Büyük bir heyecanla seçimlere doğru hızla ilerliyoruz.
Biz de tabanın teveccühü, büyüklerimizin tensibiyle Hatay Büyükşehir Belediye
Başkan Adayı gösterildik. Bu vesile ile bugün köşemizde bir değişiklik yaparak,
el broşürümüzde seçmene yönelik yazdığımız mesajlardan bir bölümünü sizlerle
paylaşmak istiyorum. Tabi her seçim bölgesinin kendine has özel durumları
olabilir. Ancak ülkenin bir ucu diğer ucundan bağımsız olmadığından, problemler
de hemen her yerde aynıdır.
***
Sevgili Hataylılar,
30 Mart ta önemli bir seçim yapacağız. Bölgemizin ve
ülkemizin ateş çemberi içinde bulunduğu bu dönemde tercihlerimiz, geleceğimiz
açısından son derece önem arz etmektedir.
İnsanımız çeşitli bahanelerle etnik ve dini
kutuplaşmalara sürüklenmekte ve birileri bundan siyasi rant ummaktadır. Oysa
gün, birlik olma günüdür. Ayrımcılığın, halkı kutuplara ayırmanın, toplumun bir
takım asli unsurlarını öcü göstermenin kimseye yararı yoktur.
TÜİK verilerine göre ülkemizin işsizlik oranı en yüksek
beş ilinden birisi maalesef Hatay ımızdır. Şehrimizde evladını gurbete ekmek
kapısına göndermeyen aile neredeyse yok gibidir.
Ülkemiz borç batağına saplanmış, yeraltı ve yerüstü
kaynaklarımız ile topraklarımız yabancılara peşkeş çekilmektedir.
Köylerimizde ürünler para etmediğinden kahvehaneler dolu,
tarlalar ekilmez, buğday bile yabancı ülkelerden alınır hale gelmiştir.
Besicilerimiz boş otururken, Afrika ülkelerinden canlı hayvan ithal eder
durumdayız.
AVM ler yüzünden esnafımız kepenk kapatmak zorunda
kalırken, sanayi sitelerinde çalışan gençlerimizin hali de ne yazık ki içler
acısıdır.
Üretim frenlenerek, halkımızın dilenci olması
hedeflenmektedir.
Aileler huzursuz, gençler mutsuz, geleceğimiz
güvensizdir/karanlıktır. Kredi kartı borçları, alkol, uyuşturucu, intihar, aile
içi şiddet ve boşanmalar; mutsuz insanların doğal bir sonucudur. Bütün bunlar
tesadüf değildir.
Yaşanan bu olumsuzluklara dur deme vakti gelmiştir.
***
Kırıkhan ın, Dörtyol un, Samandağ ın ve Erzin in ürünleri
para etmemekte, İskenderun ve Antakya birer koca varoş köy görünümündedir.
Yayladağı, Altınözü ve Kumlu gibi ilçelerimiz hayli geri
kalmış, gözden çıkarılmış ilçe muamelesi görür durumdadır.
Hatay ımız komşu illerle kıyaslandığında çok geri
bırakılmış bir il haline gelmiştir. Yapılan yatırımlar da, göz boyamaya ve günü
kurtarmaya yöneliktir. Kalıcı problemlere çözüm üretilmemektedir. Hele hele
Amanos tüneli gibi rant kokan ve yetim hakkını çarçur eden yatırımlara fırsat
verilmemelidir.
Belediyecilik proje ve kadro işidir. Ülkemiz kaliteli
belediye hizmetlerini, Milli Görüş belediyeciliğinde yaşamıştır. Birilerinin
yararına değil; milletin yararına projeler Saadet Partisindedir. Ülkemizin en
dürüst kadroları bizdedir.
Hayal satarak duygularınızı istismar etmiyoruz. Yandaş ve
candaşın kayrılmadığı, rüşvet ve yolsuzluğun olmadığı, hizmetin herkese eşit
götürüldüğü, haklının hakkını aldığı bir yönetim vaat ediyoruz. Karşımızda
denenmiş, yıpranmış ve siyasi ömrünü tamamlamış adaylar var. Gelin bu seçimde
denenmemişi deneyin, Saadeti seçin.
İyi insanlar için, iyiler kazanacak!
Saadet kazanınca, Türkiye kazanacak!