Biliyorsunuz, Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi, Milli İttifak olarak 7 Haziran seçimlerine girme kararı aldı.

Geçtiğimiz Pazar günü, Refah’lı yılları hatırlatan, herkesin konuştuğu bir aday tanıtım programı düzenlendi, Ankara’da.

***

Ankara dönüşünde son derece düşündürücü bir olay yaşandı.

Saadet bayraklı otobüsler Bolu yakınlarında durduruldu.

Saadet otobüslerini durduran Bolu Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı trafik ekipleri.

Bolu Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı trafik ekipleri, Saadet Partisi otobüslerini bağladı.

***

Trafik polislerinin görevlerini layığı ile yapmaları elbette elzem.

Belgesi eksik olan sürücülere ne gerekiyorsa uygulansın elbette.

Ama burada başarı grafiği her geçen gün biraz daha arttığı herkesin kabullendiği, konuştuğu Saadet Partisi’ne bir engelleme var mı yok mu

Bu engellemede siyasi bir hesap var mı, yok mu “Yukardan” gelen herhangi bir talimat var mı, yok mu

Ben bu türden engelleme ve siyasi hesapların olmaması gerektiğini düşünenlerdenim.

***

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek’in, Saadet’in “yasal yollardan astığı” pankartlarını zorla indirtmesini unutmadan şunu ifade etmek istiyorum;

-Bu bir yarış. Haklı olan kazansın. Güçlü olan değil.

Vesselam...

İKİSİ DE…

* İkisi de konuları sistematik şekilde kategorize ederek anlatıyorlar.

* İkisi de sohbeti Hak/Batıl doğrultusunda Hz. İbrahim (A.S.) ile başlatıp firavunlar, putlar üzerinden Hz. Muhammed (S.A.V.) ile nihayete erdiriyorlar.

* İkisi de doktriner.

* İkisi de alanlarında başarılı. 

* İkisi de yerli kişilikler.

* İkisi de nazik ve kibar insanlar.

* İkisinde de üslup ve nüans benzerliği bulunmakta.

* İkisinde de milli ve devlet vurgusu hâkim.

* İkisi de samimi.

* İkisi de entelektüel.

* İkisi de haklı olduklarını düşündükleri konu/konularda sonuna kadar ısrarcı.

* İkisi de fikri takipçi.

 

MİLLİ İTTİFAK TÜRKÜSÜ

Dinleyiniz bizi dostlar, el eleyiz, birlikteyiz.

Saadetle büyük birlik, el eleyiz, birlikteyiz.

*

Doğudan, batıya kadar güneyden, kuzeye kadar,

Edirne’den, Van’a kadar el eleyiz, birlikteyiz.

*

Akdeniz, Karadeniz’de; Marmara, Ege denizde,

Dört köşe, her bölgemizde el eleyiz, birlikteyiz.

*

Türk’le, Kürt’le, Laz’la Çerkez’le, Yörük’le, Arap’la, Romen’le,

Alevi, Sünni herkesle el eleyiz, birlikteyiz.

*

Dualarla, niyazlarla baba oğul, ana kızla,

Gül ve hilal, beş yıldızla el eleyiz, birlikteyiz.

*

Mevlana ile, Yunuslarla, Fatihlerle, Yavuzlarla,

Muhsinlerle, Erbakan’la el eleyiz, birlikteyiz.

*

Kul hakkını gözetenler haram lokma, yemeyenler,

Milli Görüş, Alperenler el eleyiz, birlikteyiz.

*

Hak için, hukuk için hakkı hakim kılmak için,

Adil düzen kurmak için el eleyiz, birlikteyiz.

*

Eş ve dostla, arkadaşla abla, bacı ve gardaşla,

Efe, dadaş, gakkoşlarla el eleyiz, birlikteyiz.

*

Milletin huzuru için milli bir Türkiye için,

İslam Birliği kurmak için el eleyiz, birlikteyiz.

(Melik Aydı, Menemen/İzmir)

HAVARYA!

Bazen önünüzden geçer haberiniz bile olmaz…

Bazen siz onun önünden geçersiniz yine sessizdir.

Tıpkı sigaranın dumanı gibi; her dem sessiz ve derunî.

Bizim Cafer Keklikçi’den söz ediyorum.

Meslektaşımız, mesai arkadaşımız.

Ama en önemlisi usta bir şair Cafer Keklikçi.

İki yeni kitabı çıktı. “El İzleri” ve “Havarya”.

“Hediye etmiyor musun ” dedim. Bir de imzalattım.

***

Havarya’ya takıldım. “Havaryu!” gibi. İngilizce “nasılsın!” demek ya, hani. Acaba öyle bir şey mi demek istedi, şair Keklikçi Siz karar verin en iyisi. Okuyalım mı beraber şiirin bir parçasını;

“dedim beni unutanlar unutsun ben gelmiyorum akşama

aşka masmavidir hayat: hep uçuyor çatılarım

ben ne anlarım sevilmekten ben ne anlarım kırlara gitmekten

ne anlarım peki: ben seversem gözümü yumar severim

çeker giderim şafak vakti çeker gider toplum

okuyucum uzaklardaki oğlum seni uzaklardan hatırlarım

hatırlarım bu şiiri hatırlarım hayalimi

bir hayali kovar gibi kendi kendimi kovdum

beni unutanlar oluyor olsun ne yapalım

kapkara kaldım! hiç siyah olamadım!”

(Ülke Yayınları, Klodfarer Cad. No:3 Kat:1 Sultanahmet/İstanbul Tel: (212) 518 95 78. Faks: (212) 518 95 81.)

 

MARKAR ESAYAN!

Köşe yazılarından ve TV programlarından biliyordum.

Siyasete de girdi; AKP’den İstanbul listelerinden milletvekili adayı.

Bir TV kanalında karşılaştık, Markar Esayan’la.

Benim programım biterken onunki başlıyordu.

Ayaküstü kısa bir süre sohbet ettik.

“Çok yoruluyoruz. Sabahtan akşam geç saatlere kadar programlar sürüyor…”

Siyasi çalışmalarından söz etti.

Merak ettiğim bir husus vardı; “Başbakanlık Başdanışmanı Etyen Mahçupyan neden öyle “soykırım elbette var!” diyerek bir anda sert bir çıkış yaptı Büyük tepki çekti ve makamından da oldu. Oysa daha önceki programlarında hiç bu türden çıkışlar yapmadı. Neye bağlıyorsunuz ”

Markar beyin cevabı son derece ilginçti; “Mahallede daha rahat dolaşmak için herhalde…”

NOT: Bugün, 29 Nisan 2015, Çarşamba. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!