Benzer  başlığı bir de Kıbrıs Barış Harekatı nın arkasından medya tarafından Kıbrıs Fatihi ilan edilen Ecevit in oluşan havayı oya çevirmek adına hemen bir seçim kararı  aldırarak yollara düşmesi ve seçim kampanyası başlatmasının ardından atmıştım... Daha sonraki günlerde seçim meydanlarını dolaşırken aynı başlık pek çok ilde döviz olarak, pankart olarak karşıma çıkmıştı.

Kıbrıs çıkarması öncesi ve sonrası günler ülkeyi bir baştan bir başa saran bir heyecan fırtınası esiyordu... Toplum sanki tek vücut haline gelmiş, birlik oluşturmuştu... Oluşan o hava ile yıllardan beri çözüm bekleyen pek çok konu halledilebilir, ülkemizde büyük bir kalkınma hamlesi başlatılabilirdi... Ancak, Ecevit  tek başına iktidar hayali ile oluşan havayı oya tahvil etmeyi tercih etti... Seçim ortamında oluşan birlik havası dağıldı, insanlar yine eski yerlerine döndüler, Ecevit de seçimlerden tek başına iktidar olarak çıkamadı ve büyük bir imkan heba olup gitti... Bizim seçimlerden önce attığımız "Şehitlerin kanı, yetimlerin gözyaşı sizleri boğar" başlığımız aynen yaşanmış oldu...

O günden bu yana yaklaşık 32 .yıl geçti... Şimdilerde ise yıllardan beri devam eden İsrail saldırı ve zulmünun yeni bir boyutunu yaşıyoruz... Tüm dünyada özellikle de İslam Dünyası nda İsrail saldırı ve katliamlarına karşı tepki ve öfke giderek artıyor... Özellikle yaşlıların öfkesi daha farklı oluyor. Belki kendisinin bir şey yapamadığını ve yapamayacağını görmenin yılgınlığı ile başkalarının bir şeyler yapmasını istiyorlar.

Gençler zaten yerlerinde duramıyorlar... Filistin ve Lübnan dan görüntülü, görüntüsüz ülkemize ulaşan haberler insanları gözyaşına boğuyor.  Ne yapabiliriz  çığlıklarının yükselmesine vesile oluyor. Bu öfke birikiminin patlama noktasına gelmesi yakındır. Öyle görünüyor... Bu öfkenin yoğunlaşmasını İsrail saldırıları kadar ABD nin kayıtsızlığı hatta katliamlara destek veren tutumu daha da belirgin hale getiriyor... Bu bakımdan diyebiliriz ki olay İsrail-Filistin ya da İsrail-Lübnan çatışmasının  (Buna çatışma demek bile doğru değil. Tek taraflı saldırıdan ibaret) çok ötesine gidiyor... Olay bir medeniyetler çatışmasına sürükleniyor... Çünkü, insanlar görüyorlarki, Yahudi İsrail ile Evangelisltlerin yönetimindeki ABD elele Müslüman kanı akıtıyorlar... Hatta, bir soykırım uyguluyorlar.

Şu anda İslam dünyasının sessiz görünüşü bu zalimleri aldatmamalıdır... İslam alemi tepkisiz görünse de için için kendini yemekte televizyonlarda Lübnan da İsrail saldırıları sonucu harabeye dönmüş sokaklarda yavrusunun elinden tutmuş kaçmaya çalışan anneleri gördükce içindeki öfke sessiz çığlıklara dönüşmektedir... Bu sessiz çığlığı göremeyenler, bunu ilgisizlik olarak yorumlayanlar bilsinler ki yanılıyorlar... Bugün sessiz  çığlık atan, acısını ve gözyaşını yüreğine gömen milyonlarca insanın tepkisi çığlık çığlık yükselmeye başladığında tüm zalimler şehitlerin kanı, yetimlerin gözyaşında boğulacak, yokolup gideceklerdir... Unutulmasın ki  yavaş atın çiftesi sert olur... Hem de o çifteyi zalimler hiç beklemedikleri bir anda yerler...

Öfke gerçekten dalga dalga büyümektedir... Bu öfke sokağa döküldüğünde önünde durulması mümkün olmaz... Zalimler dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar sokağa bile çıkamaz hale gelebilirler.