Sizin de dikkatini çekmiştir, sanırım. Bu sene daha
canlı, heyecan yüklü ve kapsamlı bir Erbakan Haftası yaşıyoruz. Sisler dağılıp
insanlar salim kafa ile düşünmeye başladıkça Millî Görüş ve Erbakan Hoca nın
mesajı daha iyi anlaşılmaktadır. Hani bir söz var: Bazı liderlerin mücadele
kılıcı, öldükten sonra daha da keskinleşir. İşte, Erbakan Hoca, bu çeşit
liderlerden. Çünkü, fikir ve çözümleri orijinal, tabiî ve evrensel.
2 - 3 Mart günleri Ankara da yapılan Yeni Bir Dünya ve
Erbakan konulu sempozyum bunun en canlı örneğidir. Dünyanın dört bir yanından
gelen İslâm ülkelerinin liderleri, ümmetin liderini daha iyi anlamak ve Millî
Görüş çalışma modelini yakından tanımak için Ankara da bir araya geldiler.
Erbakan Hoca nın Türkiye ve İslâm dünyasına hizmetlerini konuştular.
Mesajındaki evrenselliğe dikkat çektiler. Bu mesajın anlaşılmasıyla, İslâm
dünyasının öncülüğünde bütün insanlığın huzur ve barış iklimine kavuşacağını vurguladılar.
Yeni Bir Dünya ve Erbakan konulu sempozyumda programın
ev sahibi olarak konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa
Kamalak, Erbakan Hoca nın liderlik özellikleri ve İslâm dünyasına gösterdiği
hedefler konusunda şunları ifade etti: Erbakan Hocamız her şeyden önce samimi
bir mümindi. Gerçek bir Müslümandı. Onun kendisi yerli, duruşu millî, sistemi
İslâmî, fikirleri ise evrenseldi. Onun için, bir an olsun hak yolunda yürümekte
tereddüt etmemiştir. İnsanlığın bundan sonraki ihtiyacı hak merkezli bir
medeniyettir. Yani bizim medeniyetimiz olan İslam Medeniyeti. Onun için Erbakan
Hocamız, İslâmsız saadet olmaz, diyordu. Onun amacı, İslâmî prensipleri
insanlığa muştu olarak sunmaktı.
Yalnız söz konusu sempozyum değil; bütün illerimiz ve pek
çok ilçede Erbakan Haftası münasebetiyle, Erbakan Hoca yı anma ve anlama
programları yapıldı. Bu programlar, Avrupa ülkeleri ve İslâm dünyasında da
yankı buldu. İslâm dünyasına heyecan verdi, problemlerin çözümü konusunda
ümitler yeşerdi, yalnız ve sahipsiz olmadıklarını gördüler.
Türkiye ve İslâm dünyası, Müslümanların yeniden ayağa
kalkarak hak ve adalet merkezli bir dünya kurulmasını önceleyen Millî Görüş
çalışma modelinin kıymetini bilmeli, Erbakan Hoca öncülüğünde ortaya konan
hedefleri gerçekleştirmek için bütün gücüyle seferber olmalıdır. Bugün elimizde
böylesine güzel bir fırsat bulunmaktadır.
MODEL ÇALIŞMA OLUŞTURDU
Erbakan Hoca, İslâmî ölçüleri referans alarak Millî Görüş
adı verilen bir çalışma modeli oluşturdu. Hareketini sağlam temeller üzerine
kurdu. Dünyanın her yerinde uygulanabilecek evrensel bir düşünce sistemi
meydana getirdi.
Meselâ; Millî Görüş ün fiziğini oluşturan üç temel esas
vardır, diyordu: 1. Hakkı üstün tutmak, 2. Maneviyatçı olmak, 3. Nefis
terbiyesi. Bu üç özelliğe sahip olan kişiye Allah-u Teala nın şu üç meziyete
sahip kılacağını anlattı: 1. Hidâyet, 2. Ferâset, 3. Dirâyet. Bu son üçünün
Millî Görüş ün kimyası olduğunu söylerdi.
Erbakan Hoca, Allah ın rızasını hayatın merkezine
koymuştu. Allah a kul olmayı önceleyen bir çalışma yürütüyordu. Dünyada imtihan
için bulunduğumuzun şuurundaydı. Biz gelecek seçimler için değil, gelecek
nesiller için çalışıyoruz diyordu. Siyasî çalışmaları, cihat farzının yerine
getirildiği bir ibadet olarak görüyordu. Bu yüzden, Millî Görüş ün isteğe bağlı
uyulacak bir görüş değil; mecburî istikamet olduğunu söylüyordu. Çünkü, Millî
Görüş milletimizin inancı, tarihi, aslı, özü, kendisi ve kurtuluş reçetesiydi.
Millî Görüş bir çıkar, bir makam ve mevki aracı değil,
hizmet aracıydı. İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır Hadis-i
Şerifi gereği, insanlığın iyilik ve faydası için çalışmak esastı. Erbakan Hoca
şöyle diyordu: Fırtınalara yön veren kelebeklerin kanat çırpışıdır. Bizim
davamızda kimse kendisi için yaşamaz, herkes kardeşi için yaşar. Menfaati
öldürmenin en kolay yolu budur.
İSLAMÎ REFERANSLARLA HAREKET ETTİ
Erbakan Hoca, İslâmî prensiplerden vazgeçmedi. Dünya ve
ahiret saadetini İslâmî prensiplerde gördü. Şöyle derdi: İslâmsız bütün
saadetler ve nimetler eksiktir ve yetersizdir.
Müslümanca düşünmenin üç temel şartı olduğunu anlatırdı:
1. Dünya hayatı çok önemli bir imtihandır. Ahiret ise,
dünya hayatının hesabı ve imtihandaki artı eksi puanların karşılığıdır.
Nefeslerimiz sayılıdır, bunlar Allah yolunda harcanmalıdır. Çünkü, ölüm bize
çok yakındır.
2. İslâm dini Allah yapısıdır. Bunun için mükemmeldir ve
tastamamdır. Hâşâ, zerre kadar noksanı, fazlası ve hatası bulunmamaktadır.
3. İslâm bir bütündür. Ona bir şey katılamaz ve ondan bir
şey çıkarılamaz. Baştan sona haktır, hayırdır ve hepsi, herkes için, her yerde
lâzımdır.
Görüldüğü üzere, Erbakan Hoca, insana dünya ve ahirette
mutluluk yollarını gösteren evrensel bir dava uğrunda mücadele vermiştir. En
zor şartlarda bile büyük mesafeler kat etmeyi başarmıştır. Onun mücadelesi
bitmiş değildir. Çünkü evrenseldir.
İslâm en büyük nimettir. Her nimetin şükrü kendi
cinsinden ödenir. İnsanlığın adil bir dünyaya kavuşması için çalışmak, Allah ın
kendilerine İslâm nimeti ile şereflendirdiği her Müslümanın görevidir.
Erbakan Hoca, bu görevi yerine getirmek için bir ömür
canla başla mücadele vermiş, yüz binlerce insanın uyanmasına vesile olmuştur.
İnsanlığın huzur ve barışa hasret duyduğu bir dünyada, Erbakan Hoca nın
gösterdiği hedefler uğrunda çalışmak bütün Millî Görüşçülerin görevidir.
Millî Görüş insanlığın kurtuluş reçetesidir. Sisler dağıldıkça,
Erbakan Hoca nın mücadelesinin büyüklüğü daha iyi anlaşılmaktadır.