Yaklaşık dört senedir iktidarda olduğu halde sosyal ve ekonomik konularda hiçbir açılım gerçekleştiremeyen, IMF ye göbek bağıyla bağlı, rantiyenin uydusu AKP hükümeti nin zaman zaman açıkladığı ekonomik verileri, zaman zaman yaptığımız sektör röportajları vesilesiyle kaynağında test etme imkanı buluyoruz. Hükümet adına ekonomik veriler açıklanıyor, medya gruplarımız da, davulla zurnayla bu rakamları kamuoyunun zihnine "Herşey çok güzel gidiyor" masallarıyla enjekte etmeye çabalıyor. Yakın zamanda ekonomimizin yüzde 6 oranında büyüdüğü, kişi başına düşen milli gelirin 5 bin 450 dolar olduğuna dair rakamlar açıklandı.
Çeklerin-senetlerin döndüğü, kredi kartlarının şiştiği, herkesin bankalardan uydurduğu kredilerle borçlanarak bir şeyler satın aldığı ve geleceklerini ipotek altına aldığı ülkemizde, büyük gümbürtülerle açıklanan bu veriler, sizce gerçekleri yansıtıyor mu Piyasa aktörlerine göre, maalesef herşey açıklandığı gibi güllük gülistanlık seyretmiyor Kendisiyle görüştüğümüz, irili ufaklı hiçbir firma, şu ana kadar "İşlerimiz yolunda" demedi!... "Yüzde 6 oranında büyüdük" demedi. İyi de piyasalar ayakta durmak için deveyi hendekten atlatmaya çabalarken, bu veriler neyi ifade ediyor Devlet, "Küçüleceğiz, babalar gibi satıyoruz" diye bir çok alandan çıktığını iddia ediyor ama, özel sektörün yapması gereken işlerden elini-eteğini çekmemek için tüm gücüyle çaba gösteriyor. Özel yatırımcının önünü açması gereken lokomotif sektörlerde, devlet yetkilileri, "devlet olmanın" gücüne yaslanarak kâr üretmeye, rant üretmeye devam ediyorlar!...
Enflasyon sepetinin durumu ise içler acısı Enflasyonun nasıl seyrettiğiyle ilgili dikkate alınan kalemlerin ve ürünlerin konulduğu sepet, tam anlamıyla "Sepet Havası" gibi Tenis raketi, tenis topu, villalara konulan granit mermer, bisiklet bijonu, araba jantı Daha neler, neler Bizim dikkatimizi çeken, son dönemde televizyon ekranlarında yayınlanan Banka reklamlarının bile çehresi ve çerçevesi genişledi Eskiden kefilsiz, ipoteksiz kredi vermeyen bankalar, şimdi televizyon ekranlarında, "Bizde beş maaş tutarında krediniz hazır Kefilsiz Şimdi alın, beş ay sonra ödemeye başlayın Tatil krediniz bizde Tatilinizi yapın, altı ay sonra ödemeye başlayın" şeklinde reklamlar yapmaya başladı. "Şimdi al, altı ay sonra öde" Hinliğe bakar mısınız İnsanların zihnini kurcalamak için çalınan "Sepet havası"na bakar mısınız Şimdi bankaya gidip, 6-7 milyar para alan vatandaşın borcu, sanki ödeme günü gelince buhar olup uçacak Borç, şimdi de borç, altı ay sonra da borç Boşuna dememişler, "Borç yiğidin kamçısıdır"
Türkiye de likit akışını kontrol eden, ticareti finanse eden bankacılık sistemi, milletin sırtından daha fazla para kazanabilmek için türlü cambazlıkların derdine düşmüş durumda. Bir banka reklamında ise deniliyor ki, "Bankamıza bile gelmenize gerek yok Vatandaşlık numaranızı gönderin Anında işleminizi yapalım, kredinizi çıkaralım" Reklamda oynayan vatandaş, kredi talebini cep telefonuyla yapıyor Kredisi onaylanınca da, sevindirik oluyor Ohhh Suyundan da koyun! Bunların anlayışına göre, borçlu adamın zevkten dört köşe olduğu tek memleket herhalde Türkiye dir!