Tarihi bir portre!
İbretlik!
1897 yılında Siyonistlerin Yahudi Devleti kurmak için
aldıkları tarihi kararlar!
2. Abdülhamid Han dan toprak satın alma girişimleri ve
defalarca reddedilmeleri!
Sonunda 2. Abdülhamid Han ı tahttan indirmek için arayışları
neticesinde, desteklemeye karar verdikleri İttihat ve Terakki Cemiyeti.
İttihat Ve Terakki Cemiyeti, bir kaç maceracı eski Jön
Türk kalıntısı tarafından kozmopolit bir çevre olan Selanik te daha önce
kurulmuş, sönük bir cemiyetti! Siyonistler en büyük hamileri olan İngiltere nin
ilgisini bunlardan yana döndürmüşler, çaktırmadan alttan alta desteğe
başlamışlardır.
1905 Yıldız suikast girişimiyle cemiyet faaliyetlerini
arttırmış, seri cinayetlerle paşaları bile vurmaya başlamışlardır. Enver, Eyüp
Sabri, Talat, Hasan Tosun, Ahmet Niyazi gibi sivil ve asker çeteler seri
cinayetlere başlamışlardır. Bu cinayetleri işlerken, arkalarında İngiltere nin
bulunduğunun farkında bile değildirler. Bu yüzden hep başarı sağlamalarını,
savundukları Hürriyet mefhumunun sihirli etkisine bağlamaktadırlar.
Bu çetelerin içinde, en meşhurları, Yüzbaşı Ahmet Niyazi;
namı diğer, Resneli Niyazi nin çetesidir. Niyazi nin yaptıkları ve hayatının
sonu ibretliktir.
Kendi kumandasındaki askeri birliğin silah ve paralarını
millet için soyarak dağa çıkmıştır. Çaldığı silahların ve devlet paralarının
yerine birer pusula bırakıp, bunları millet için kullanacağından dolayı alma
hakkı olduğuna dair notlar yazmıştır.
İpini koparan veya kazığını sıyıran serseriler onun
yanına sığınmış, böylece 150 kişilik bir serseri çapulcu çetesi oluşuvermiştir.
Yaptıkları bütün eşkıyalıkları artık Hürriyet, Musavat, Uhuvvet yani bugünkü
tabirle; özgürlük, eşitlik, kardeşlik adına yapıyordu. Seri cinayetler ve
soygunlar birbirini takip ediyordu. Köylerden yiyecek ve ihtiyaç malzemelerini
cebren alır, onlara derdi ki:
-Bunların paralarını devlete ödediğiniz vergilerden
düşün. Çünkü bunları biz millet için kullanacağız.
Dedik ya, arkalarında Siyonist in desteği ile İngilizler
olup, bu çetenin her hareketini bir efsane imiş gibi köpürterek halka
yayıyorlardı. Artık o bir kahraman idi. Her sözü, her hareketi bu
kahramanlığını daha da artıracak şekilde fısıltı veya medya yoluyla ülkeye
duyuruluyordu. En önemlisi kendisi de buna inandırılmıştı. Başındaki fesine
Vatan Fedaisi diye yazı bile işlettirmişti.
Yanında bir de evcil bir geyik gezdirirdi. Kocaman ve
çatal boynuzları ile. Soranlara şöyle cevap verirdi:
-Vahşi hayvanlar bile Hürriyet kelimesinin etkisi ile
biz kahramanlara itaat etmektedir. Bu geyik bundan dolayı bana böyle
bağlanmıştır.
Artık Hürriyet Kahramanı Niyazi ve geyiği tam bir
efsanedir ve dilden dile dolaşmaktadır. Niyazi ye ve diğer İttihatçılara
bakacak olursanız, askeriye de, matbuat da, halk da onların emrindedir.
Malum süreç başlamış, genç subayların bu süslü
sloganlara inanmaya başladığını, bunun önünün alınması gerektiğini düşünen 2.
Abdülhamid Han, 1908 yılında meşrutiyeti ilan etmişti. 1909 yılında
İngilizlerin perde arkasından süreci yönetmeleri ile 31 Mart ihtilali sonucu 2.
Abdülhamid Han indirilmiştir.
Çıkarılan genel af ile İttihatçılar dağdan inmişler,
diğerleri gibi Vatan ve Hürriyet Kahramanı Niyazi de İstanbul a gelmiştir.
Ama artık Niyazi ye ihtiyaç kalmadığından, yüzüne bile bakan olmamıştır.
Geyiğini bir ahıra koymuşlar, hayvan orada unutulmuş açlık ve susuzluktan telef
olmuştur.
Kısa bir süre sonra anlı şanlı vatan ve hürriyet
Kahramanı, kendi adamlarından birisinin kullanıldığı bir mizansen ile 3
kurşunla vurularak öldürülmüş, sessiz sedasız bir mezara gömülü vermiştir.
Kendini vazgeçilmez biri olarak bilen Niyazi, bugüne
kadar halkın dilinde yaşamıştır. Ama sadece iki mısralık bir şiir ile:
Ne şehid oldu ne gazi,
Yok yoluna gitti Niyazi!
Bir de Geyik Muhabbeti deyimini mizah dünyamıza katmış
biri olarak...
Şişirilmiş, efsaneleştirilmiş, kullanılmış,
kahramanlığına kendisi de inandırılmış olan Resneli Niyazi, bize ibret olarak
şu gerçeği hatırlatmaktadır:
Hak etmediği halde şişirilmiş ve efsaneleştirilmiş olan
kişiler, mutlaka birileri tarafından kullanılıyordur! Günü geldiğinde ve
kendisine lüzum kalmadığında, buruşturulup tarihin çöplüğüne atılacaklardır!
Resneli Niyazi yi neden mi yazdık
-İlla bir sebep mi gerek
TARİHİN ÇÖPLÜĞÜ
Niceleri hep ben, ben, diyerek,
Hindi gibi şişinip kabarır!
Ona da daracık bir çukur gerek,
Sonunda şişi inip geberir!