Biz bunları sadece koalisyon hükümetleri döneminde

yaşanır diye biliyorduk. Ama öyle değilmiş. Yüzde 49.5 ile tek başına iktidara

gelen hükümet döneminde de yaşanıyormuş!

Şu anda kamu tıkanmış durumda. Birçok kurum vekâleten

yönetiliyor. Hatta vekâleten yöneticisi bile bulunmayan kurumlar var.

Seçimlerin üzerinden tam 3.5 ay geçti. Birçok bakanlıkta

değişimler oldu. Normalde bu değişimle birlikte bakanlıklardan yeni bir bakış

açısıyla, yeni politikaların oluşturulması beklenir. Ancak atamalar bir türlü

yapılmadığı için Bakanların da eli kolu bağlanmış durumda.

Ülke her bakımdan zor bir süreçten geçiyor. Bunun

farkındayız. Ancak durum bu kadar hassasken bu atamalar neden yapılmıyor Zaten

arka arkaya yapılan seçimlerden dolayı 2015 yılı her bakımdan kayıp bir yıl

olmuştu. Seçim trafiğinin bitmesiyle birlikte en azından 2016 da durumun böyle

olmayacağı, ülke sorunlarına kafa yorulacağı beklentisi hâkimdi.

Ama gelin görün ki tepede koalisyon hükümetleri

dönemini bile aratan bir kriz yaşanıyor. Bunun sancısını da tabanda vatandaş

çekiyor.

İşte, Saray ile Konut arasında yaşanan bu krizden

dolayı isimler gönderilmesine rağmen kararnameler bir türlü imzalanmıyor.

Atama krizinin de nelere mal olduğunu Tarım

Bakanlığı ndan örnek vererek anlatayım.

Bilindiği üzere tarımda çözüm bekleyen birçok sorun var

ama bugünlerde özellikle; et, fındık ve sütte büyük bir yangın var. Et

fiyatları zaten gündemden düşmüyor. Dünyada söz sahibi olduğumuz fındıkta ise

üretici düşen fiyatlardan dolayı büyük bir mağduriyet yaşıyor. Süt konusu ise

en zayıf noktamızı oluşturuyor.

Süt üreticisi resmen kan ağlıyor! Büyük süt firmaları

bile iflaslarını istemeye başladı. Anlayacağınız durum bu kadar vahim.

Peki, bu yangına müdahale edecek kurumlar ne yapıyor

Deyim yerinde ise yatıyorlar! 

Neden Saray ve Konut arasındaki krizden dolayı!

Birileri bu ifadeleri abartılı bulabilirler. Ama

kararnamelerin kaç aydır imzalanmamasının haklı bir gerekçesi varsa

açıklasınlar biz de bilelim!

Vekâleten yönetilen bir kurum hiçbir sorumluluğun altına

girmez. Bunu Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu bizden daha iyi

biliyorlar.

Hatta öyle durumlar vardır ki; o an için o kararın

alınması ve gereğinin de yapılması gerekir. Yoksa artık iş işten geçmiş

demektir. Yöneticilerimiz bunu da çok iyi biliyorlar.

Peki, bu kararnameler neden imzalanmıyor

Artık tepede neyi paylaşamıyorlarsa çiftçi adına

alınması gereken kritik kararların hiçbirisi günlerdir alınamıyor.

Önceki gün Meclis te Tarım Bakanlığı nın bütçe

görüşmeleri vardı. Büyük bir bölümünü takip ettiğim görüşmelerde bakanlık

bürokratları kendilerini tanıtırken, birçoğunun kullandığı vekâleten ifadesi,

muhalefet milletvekillerinin de dikkatini çekmedi. Oysa o ifade o kadar

sırıtmıştı ki, milletvekillerinden birisi de çıkıp arkadaş siz ne

yapıyorsunuz diyen olmadı.

Yani anlayacağınız; tepede kriz, muhalefette ise büyük

bir umursamazlık var!

Bunun faturasını ise her zaman olduğu gibi vatandaş

ödüyor.