Birçok Hadis-i Şerif’te buyurulduğu üzere; şeytanın en büyük işi yuva yıkmaktır. Her gün suyun üstüne kürsüsünü kurar ve öğrencilerini insanlara gönderir. Peki, kürsüsünü neden suyun üstüne kuruyor Çünkü karada besmele çektiğinizde ve “la havle ve la kuvvete illa billah” dediğinizde şeytanın beli kırılır. Onun için kürsüsünü denize kuruyor. Akşam öğrencileri geldiğindeyse ne yaptıklarını soruyor. Ben şöyle kötülük yaptırdım, böyle kötülük yaptırdım diyenleri azarlayarak kovuyor. Fakat bir yuvayı nasıl yıktığını anlatanlara “sen benim sağ kolumsun”  diyerek tebrik ve teşvik ediyor. Bir yuvanın yıkılması, şeytanı en çok sevindiren şeydir. Şimdi kendimize soralım; Bizim en büyük düşmanımız kim Şeytan! Şeytanın en büyük işi ne Yuva yıkmak. O zaman en kötü şey nedir Yuva yıkmak. İşi düşmanınızdan öğreneceksiniz. Bunun için evlenirken bakacaksınız, araştıracaksınız ve sonunda kafanızda oturtacaksınız. Evlenince de sabredeceksiniz,  ne olursa olsun “bu yuvayı devam ettireceğim” diyeceksiniz. Netice de herkesin çürük tarafı var. Sen eşinin kötü tarafını görürsen, o da senin kötü tarafını görür. Eşinizin hep iyi tarafını görün. Bakın o zaman nasıl bal kaymak oluyor evlilik… Mesela eşinizle kavga ettiniz, Kur’an bu konuda, “ Sakin halde ve tatlı sözle öğüt verin” buyuruyor. Ancak iki tarafta öfkeliyse orada sulh olmaz. Orada kavga olur. O zaman ne yapacağız Çıkın dışarı, biraz sakinleşin, öfkeliyken konuşmayın, karşıdakini kırarsınız. Şunu unutmayın ki; öfkeli adamın kafası çalışmaz! Dışarı çıktınız, ama öfke geçmedi. O zaman 1-2 gün gelmeyin eve, dışarda kalın ve iyice sakinleşin. O da olmadıysa odaları ayırın. Sonuçta ikinizde birbirinizle beğenerek evlendiniz, o kadar zaman beraber yaşadınız. Bu ayrılıkta çözüm olmadıysa “hafifçe dövün” buyuruluyor. Tabi, bu şiddetli şekilde darp etmek değildir. Sadece yuvayı kurtarmak için korkutma maksatlıdır. O da çözüm olmazsa, çiftleri aile büyükleri barıştırmaya çalışmalıdır. Aile büyükleri de barıştıramazsa artık o aile yıkılmak zorunda kalır. Fakat her zaman Allah için sabretmek ve şeytanı sevindirmemek lazım geliyor.