İstanbul Heybeliada, son dönemde kapalı tutulan Ruhban Okulu’na yönelik iddialarla yeniden ısındı. Okulun özel bir statü kazandırılarak özerk bir yapıyla kapılarını açması yönündeki tartışmalar kamuoyunda geniş yer bulurken, adadan çok net bir çıkış geldi. Tarihi binanın önünde bir araya gelen Genç Saadet temsilcileri, masadaki planların kırmızı çizgileri ihlal ettiğine dikkat çekti.

"Din hürriyeti var, özerklik kırmızı çizgi"

Saadet Partisi Gençlik Kolları Başkanı Haldun Pekdemir ve Genç Saadet üyeleri, Heybeliada Ruhban Okulu önünde toplanarak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Masadaki kapalı kapılar ardında yürütülen çalışmaları sert bir dille eleştiren Pekdemir, gayrimüslim vatandaşların din ve vicdan hürriyetinin zaten devletin doğrudan teminatı altında olduğunun altını çizdi. Getirilmek istenen özerk yapının bu sınırları aştığı kaydedildi.

Egemenlik hakları masaya gelmez

Açıklamasında doğrudan milli egemenlik vurgusunu ön plana çıkaran Pekdemir, kapalı kapılar ardında yürütülen arayışlara işaret etti. Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarının hiçbir diplomatik temas veya pazarlık masasında pazarlık malzemesi yapılamayacağını belirten Pekdemir, özerk statü hamlelerinin doğrudan milli egemenliği hedef aldığını ifade etti.

"Mesele eğitim hürriyeti değil, egemenlik haklarıdır"

Pekdemir açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Gayrimüslim vatandaşlarımızın ve Rum Ortodoks komşularımızın din, vicdan ve ibadet hürriyetleri tıpkı kendi inanç hürriyetimiz gibi mukaddestir. Kimsenin inancını yaşamasından ya da din adamı yetiştirmesinden rahatsızlık duymayız. Ancak Heybeliada Ruhban Okulu meselesi basit bir 'eğitim hürriyeti' meselesi olmanın çok ötesinde, doğrudan anayasamızı, yasalarımızı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal egemenlik haklarını hedef alan bir dayatmadır."

"Tevhid-i Tedrisat ve Anayasa ihlal edilemez"

Türkiye'deki tüm eğitim kurumlarının Milli Eğitim Bakanlığı’na, dini kurumların ise Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı olduğunu hatırlatan Pekdemir, devlet denetimini reddeden bir yapının kabul edilemeyeceğini belirterek şunları söyledi:

"Bu iki anayasal kuruma da bağlanmak istemeyen, devletin denetimini reddeden bu ruhban okulu, kimin ve neyin eğitim sistemini yürütecektir? Devlet içinde devlet, hukuk içinde ayrı bir hukuk peşinde koşan 'özel statü' dayatması, anayasal eşitlik ilkesini yok etmektedir. Kanunlara tabi olmayı reddeden bir yapının yarın bu topraklara düşman yeni figürler yetiştirmeyeceğini kim garanti edebilir?"

"Diplomatik kulislerle egemenlik haklarımız pazarlık konusu yapılamaz"

Dış politika ve diplomatik kulislerde egemenlik haklarının pazarlık konusu yapılamayacağını ifade eden Genç Saadet heyeti, Batı Trakya’daki Türk okullarının kapatılmasına ve Lozan dengesinin bozulmasına dikkat çekerek çözümlere ilişkin şu vurguyu yaptı:

"Çözüm, dışarıdan dayatmalar değil; Patrikhane’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin bir kurumu olduğunu kabullenmesi ve anayasamızın Tevhid-i Tedrisat ilkelerinin çizdiği yasal sınırlar içinde kalması ile mümkündür."

Muhabir: Emre Gürbüz