FENERBAHÇE NİN daha sekizinci haftadan itibaren şampiyon

olacağını ve en yakın rakibine 15 puan fark atacağını yazmış, söylemiş bir kişi

olarak bu iddiamın arkasındaki sırrı da defalarca yazdım. Ancak gelen mailler

ve mesajlar doğrultusunda bir kere özetlemeye çalışayım.

Türkiye Süper Ligi aslında Türkiye Futbol Fukarası

Ligidir... Özellikle iş bir yayıncı kuruluş tarafından satın alınıp

pazarlandıktan sonra ise tam bir futbol aldatmacası yaşanmaktadır.  Benim ölçülerime göre ülkede sadece 1996 ile

2002 arası bir beş-altı sezonluk gerçek futbol veya Batı standartlarında bir

çıkış yaşanabilmiştir. Bu, bütün zamanların raporudur. Bu süreçte UEFA nın

düzenlediği ikinci kupa kazanılmış, Milli Takım, iki defa Avrupa Futbol

Şampiyonası finallerine katılmış ve bir kere de Dünya Kupası nda üçüncü

olmuştur. Bu arada şimdilerde sadece tek grup üzerinden oynanan Şampiyonlar

Ligi eleminasyon sistemi yerine o dönemde çift grup maçlarından bir takım bir

kere iki grubu geçmiş, birinde de ikinci grubun son maçında elenmiştir. İşte

hepsi budur.

Şimdi buradan hareketle, var mı yanlış bir şey,

Fenerbahçe nin bizim ligde öndeki dört futbolcusu ile nasıl bu kadar büyük fark

oluşturduğu gerçeği de kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Sow, Kuyt, Emenike ve

Webo, buldukları üç pozisyondan birini tabelaya yazdırma özelliğine sahip

futbolculardır.

Bakın size sağlam bir kanıt daha... Fenerbahçe ligde dört

yenilgi almıştır. Bunlardan sadece Karabük teki yenilgi dikkate alınmalıdır.

Çünkü orada Fenerbahçe maça Kuyt, Emenike ve Sow la başlamış, 63. dakikada da

Webo yu oyuna almıştır. Ancak Eskişehirspor maçında Emenike sakattır. Webo da

38. dakikada sakatlanıp çıkmıştır. Sivas ta da Emenike ve Webo yokturlar. Ligin

ilk oyunu olan Konyaspor yenilgisini bu değerlendirmeye almayalım. Çünkü ilk

maçtır.

Sonra ne olmuştur Bu arada ünlü yorumcular (Sinan Engin

gibi) ve ünlü yazarlar (kıyamet gibi) Ersun Yanal ın takımlarının ikinci yarıda

çuvalladıklarını öne sürmüş ve Fenerbahçe ye korku salmışlardır. Ama onlar

Fenerbahçe deki bu zenginliği hiç düşünmeden, Fenerbahçe yi Denizlispor,

Gençlerbirliği, Ankaragücü falan zannetmişler, o takımlarda oynayan forvet

oyuncuları akıllarından hiç geçirmemişlerdir. Oysa bu köşenin yazarı en yakın

takımla fark beş puana indiği gün bile ilerde aranın yeniden açılacağı

iddiasını sürdürmüştür.

Neyse... Gelelim bir kaç maile cevaba... Arif Nadir Almaç

isimli okurum derbide dejavu olur mu diye sormuş. Şayet Mancini aynı kafada ise

rahatlıkla olur.

Aydın Karaağaç isimli okurum da bizim Tuncay Şahin e

cevaben, federasyona yüklenmiş ve Fenerbahçe nin neden düne kadar küme

düşürülmediğini sormuş. Aslında Tuncay Şahin Fransa da yaşayan kişi olarak bu

soruya harika bir cevap verebilir.

Baycan Aksu isimli okur da, siyasi bir soru sormuş. Aksu

dostum; hayatımda, hukuken veya belgeli olarak kanıtlanmamış hiç bir şeye

dalmam. Dedikodu üretim merkezleri ile işim olmaz. Birine bir suç ithaf

ediyorsan onu kanıtlayacaksın. Ama belge ve hukuk meraklısı isen ben de sana

bir soru sorayım izin verirsen... 10 İSKİ ye bedel yolsuzluk yaptığı partisi

tarafından kanıtlanmış ve bu yüzden de oradan ihraç edilmiş ve de genel başkanı

dosyasının önünde poz vermiş birini sen ülkenin en büyük şehrine o partiden

aday gösterir misin Aman ha, benimle paslaşırken sakın pas hatası yapmayın!

Önemli bir konuya daha değinecektim ama, yazı uzadı.

Başka yazıya...