Yokluk içinde varlığı düşünmek, varlık içinde de yokluğu. Düşünebilen, fehmedebilen, akledebilen ve istediklerini hayata geçirebilen bir varlıktır insan. Varlık bilinci yolculuğundaki hızlı akışında bir şeylerin mutlaka tükendiği gerçeğinin zamanla farkına varıldığı deneyim sonrası belli oluyor. Kimi zaman bunun farkına bile varılamıyor. Bir de bakılıyor ki hayatın belli bir yerine gelinmiş oluyor. Yolculuğunu bilinçle sürdürenlerin vardığı sonuçlar insanı huzurlu kılar.

İnsan, en çok seven ve bağlanan ve en çok kopuşlar da yaşayan bir süreçte oluyor. Bu, insanda güven oluşturabileceği gibi, en umulmadık düş kırıklıklarına neden oluyor. İnsan böylesi bir tahrip karşısında kimi kendini umursamazlığa verip gidiyor, kimi de içselleştirerek içine atıyor. İnsan her halükârda gerilimli bir varlık.

Dostluk ve sevgi öyle kolay harcanabilecek bir edim değil, ama kolay kazanılabilen de. Değil ama yaşananlar insanı kayadan kayaya çarptığı gibi sonsuz güzelliklere de götürebiliyor. İnsanın kendine yol bulmasına neden. Her ikisi de tercihlere bağlı.

Güven duygusu sevgi ile özdeş. Bu sıkı bir bağlanma getirir. İnsanların ruhta ve kalpte buluşması titiz bir sadakat gerektiriyor. Bağlanış karşılıklıdır. Olumlu ya da olumsuz fark etmiyor. Çıkara ve oportünizme dayalı ilişikler, hızlı yükselişlere ve sonuç almaya neden olabilir ama belli bir zaman sonra hızlı bir düşüş yaşanır. Bitiş ile birlikte insana olan güven ve sevgi sarsılır. Bunun yıkımı korkunçtur. İnsan bir daha toparlanamaz.

Güven ve sevgi inanç birliği sağlam oluşları gerçekleştirir. İnsanın en çok gereksinim duyduğu hâl.

En sıkı dostluklar büyük sevgilerle oluşur. Dostluklar da karşılıklı fedakârlıklarla. Sağlam ilişkiler de ancak böyle oluşur ve gelişir.

Çıkar ilişkileri güvensizliğe nedendir. İnsan, bir yer ve konumu hedeflemişse gözleri kararır, kimseyi tanımaz bilmez olur. Bütün değerleri göz ardı eder. Kendi yükselişini hedefler ve bunu hayatının tek amacı haline getirir. Bu tip insanda hırs deli dolu bir şekilde baş döndürür. Göz karartır, o kimse kendinden başka hiç kimseyi bilmez, görmez ve tanımaz. Bunlar, bir kıyım makinası gibidir. İnsana kıya kıya gider. Dostları ve sevenleri yoktur. Yüzlerine gülenler gerçek yüzlerini göstermiyorlar. Bu tipler hedefledikleri yere gelebilir ama sevginin kırıntısı bile onda bulunmaz. Yapayalnız birisidir. Etrafındaki kimseler de çıkarları için her tür dalkavukluğa katlanırlar.

Büyük yolculukları çekici kılan güven ve sevgi duygusudur. Her tür zorlukları aşmada birbirine dayanma, birbirine güç verme, hiçbir çıkar duygusuna kapılmadan yola teslim olur. Yol güzel ve sahih arkadaşlarla, dahası dostlar ile rahatlıkla aşılır.

Sevgi sevgiye ulanınca hayatın anlam ve tadı başka olur.

Güzel dostluklar büyük oluşları gerçekleştirir.

Zaman, insan için en kıymetli varlık. Onun içinde var olma bilinciyle zamanı anlamlandırma ve ona kendini katarak tarihin belli bir dönemine kendisini öyle ya da böyle kayıt düşebilir.

İnsanın katlandığı zorlukları onun direncini sağlar. Direnç ve sabır at başıdır. Böylesi zorlu dönemde bir insanın bir başına zorlukları aşması zordur. O zaman da en sadık yol arkadaşıyla sevgi dolu bir içlilik ile ancak yol ve hayatın güçlüklerinin üstesinden gelebilir.

Zamanın insana öğrettiği çok şey var. Bu da deneyimlerle olabiliyor.

Çark acımasız ve öğütücü. Önemli olan buna kapılmadan istikametini bozmadan, en sadık ve en güzel dostlarla yolu sürdürmek.

Sevginin tanımı dostluklarda ve büyük aşklarda belirir. Büyük âşıklar büyük sevdalılar yollarının ve hedeflerinin tutkunudurlar. Onu asla bozmak istemezler. Bozucu olanlarla birlikte olmayı göze almazlar. Çünkü onlar çıkar gözetici değil dost ve sevgi gözeticidirler.