Suriye krizinin başlangıcından bu yana bölgede tansiyon
en üst seviyede. Cezalandırma ve caydırıcılık amacı taşıdığı ilan edilen
sınırlı operasyon artık olasılık olmaktan çıkmış durumda. Dolayısıyla, krizin
son bir yılı içerisinde Rusya yla paralel duruş sergileyen ve Cenevre-2 ile
siyasi çözümden yana tavır koyan ABD tekrar savaş baltası na sarılmış
bulunuyor.
Bu kapsamda, tüm bölgeyi hatta dünyayı derinden
etkileyebilecek türden savaş naraları atan ABD, güce dayalı
hak-hukuk-demokrasi anlayışını bir kez daha insani müdahale adı altında tüm
dünyaya empoze etmeye çalışıyor.
Bu keskin çıkış ve kararlılık gösterisi; başta Suriye
yönetimi olmak üzere, Rusya ve İran dan gelen tepkilerle birlikte krizi bir üst
aşamaya tırmandırmış vaziyette. Nitekim bu hususta yapılan değerlendirmeler,
söz konusu operasyonun ne zaman , hangi hedeflere , ne kadar süreyle ve
kimlerle birlikte gerçekleştirileceği yönünde...
Tartışmalar ya da iddialar bununla da sınırlı değil. Öyle
ki, caydırıcı nitelikteki bu saldırının bir kaç gün içinde bir hava ya da
füze saldırısı şeklinde başlayabileceği bile iddia ediliyor. Hatta bugün
itibarıyla operasyon için tarih verenler bile var. Havada uçuşan detaylar
arasında operasyonun üç gün ile sınırlı tutulduğu da belirtiliyor.
Niçin Kosova Modeli
Dolayısıyla, tüm dünya saldırının detayları kadar, bu
saldırıyı meşru kılmaya yönelik yoğun bir psikolojik operasyon ile de karşı
karşıya; daha öncekilerde yaşandığı üzere. Bu kapsamda ortaya konulan modeller
ve bunlar içerisinde genel olarak İslam dünyasını, daha dar anlamda ise Türk
kamuoyunu ikna etmeye yönelik gibi görünen Kosova Modeli nin seçilmiş olması
oldukça ilginç ve düşündürücü.
Çünkü model her ne kadar operasyonda BM engelini aşmaya
yönelik meşrulaştırıcı bir gerekçe olarak sunulsa da; diğer taraftan,
Sırpların katlettiği Müslümanların yardımına Hızır gibi yetişen bir ABD
imajının oluşturulması açısından da önemli.
Dolayısıyla, meselenin siyasi, diplomatik çehresi kadar,
psikolojik operasyon boyutunu da göz ardı etmemek gerekiyor. Bu husus, aynı
zamanda, sürecin çok dikkatlice planlandığını ve ABD nin bu sefer işi daha sıkı
tuttuğu şeklinde de değerlendirilebilir.
Peki, niçin şimdi
Ertelenmiş operasyon ya da müdahale için ABD harekete
geçmiş gibi. Fakat burada asıl tartışılması gereken hususlardan birisi de,
operasyonun niçin şu an ve bir anda gündeme geldiğidir. Düne kadar, üstelik
Türkiye nin ısrarlarına rağmen askeri seçenekten uzak duran ABD ne oldu da bir
anda kimyasal silah kullanımını gerekçe göstererek Suriye yi sınırlı da olsa
vurmaktan bahsediyor ki bu iddialar ilk değil...
Burada ilk akla gelen hususlar: 1. Cenevre-2 toplantısı
öncesi Rusya karşısındaki pozisyonunu kuvvetlendirmek istemesi ( Amaç rejim
değiştirme değil, ihlale yanıt vurgusu bu açıdan dikkat çekici); 2. Esad
rejiminin son dönemde muhalifler karşısında tekrar üstünlük kurmaya başlaması;
3. Dolayısıyla, muhaliflere can simidi atma gerekliliği; 4. ABD öncülüğündeki
koalisyonun dağılma riski göstermesi; 5. Suriye krizinde ortaya koyduğu kötü
performans tan dolayı prestij kaybına uğraması olarak karşımıza çıkıyorlar.
İhvan Operasyonu bu sürecin neresinde
Bunun dışındaki diğer olası nedenler ise: 1. Mısır daki
operasyonu gündemden uzak tutmak, dikkatleri dağıtmak ve böylece yeni yönetimi
rahatlatmak; 2. İran operasyonunu Suriye ve Lübnan (Hizbullah) üzerinden yavaş
yavaş ısıtmaya başlamak; 3. Türkiye nin en zayıf anını, hem iç hem de dış
politika bağlamında, değerlendirmek ve böylece Türkiye yi bir takım
oldu-bittilerle Esad sonrası Suriye ye kendi planlaması çerçevesinde ikna etmek
şeklinde sıralanabilir.
Burada ön plana çıkan husus ise, ABD nin Yeni Ortadoğu
sürecinde inisiyatifi tamamen kendi eline almak ve ardından bu işi kendisinin
bitirmek isteğidir.
Nitekim bunun için operasyon öncesi yapılan hamlelere
kabaca da olsa bakmamız yeterli olacaktır. Bunların başında da, Esad sonrası
Suriye sine yönelik olarak ABD-İsrail endişelerini büyük ölçüde telafi etmeyi
esas alan İhvan ın tasfiyesiyle birlikte eş zamanlı uygulamaya konulan ve
bölgede Türkiye-Mısır-Körfez Ekseni nin dağıtılmasıyla neticelenen operasyon geliyor.
Tabi, Lübnan da Hizbullah a karşı gerçekleştirilen eylemleri de unutmamak
gerekiyor...