Suriye ye müdahale etrafında tartışmalar sürerken yapılan
açıklamalar dikkat çekicidir. Söz gelimi daha müdahale başlamamış, ne zaman
başlayacağı da netleşmemiş olmakla birlikte ABD, İngiltere ve Fransa dan gelen
açıklamalarda hangi noktaların vurulacağı detaylı bir şekilde açıklanıyor.
Sanki vurulacak noktaların Esad rejimi tarafından boşaltılması isteniyor. Zaten
Esad Şam daki taraftarlarını sahil şeridine çoktan taşımaya başladı bile. Belli
ki, yüzbinlerce insanı katleden, son olarak kimyasal silah kullanılarak
çoğunluğunu çocukların oluşturduğu bin 300 insanın katillerine Suriye ye
vurmaya karar veren koalisyon ortakları zarar vermek istemiyorlar. Yani,
katillerin cezalandırılması gibi bir niyet söz konusu değil. Böyle olunca
insanın aklına, Madem ki katilleri vurmayacak, onlara zarar vermeyeceksiniz
Suriye yi niçin vuracaksınız sorusu geliyor. Böyle bir soruya da ikna edici
bir cevap bulmak en azından şimdilik mümkün değil.
Bu arada, ısrarla Suriye ye müdahalede koalisyon
ortaklarının hedeflerinin rejim değişikliği olmadığını vurguluyorlar. Yani,
Suriye de bazı hedefler vurulacak ama rejim değişikliği düşünülmüyor. Böyle
olunca da Suriye ye söz konusu olan müdahalede hedef katilleri iktidardan
uzaklaştırmak değil. Ne peki Belli olan o ki, İsrail başta olmak üzere
emperyalist güçler tüm cinayetlerine rağmen Esad dan şikayetçi değiller. Sadece
dünya kamuoyunda oluşan baskıyı etkisiz kılmak için harekete geçiyorlar. Dikkat
çekici olan bir diğer husus ise iki gün önceye kadar Esad a destek veren,
Güvenlik Konseyi nin bir müdahale kararı almasını engelleyen Rusya şimdiki
tutumudur. Çünkü, Güvenlik Konseyi ni bloke ederek karar alamaz duruma düşüren
Rusya bu defa müdahale konusunda ABD, İngiltere ve Fransa nın önünü açmış
görünüyor. Rusya bunu da, Suriye için bir çatışmaya girmeyiz şeklinde
açıklamıştır. Yani Suriye ye müdahaleyi Rusya da onaylamıştır. Rusya niçin
tavır değiştirmiş, sürekli olarak müdahaleye karşı tavır sergilerken bu tavrını
değiştirmiştir Bu sorunun cevabı sanıyorum müdahale edecek koalisyon
ortaklarının, Amacımız rejim değişikliği değil açıklamasında yatıyor. Belli
ki ABD ve Rusya rejimi, yani Esad ı değiştirmemek şartıyla müdahale konusunda
anlaştılar.
Kısacası oyun içinde oyun sergileniyor. Bu arada Kıbrıs
Rum kesimdeki İngiliz üssünün saldırıda kullanılacağı dikkate alındığında daha
önceden İsrail, Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan arasında Akdeniz de yeni bir
enerji koridoru oluşturmak için anlaşmış olmaları ile Suriye ye Esad ı
devirmemek üzere müdahale kararının açıklanması konularının da birbirinden çok
farklı görmemek gerekiyor. Çünkü, Suriye ye müdahale Esad devrilmeyecekse bu
durum en fazla İsrail in işine yarayacak. Bu arada sözünü ettiğimiz üç ülke
arasında imzalanmış olan enerji anlaşmasının Türkiye nin enerjideki rolünü
azaltmayı hedeflendiğini de dikkatten kaçırmamak gerekiyor. Sonuç itibariyle
diyebiliriz ki Suriye ye yönelik müdahale planında hesaba katılmayan ve çıkarı
düşünülmeyen ülke Türkiye görünüyor. Halbuki Suriye deki olayların başından bu
yana en fazla zarar gören, bundan sonrada bazı zararlarının kalıcı hale
geleceği kaçınılmaz olan Türkiye nin fazlaca hesaba katılmadığını, olsa olsa
İncirlik üssünün kullanılması noktasında Türkiye ye müracaat edileceği
görülüyor. Böyle bir durum sonuçta Türkiye nin Suriye ye müdahale eden
koalisyona dahil olması anlamına geliyor. Böyle bir durumun gelecekte Türkiye
açısından ne gibi sonuçlar olacağını söylemek mümkün değil ama sanıyorum ABD,
İngiltere ve Fransa müdahalenin arkasından çekip gidecekler ama biz Suriye ile
yan yana yaşayacağız. Sanıyorum bir dış müdahaleye Türkiye nin de katılmış
olması ilişkilerimizi iyi yönde etkilemeyecektir. Suriye de yaşayanlar belki
kısa sürede ABD, İngiltere ve Fransa yı unutacaklar ama Türkiye
unutulmayacaktır. Bu bakımdan mutlaka müdahale olacaksa Esad ın iktidarını
koruması yanlış olacaktır.