Gündeminde bakanlık yok. Tamamen iç siyaset var!

Sizce bu söz, hangi bakan için söylenirse, Siyaset önümüzdeki 6 ay içinde çok şeye gebe diye düşünülebilir İşte size açık uçlu bir siyaset bilimi sorusu!

***

Müezzinoğlu, Çavuşoğlu, Soylu Hayır hayır, bilemediniz. Tabi ki son 12 yılın en icracı bakanı, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım!

Yukarıdaki sözler, Binali Bey in en yakın çalışma halkasındaki isimlerden kulağımıza çalındı.

Binali Bey gibi çalışkan, Cumhurbaşkanının çelik çekirdeğinde bulunan ve teknokrat bir Bakanın gündemi iç siyaset ise Başbakanlığın yolunun, Hava yolunu, halkın yolu yapmaktan geçmediği idrak edilmişse Zirvelerde örtülü ama derin bir mücadele var demektir.

ALTI SIFIRIN MİMARI ERBAKAN

Geçtiğimiz günlerde, Merkez Bankası ndan emekli memur Hasan Bey le sohbet ediyoruz. Erbakan Hoca ile ilgili bir hatırasını anlattı.

***

Refahyol Hükümeti Başbakanı Erbakan, Merkez Bankası ndan liradan 6 sıfır atılması için çalışma yapmalarını istemiş. Çalışma yapılmış.

Başbakanlığa elden getirmek de Hasan Bey e düşmüş. Dosyayı getirdim, özel kaleme teslim ettim dedi Hasan Bey.

***

Ben de dedim ki, ne zor işmiş bu. Hoca nın 9 ayda hem de o zaman ki Merkez e yaptırdığı çalışma, 9 yıl sonra ancak gerçekleştirilebiliyor.

Milli ekonomiye geçmek. Faizsiz Adil bir Ekonomik Sistem kurmak. Küresel Siyonist ekonomik sömürü sistemini ters yüz etmek Afrika da her yıl açlıktan ölen tam üç yüz bin çocuğu kurtarmak Cumhuriyetin yüzüncü yıl hedefi bunlar olmalı değil mi

TÜRK MEDYASI NEREYE

Farkında mısınız bilmem! Kayyum süreci tartışıladursun, Türk matbuatında yeni yeni gazeteler çıkıyor. Her gazete bir ihtiyaçtan doğmasa da, bazısı yayınıyla yeni bir ihtiyaç doğurabiliyor. 80 Öncesi, aynı kazandan beslenip farklı kesimlere servis yapan Beşi bir yerde gazetelerden bugüne dalgalı bir seyri oldu yazılı basınımızın.

İşte size Ankara kulislerine göre subjektif bir tasnif:  Yeni medya düzeni siyasete de yansır mı zaman gösterecek. Havuz Medya, Hasım Medya, Merkez Medya bilinen bir bahis!

HOCACILAR şöyle sıralanıyor:

YENİ YÜZYIL

DİRİLİŞ POSTASI

MÜSTAKİL

TARAF

GÜLCÜLER ise şöyle:

KARAR

VAHDET

İSTİKLAL

YENİ BİRLİK

CEMAATTE İSE ŞUNLAR KALDI

MEYDAN

ÖZGÜR DÜŞÜNCE

YARINA BAKIŞ

MEFKURE TV

CAN ERZİNCAN TV

PARTİLERDEKİ VİRÜSLER!

Kurtulmuş ve Soylu nun AK Parti ye giriş yaptığı günler. Her partide yeni gelen, hele tepeye gelen sürpriz, flash isimler tabana heyecan katarken, teşkilat için organ nakli gibi olur adeta! Bünye, her yeniyi bir virüs gibi algılar! Virüs derken, yabancı görür. Çünkü bir partinin esas sahipleri, gece gündüz çalışan teşkilatçılarıdır. Haklıdırlar yani.

***

Partinin etkin ili İstanbul un tam 8 yıl başkanlığını yapan, şimdi de gözde bir milletvekili olan Aziz Babuşçu da emektar teşkilatçılardan biri. Ankara ve siyaset kulislerinin nabzını eskiden beri iyi tutan, hatta yazılı kaydını yapan o gazeteci dostumuz Aziz Bey e atfen bir iddiasını bizimle paylaştı.

***

Partiye virüs girmiştir. Bu virüs, yani yabancılık teşkilatlara bulaştırılmayacaktır! Bu tarz düşünen çok insan vardır o dönem partide.

Şu kaderin cilvesine bakın! Bünyeye yeni adapte olana, bünye komple teslim edilir. Teşkilat başkanı yapılır! Sonra da icracı bir bakan! Diğeri de kabineye sözcü.

Hemen her parti böyle değil midir Bir alttan gelenler vardır, bir de yandan gelenler! Hele iktidar partisiyseniz! Yeni gelenlerin bir kısmı adapte olur. Ama genelde bir yandan gelip öte yandan giderler!

MECLİS TE BEŞ GÜN!

PAZARTESİ; vekiller, danışmanlar ve biz gazeteciler ufak ufak Meclis te boy gösteririz.

***

SALI; Meclis Türkiye yi sallar! AK Parti, CHP, HDP, MHP grupları toplanır. Liderler coşar. Canlı yayın araçlarından yer kalmaz bahçede. Ertuğrul Özkök lerin ise hiç sevmediği gündür! Meclise hiç gelmeyen gazeteciler, temsilciler, Salı günü kulislerde tek sıra dizilirler. Bazı haftalar 15 bin izleyici hazır kıta gruplara, oradan yemekhaneye akın eder.

***

ÇARŞAMBA; Salı başlayan Genel Kurul orta şiddette devam eder. Bazı komisyonlar da toplanır. Anayasa, savunma, aile vs. gibi

***

PERŞEMBE; günü diğer komisyonlar toplanır. İçişleri, bilim, sanayi, sağlık, eğitim gibi. TBMM Genel Kurul un son günüdür. Bazen tansiyon yükselir.

***

CUMA; bir kısım vekillerin, Ankara nın en çok İstanbul a dönüşünü sevdikleri aziz mübarek gündür. Seçim bölgelerine yolculuk başlar. Memurların da, 5 günden beri iple çektikleri gündür!

TUTTUĞUM SÖZLER:

Devlet içinde paralel devleti tasfiye edeceğiz derken, Hükümet içinde paralel hükümet oluşacak neredeyse!

HAFTANIN İRONİSİ:

Davutoğlu, çetin ceviz çıktı!

KÂBE DE İKİ BAŞBAKAN, BİR PADİŞAH!

Geçtiğimiz hafta bugün Başbakan Ahmet Davutoğlu na partisinin grup toplantısında büyük tezahürat yapıldı. Başbakan da, ilk kez bu kadar sesini yükseltti. Vekil ve bakanların bulunduğu grup salonu adeta miting alanına döndü. Çok dikkat çekti. Gözlemciler, Ne oluyor diye sormaya başladı.

Hatırlarsanız Davutoğlu na Kâbe de tezahürat yapılması da çok tartışılmıştı. Kabe deki o videoyu izlerken aklıma tarihten bir anekdot geldi. Paylaşayım ki örnek olsun devlet ricaline.

***

Milli Görüş Lideri Erbakan Hoca çok sevdiği Kutsal topraklardadır, ihramlıdır. Mahşeri kalabalıktan bir grup tekbir sesleri getirip, tezahüratta bulunmak ister.

Ümmetin Hoca sı; Durun, yapmayın! diye müminleri durdurur.

Ecdadımız Osmanlı, tren raylarından çıkan ses, Âlemlerin Efendisi nin (SAV) muazzez ruhlarını incitmesin diye tren raylarının altına keçe döşetip gülsuyu dökmüştü. Burada alkış, tezahürat olmaz! diye uyarır. Sultan Abdülhamit in şu maneviyat hassasiyetine bakın. Hoca daki bu yüksek tarih şuurunu görün!

***

Sonra düşündüm. Başbakan Davutoğlu neredeyse her konuşmasına Anadolu nun bütün erenlerini, evliyasını anarak başlıyor. Acaba Kâbe de niye bu inceliği göstermedi, neden böyle bir olaya müdahale etmedi ki diye hayıflandım.