AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı eski Başbakan ve Meclis Başkanı Sayın Binali Yıldırım seçimlerin ardından uzunca bir süre sessiz kaldıktan sonra Pazartesi günü bir basın toplantısı yaptı ve İstanbul seçimleri ile ilgili görüşlerini açıkladı, soruları cevaplandırdı. Bu uzun basın toplantısı medyaya, “Oylar sandıkta iç edildi” ya da “Seçim murdar oldu” başlıkları altında yansıdı. Elbette Yıldırım’ın bu değerlendirmesi doğru ya da yanlış olabilir. Bunun doğru ya da yanlışlığına karar vermek durumunda olanlar da bizler değiliz. İlgili makamlar yakında bu husustaki kararlarını açıklayacaklardır. Ancak, açıklanan karar bir tarafı memnun ederken diğer tarafı rahatsız edecektir. Çünkü o kadar çok itiraz oldu, öylesine iddialar ileri sürüldü ki verilen bir karar ile tüm kesimlerin tatmin olması mümkün görünmüyor. Özelliklede Sayın Yıldırım’ın seçimlerin mundar olduğu ve oyların sandıkta iç edildiği iddiasının ardından kafalar daha da karışacaktır.

Netice nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın elbette bu iş sürüncemede kalmayacak bir karara bağlanacaktır. Ancak, Sayın Yıldırım’ın seçimlerin mundar olduğu ve oyların sandıkta iç edildiği iddialarının yenilir yutulur bir tarafı yoktur. Özellikle bir iktidar partisi belediye başkan adayının bu iddiaları dile getirmesi insanı gerçekten rahatsız ediyor. Çünkü seçim sonlarında benzer iddialar genellikle muhalefet partilerinden gelirdi. Şimdi görünen o ki olaylar tersine dönmüş durumda. Bu arada Sayın Yıldırım bu iddialarını eğer laf olsun, kafalar karışsın diye söylememiş ise, buna ihtimal vermiyorum o zaman seçimleri mundar edenlerin ve oyların sandıklarda iç edenlerin kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerekir ve bu görev de iktidara düşer diye düşünüyorum.

Seçimlerin idaresi Yüksek Seçim Kurulu’na aittir bunda iktidarın fazlaca müdahale imkânı yoktur denebilir. O zaman ister istemez akla iktidar partisinin sandık görevlilerinin işlerini doğru dürüst yapmadıklarını, sayımları ve arkasından imzalanan tutanakları alarak partilerine götürmedikleri akla gelir. Böyle olunca da sorumluluğu başkalarında görmek gerçeğe ulaşmayı engellemez mi? Netice itibariyle Sayın Yıldırım’ın iddiaları doğru ise bu işin sorumlularının bulunması, haklarında gerekli soruşturmanın yapılması gerekir. Özellikle de oyların sandıkta iç edildiği iddiası seçimlerin yenilenmesi gerektiğine bir vurgu anlamına geliyorsa o zaman hangi sandıklarda oylar iç edilmiş ve bunun sorumluları kimler ise ortaya çıkartılması ve haklarında araştırma yapılması gerekir. Bu işi de muhalefet partilerinden beklemenin anlamı yoktur. Çünkü sandık başlarında sadece muhalefet partilerinin üyeleri bulunmuyor. İktidar partisinin de üyeleri var. Bunun ötesinde devlet memurları da görev yapıyorlar. Oylar sandıklarda iç edildi diyerek kafaları karıştırıp bir kenara çekilerek seçimlerin iptalini beklemek gerçekçi bir yaklaşım olmaz. Sadece, seçim sonuçları ile ilgili oluşan şüpheler ağırlaşmış olur.

Netice itibariyle elbette seçmen oyunu kime ve ne kadar vermiş ise bu işin şüphelerden arındırılmış bir şekilde kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor. Bu yapılmadan gerçekten oyların sandıkta iç edilmesi olayı yaşanmış ise bunu yapanların tespiti gerekir. Elbette bu tespitin ardından iktidar partisi ile ittifak halinde oldukları partinin görevlilerinin üzerlerine düşen görevin tam olarak yapılmadığı anlaşılır. Hemen belirteyim ki, gerçekten seçim murdar edilmiş ise en azından bu aksaklığın nerede ve nasıl meydana geldiğinin tespit edilmesi, bundan sonraki seçimlerde benzer olayların yaşamasını önlemek bakımından gereklidir. Eğer bir seçimi bile doğru dürüst yapamıyorsak, bu ülkenin nasıl yönetildiği ya da yönetilemediği konusunda da kafalarda sorular oluşmaz mı?