Salih Kapusuz’a Bir Çift Sözümüz Var!
Erbakan Hocam bilinen en nazik insanlardan birisi idi. En sinirli olduğu hallerde bile nazik ve yumuşak olmayı başarabiliyordu. “Dervişmeşrep” biri idi, demek yanlış olmaz. 28 Şubat günü MGK’da tam 9 saat mücadele ettiği halde, toplantıdan güler yüzle çıkmış olduğunu hatırlıyoruz.
Onun kızdığına ve kızgınlığını dışa vurduğuna ancak bir iki defa şahit olmuşuzdur. Bunlardan birisi Salih Kapusuz’a olan kızgınlığıdır. AKP kurucularının Milli Görüş’ten vazgeçip ayrılık süreci başlattıklarında, şahsen Merhum’un şu sözlerine birkaç defa şahit olmuştuk:
“Ah Salih Kapusuz ah!.. Edep, edep!..”
Kim bilir hangi hareketi ile edep sınırını açmış, Erbakan Hocamızı çileden çıkarmıştı Bu kızgınlığının sebebini soramadık. Elbette edebimizden soramadık. Bir de o zamanın Bağcılar Belediye Başkanı Feyzullah Kıyıklık’a çok kızgın olduğuna şahidiz. Başkalarına da kızgınlıkları elbet vardır ama dışa şiddetli şekilde vurduğu bu ikisine biz şahit olmuştuk. Bu kişiler demek ki ona çok çektirdiler, edep sınırlarını çok ihlal ettiler.
Hep hayret ederiz, Erbakan’ı anma günlerine Kapusuz gelir, Saadet Partisi kongrelerine partisi adına Kapusuz gelir, başka etkinliklere de Kapusuz gelir. Biz bu durumu gördüğümüzde hep; önce hançerledi, şimdi de hançeri yaranın içinde kanırtıp döndürürcesine Erbakan Hocamızın hatırasına saygısızlık ediyor diye düşünmekten kendimizi alamayız.
Bunları neden mi yazıyoruz Kapusuz bu günlerde sosyal medyada bir konuda ahkam kesiyor da ondan:
Cumhurbaşkanı adaylığı konusundaki tecrübelerinden yararlanmak için, MHP lideri Bahçeli’nin Eski Cumhurbaşkanı Demirel ile görüşmesini; onun 28 Şubat sürecinde yaptıklarını örnek göstererek yerden yere vuruyor. Diyor ki:
“Bahçeli’nin akıl danıştığı Demirel’in 28 Şubattaki rolünü anlatmaya gerek yok, zaten kendisi darbecilere nasıl destek olduğunu anlatıyor. Demirel; siyasette sıfırı tüketmiş, CHP’nin desteğiyle güç bela Çankaya’ya çıkmış, orada darbeye destek vermiş, sivil görünümlü vesayetçi biri.” Bahçeli böyle birinden nasıl bir medet umuyor
İnsanın deli olası geliyor. Sormazlar mı; aynı Demirel’le senin genel başkanın, başbakan olduğu günlerde neden görüşmüştü Tecrübelerinden istifade ettiğini o gün kendisi açıklamıştı. Darbecilere destek olduğunu bildiği birinin hangi tecrübesinden istifade etmişti Bizce Demirel Başbakan Erdoğan’a o görüşmede çok önemli bir tecrübesini aktarmış olmalı:
“Siyasette ayakta kalıp, oylarınızı arttırmak mı istersiniz O halde sebepli veya sebepsiz hep CHP aleyhtarlığı yapacaksınız. Hep kavga edeceksiniz. Uzlaşma yollarını kapalı tutacaksınız…” Sayın Başbakan’ın muhtemelen Demirel’in bu tecrübelerinden faydalanıp kavgadan beslendiğini bilmeyen mi kaldı
Sayın Başbakan o furyada Ecevit’le de görüşmüştü. Hatta yanlış hatırlamıyorsak Kenan Evren ile bile görüşmüştü. Tecrübelerinden (!) istifade etmek için.
Kendisine sormuşlardı:
“Sayın Başbakan, eski başbakanlardan Erbakan’la da görüşüp tecrübelerinden faydalanacak mısınız ”
Başbakan’ın cevabı “hayır” olmuştu.
Ey Kapusuz! Sen o zaman AKP’nin gözde bir kurucusu idin. Sayın Bahçeli’ye yüklendiğin gibi o gün Demirel hakkında Başbakan’ı ikaz etmiş miydin Sence o gün Başbakan’ın Demirel’den öğrendiği tecrübe nasıl bir tecrübe idi
Kapusuz’a sorulacak daha çok soru bulunabilir, ama verecek cevabı var mıdır Bu çifte standart milletin gözü önünde yaşanıyor. Hem de sık sık. Ama yandaş medya bunları bile “kahramanlık” olarak ilan edebiliyor.
MHP lideri Sayın Bahçeli’nin “çatı adaylığı” arayışlarının doğru olup olmadığını sorguluyor değiliz. O konuda elbette diyeceklerimiz var. Ama biz Salih Kapusuz’un şahsında AKP’nin sayısız çifte standartlarından birine dikkat çektik.
Yeri gelmişken de, içimizde hep ukde olan, Kapusuz’un Erbakan Hocamızın hatırasını nasıl lekelediğini açıklamış olduk. Şahsi fikrimiz olarak…
DEVE İLE KAPLUMBAĞA
Deve kaplumbağaya sorar:
Sırtta nasıl taşınır bu yük
Kahkaha atar kaplumbağa:
Sendeki bu yük daha büyük!..