SAADET Partisi’nin Türkiye siyasetindeki ağırlığı biliniyor. 53 yıldır öncü, yapıcı, uzlaşmacı, birleştirici, sorun çözücü olgunluğundan ödün vermedi. YSK’nın seçime girme yeterliliğini duyurduğu her siyasi parti ile diyalogunu sürdürdü.

Siyasi partiler Anayasa’nın vazgeçilmez kurumlarıydı. Milletimizi temsil ederlerdi. Onlara sırtını dönmek, milletimize sırtını dönmekti. Saadet Partisi, terör belâsı, 15 Temmuz, orman yangınları, sel felâketleri, depremler, maden faciaları, ekonomik kriz gibi millî konularda siyasi partileri hep “birlikte” müzakereye çağırdı.

Türkiye’nin yetiştirdiği büyük devlet adamlarından “Erbakan’ı Anma” programları, Türkiye siyasetinin “buluşma platformu”na dönüştü. Bundan dolayı birbirini iyi tanıyan altı siyasi parti ile “ Altılı Masa”yı oluşturdular. Türkiye’nin problemlerinin çözümünde birleşilen konularda “birlikte” hareket etme kararı aldılar. Türkiye’nin sorunları “birlikte” müzakere edilmeye başlandı. Liderler düzeyinde 8 toplantı yaptılar. 9’uncusu 28 Kasım’da!

Altılı Masa’nın son liderler toplantısı 14 Kasım’da yapıldı. Bir gün önce İstiklâl Caddesi’nde bomba terörü yaşanmıştı. Toplantıya başlamadan önce, “Hiçbir Koşulda Teröre Müsaade Etmeyeceğiz” başlıklı bir deklarasyon yayınladılar. Bizler, sorumluluğumuzun bilincindeyiz diyerek, “Bu mücadele, sonuç alana dek sürdürülecektir. Milletimizin barış, huzur ve güven içinde yaşaması için gerekli bütün zorlukları ‘hep birlikte’ aşacağız” açıklamasını yaptılar.

Altılı Masa’nın millî, yerli ve ısrarlı duruşu milletimizin gönlünde büyük karşılık buldu. Siyasi alanda yüksek bir sinerji oluşturdu. Gündemi belirleyen ve önde giden bir duruma geldiler.

MÜSTERİH OLUN!

ALTILI Masa’nın gündeminde, bütün yetkileri “tek adam”da toplayan Türkiye’deki başkanlık sisteminden; “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem”e geçiş konusu hep öne çıktı. 28 Kasım’da sürecin nasıl işleyeceğini ve düşündükleri parlamenter sistemin kurallarını kamuoyu ile paylaşacaklar.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, son “liderler buluşması” sonrası, “Adalet, liyakat ve istişare ile, ‘hep birlikte’ güçlü ve müreffeh Türkiye’yi inşa edeceğiz” diyerek şunu paylaştı: “Kararlıyız! Milletimiz müsterih olsun! Barış ve huzur yurdu bir Türkiye oluşturmak mümkün!” (15.11.2022)

Altılı Masa’nın baştan beri kararlı ve sağlam duruşu siyasi rakiplerini ürküttü. Telaşa kapıldılar. Önceden hakaret edip küçümsemeye çalıştıklarına karşı, yeni ayak oyunlarına başladılar. Türkiye’nin meselelerini siyasi liderlerle “birlikte” müzakere etme yöntemini bir türlü içlerine sindiremediler. O kadar ki, cumhurbaşkanı adaylarını “hemen” açıklamaları konusunda Altılı Masa’yı tahrik ediyorlardı.

Bu zorlama niçin yapılıyordu? Bir siyasi parti, başka partilerin iç işlerine karışma yetkisini nereden alıyordu? Hem de seçim tarihi ilân edilmemişken! Davul gelmeden oynamaya başlanır mıydı? Bırakın, kimin cumhurbaşkanı olacağını halk konuşsun; yazarlar, düşüncesi olanlar yazıp çizsin; çok seslilik olsun!

Türkiye’nin çözüm bekleyen sayısız sorunu vardı. İktidar, bunlara bir çözüm sunamıyordu. Vakti gelmeden cumhurbaşkanı adayı belirlenip gündeme oturmasını, Türkiye’nin sorunlarının çözümünün unutulmasını istiyordu. Altı siyasi parti Cumhur İttifakı’nın bu tuzağına düşmediler. Hepsini tebrik ediyorum. 

TEDİRGİN OLDULAR

ALTI siyasi partinin sapasağlam duruş ortaya koyması siyasi rakiplerini tedirgin etti. Saadet lideri haftalık basın toplantısında, “Altılı Masa olarak çıktığımız bu yolu sürdürmekte kararlıyız” diyerek şunları açıkladı: “Şahıslar üzerinden değil, ‘ilkeler’ üzerinden siyaset yapılmasına inanıyoruz. Düşünce ve inanç hürriyetini esas alacağız. TC’nin 13. Cumhurbaşkanı’nı bu masa belirleyecek. Saadet Partisi ülkemizin problemlerinin çözümünde en etkin rol üstlenmektedir.” (17.11.2022)

Sağlam duruş sürerken, AKP Genel Başkanı, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e, “6’lı Masa’yı terk et! Millî duruş sergile!” çağrısı yaptı. Sayın Akşener, “Milletin kumar masasına sürüldüğünü” söyleyerek, Cumhur İttifakı’na katılamayacağını söyleme kararlılığı gösterdi.  

Siyaset, çıkar için mi yapılmaya başlanmıştı? Baştan beri, zillet, FETÖ’cü, hain iddiasında bulundukları kişiyi nasıl yanlarına çağırabiliyorlardı? Bu iddiaları doğru değilse; bunları söyleyenler “iftiracı” durumuna düşmezler miydi? Ne sanıyorsunuz! “Siyasette dargınlık olmaz”dı. Çıkar söz konusu ise, barışmanın “tadından(!) yenmez”di. Değil mi ama! İşte, çıkarcı zihniyetin acınası hali! Ne günlere kaldık, ey gazi hünkâr!

AKP Genel Başkanı’nın tutumuna, DEVA lideri Babacan, “Altılı Masa Erdoğan’ın korkulu rüyası haline geldi” (18.11.2022) yorumunu yaptı. Çünkü Cumhur İttifakı, artık çözüm sunamaz noktaya gelmişti.

Hizmet kervanı yola çıkmıştır. Saadet Partisi “hayra motor, şerre fren” olma prensibini sürdürmektedir. Türkiye’nin meseleleri çözüm masasında oldukça güzel günler çok yakındır.