Bilmem dikkatinizi çekiyor mu

*Sanki 7 Haziran 2015 seçimlerine sadece ve yalnızca 4 parti katılıyor

*Sanki Yüksek Seçim Kurulu’nun belirlediği seçime girecek partiler sadece 4 tane!

* Sanki millet sadece bu 4 partiye gözlerini dikti!

* Sanki bu 4 parti olmazsa olmaz!

* Sanki bu 4 parti olmazsa Türkiye batacak!

*Sanki demokrasi seçimler deyince akla yalnız bu 4 partinin adı geliyor!

*Sanki bu 4 parti bulunmaz Hint kumaşı!

*Sanki kimsenin kimseden haberi yok!

* Sanki iletişimde 50 yıl öncesini yaşıyoruz!

*Sanki medyanın büyük bölümü milleti aptal yerine koyuyor!

* Sanki milletin gözleri kapalı, hiçbir şey görmüyor.

***

Tüm bunları neden anlattım

Sadece bir hatırlatma için;

Hatırlayacaksınız, 1994 mahalli seçimlerini.

Seçimlerden kısa süre önce yapılan ve yayınlanan kamuoyu araştırmalarında Refah Partisi’nden (RP) özet geçiliyor ve özellikle büyükşehirlerde bu partiye şans verilmiyordu.

Ama sonuç ne oldu

Tüm kamuoyu araştırmaları yerle yeksan oldu.

Refah Partisi (RP) “yıkılmaz kaleler” olarak adlandırılan İstanbul ve Ankara’da belediye başkanlığı seçimini kazandı.

***

Sanki bu yazı da birilerine “kapak” oldu!

HATADA ISRAR!

Cumhuriyet Gazetesi’nden Murat Sabuncu soruyor;

“Sizin yaptığınız manşetler de başka insanların canını yaktı. Birçoğu tartışılıyor ama belki de en can yakıcı olanı Ahmet Kaya için attığınız manşet.”

Sorunun muhatabı, halen “nehir kıyısında bekleyen”, Hürriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök.

Özkök bakın soruya ne cevap veriyor;

* “Tartışılan manşetlerden bir tek “Vay şerefsiz” başlığıyla ilgili konuşuyorum, öbürlerinin hepsinin sorumluluğunu taşıyorum kardeşim. Hiç, şu kadarcık sıkıntım yok o başlıkları attığım için.”

* “Çok değerlendirdim, çok ölçmüş biçmiştim kendimi. Tamam mı ”

* “Ama “Vay şerefsiz”i bugün olsa atmazdım. Ne derdim biliyor musun, yine atardım o manşeti, “Olmadı be iki gözüm” derdim.”

* “Ahmet Kaya’nın en sevdiği kelimedir şerefsiz, bakın şarkılarına ya. Kayınbiraderi geçen gün bir dergide yazdı, “vay şerefsiz” demiş bir şoför buna Ahmet Kaya için; bu arkada gidiyormuş, şoför de şarkısını çalıyormuş, “Vay şerefsiz ya, ne güzel şarkı yapmış” falan demiş.”

* “Ama tabii şimdi manşetleri, atıldığı günün dışına çıkarıp baktığınız zaman geriye, bugün olsa öyle vermezdim onu. “Olmadı be iki gözüm” derdim. Ama öyle deseydim de gene bana vururlardı. Değişen bir şey olmazdı. Ben sana vuracağım, diyor adam.”

* “Hep söylüyorum, kimse bana manşet meselesini açmasın, zararlı çıkar. Ne cemaat, ne iktidar, ne solcular, ne Aydınlıkçılar, ne şucular, ne Kürtçüler, ne bilmem neciler, kimse bana açmasın.”

***

Vaaaaav!

Ertuğrul bey, üniversitelerde başörtüsü yasağının kalkması için yapılan yasal çalışmayı, “411 el kaosa kalktı” manşetiyle vermişti, gazetesinden.

Anlıyoruz ki, en küçük bir nedamet yok!

Anlıyoruz ki, en küçük bir utanma yok!

Anlıyoruz ki, en küçük bir sıkılma yok!

Anlıyoruz ki, “Arkadaş ben o zaman bir özgürlüğün karşısında yer aldım, hata yaptım!” demek yerine, “Bu karşı duruşu devam ettiriyorum.” tripleri var.

Saygı duymam ama elbette kendi kararı.

SEVDİĞİM TWEETLER!

* Milletvekilliği seçimleri için Saadet Partimizle, Büyük Birlik Partimizin adalet ve samimiyet zemininde yaptığı işbirliği hayırlı olsun. Alternatif yok diyenlere alternatifsiz olmadıklarını gösterdik. Bir araya gelin arzusu içinde olanların sesine kulak verdik. Fedakârlık yapın diyenlere; Feda olmaya bile hazırız. Yeter ki devletimiz, ülkemiz, milletimiz, değerlerimiz ve inançlarımız yaşasın. (MUSTAFA DESTİCİ- BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ ESKİ GENEL BAŞKANI)

* Bonzai yaklaşık 2 senedir ülke gündeminde ama hükümet tarafından bu tehditle ilgili somut adım atılmadı! (SEVDE BETÜL)

* Heyecanınız ve arayışınız hitama erdiyse yaptığınız işi bir daha sorgulayın derim... Her şey para değil... (ADNAN ÖKSÜZ)

* Ey İnsan Kaf Dağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma her şeyin bir hesabı var. Hz. Mevlana (EBUBEKİR GÜLÜM)

VERMEYiNCE MÂBUD, NEYLESiN MAHMUT

Olmayınca olmuyor, işte! Ne yaparsan yap!

Meslektaşımız Atilla Sertel.

CHP İzmir’den milletvekili adayı oldu, hem de seçilecek yerden.

Ama gel gör ki, Basın İlan Kurumu’ndaki görevinden istifa etmediği için, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) bu adaylığı iptal etti.

***

Siyasette Atilla beyin başında dolaşan kara bulutlar yeni de değil, esasen!

Ege Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksekokulu’nu bitiren Atilla Sertel Milliyet, Güneş, Yeni Asır ve Hürriyet gazetelerinde çalıştı. 1989 yılında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Yüksel Çakmur’un isteğiyle Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanı olarak görev yapan Atilla Sertel, 1991 yılında SHP’den milletvekili adayı oldu. Aldığı tercih oylarıyla seçimde 2’nci sıradan 1’inci sıraya gelmeyi de başardı. Milletvekili seçilecek oyu kazandı. Ama gel gör ki, SHP İzmir’de bölge barajına takılıp milletvekili çıkaramayınca TBMM’ye gidemedi. 

***

Bitmedi!..

2009 yılında CHP Bornova Belediye Başkan aday adayı olan Atilla Sertel, aday gösterilmedi.

***

Bu kadarla kalmadı!

2011 genel seçimlerinde CHP İzmir 2’nci Bölge milletvekili aday adayı olan Sertel, 10’uncu sırada aday gösterilince çekildi ve seçime girmedi.

***

Var bu işte bir iş! Devam diyor, uğursuzluklar…

CHP’nin bu seçimlerde İzmir’de ön seçim kararı almasıyla yeniden aday olan Atilla bey, “Size emanetim! Bu kez olsun” sloganıyla girdiği ön seçimden 3’üncü sırada çıkmayı başardı. Bu kez de YSK engeline takıldı.

***

Bu kez de olmadı.

Atilla bey bakalım gelecek seçimlerin neresine takılacak!

NOT: Bugün, 20 Nisan 2015, Pazartesi. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!