bize gösterilmiştir.
İşte bu hırsları nedeniyle tarih boyunca kendilerinin katledilmesine sebep olmuşlar. Bal tasını görünce kendine hakim olamayan sinek gibi tasın tam ortasına dalıp orada boğulup kalmışlar. Hâlbuki sineklerden rahatsız olanlar da o tası önlerine koymuş olabilirler" demiştim.
İstanbul da ve Türkiye nin her tarafında Sünnisi, Alevisi, sağcısı solcusu birlik olmuşlar, İsrail in zulmünü telin ediyorlar.
Dünyanın her şehrinde hatta Telaviv de insanlığını yitirmeyen herkes aynı hassasiyeti gösteriyor ve Amerika ile İsrail i telin ediyor.
"Mitinglerden bir şey çıkmaz" denemez. On yaşındaki çocuk "Çocuklar ölmesin" pankartını taşıyor.
Çağlayan meydanını, Diyarbakır meydanını, Tandoğan meydanını ve diğer meydanları doldurup yanmış çocukların fotoğrafını dünyaya yansıtan bu çocuklar, ileride bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Genelkurmay başkanı, Bakanları olacaklar.
Siyonist babalar, çocuklarınıza çaldığınız paraların yanında düşman bırakıyorsunuz. Kendinize acımıyorsanız, çocuklarınıza acıyınız.
İsrail ve Amerikan halkı dünya seyahatine çıkamaz oldular. İstanbulda esnaf ağlıyor. Çünkü değerli malların alıcısı birinci sırada Amerikalılar imiş.
Onlar da Bush oğlu Bush un gaddar, zalim, acımasız, sadist, zorba, hunhar, despot politikaları nedeniyle dünya insanının kendilerine düşman olduğu kanaatine varmışlar ve can korkusundan ülke dışına çıkamaz olmuşlar.
İstanbul da yapılan telin mitingine destek vermek için gelen İngiliz öğretim üyesini bile İsrail li zan ederek mitinge katılanlar linç edecekken polisler zor kurtardılar.
Bir dağ lokantasında gördüm. Lokantacı, müşterilerini arılardan korumak için lokantanın iki yerine tel kafes asmış. Tel kafeslerin içine bal koymuş. Arıların girebileceği kadar delik açmış. Arılar, bal kokusunu alarak içeri giriyorlar ama dışarı çıkamıyorlar.
İsrail in yaptığı tarih boyunca bu. Dünyanın her tarafında vatandaşın elindekinin kendinde olmasını istiyor. Almak için saldırırken bağırmasını da iyi biliyor. Malı alıyor ama kendisinin canı gidiyor.
Afrika da maymun avcıları, ormana içi fındık dolu çömlek koyarlarmış. Maymun gelir, elini uzatır, bir avuç fındık alınca çömleğin ağzı dar olduğundan eli çıkmazmış. Maymun fındığı çok sevdiğinden elini açmaz ve avcıya yakalanırmış.
Siyonistler, dünyanın bütün ülkelerinde o ülkenin hazinesine ellerini uzatırlar ve canlarıyla öderler. İsrail de ise bir metrelik toprak çalacağız diye binlerce masum çocuğun kanına girerlerken bütün dünyanın nefretini üzerlerine çekerler ve kafes içine girip de çıkamayan arı gibi kendi kafeslerini kendileri hazırlarlar.
Belki bu kafesi Amerika ile İngiltere hazırlayıvermiştir. Siyaset bilmeyen bu insanlar bu günlerde yeni bir kıyılma hazırlığını yapıyorlardır.
İsrail füzeleri ile vurulan bir aylık, beş aylık çocukların hastanelerdeki feryatları yankısız kalmaz.
Not: Parlamentodaki İsrail dostluk heyeti hangi Milletvekillerinden meydana geliyor ben bilmediğim gibi tanıdığım dostlar da bilmiyor. Bilenler varsa Mail adresime yazarlarsa tanımazlıktan gelmek için öğrenmiş oluruz.
Bilenler, o Milletvekillerinin seçildiği ildeki sivil toplum kuruluşlarına da yazsınlar.