Sultan ayı Ramazan da benim en verimli işlerim TRT 1 televizyonunda iftar programında her gün İstanbul Ramazanı bölümünü çekerken yaşadığımız farklı olaylar oldu. Mesela Üniversiteli öğrencilerin Sultanahmet te herkese anket düzenleyerek meal dağıtmaları, Fatih Sünbül Efendi Camii ndeki sadaka taşı ile Osmanlı devrinde yoksulların kimse görmeden ihtiyaçları kadar para alabilmeleri, Beşiktaşlı Yahya Efendi dergahında Cuma namazının ardından yaptığımız röportajlarda özellikle hanımların sosyete semtlerinden gelerek burada Kur an okumaları, Acar sitelerindeki muhteşem evinde mülakat yaptığımız şarkıcı Kayahan ın verdiği mesajda özellikle günümüzde en çok dejenerasyona uğrayan çocuklarımızın tek kurtuluş reçetesinin dine yönlendirilmeleri olmasına vurgu yapması beni duygulandırdı.
Bir diğer feyizli çalışmam da Feshane de her akşam ziyaretçilerle yaptığım Ramazan Medeniyetimize dair hediyeli bilgi yarışmasında kitapların anası Kur an la ilgili çeşitli sorularda yoğun ilgi ve teveccühle artan memnuniyetin süruru idi. Darısı diğer aylara.
Haftanın Fıkrası
Zeytinburnu Ramazan çadırında, uzun zamandır görmediğim tiyatrocu arkadaşım Ahmet Fadıl ile karşılaştım. Nedense gül görünce şakımaya başlayan bülbül gibi arkadaş da beni görünce muhabbetle neşeli bir şeyler anlatmaya başlıyorlar. Ahmet de bizim İstanbul İmam Hatip mezunlarından bilinçli bir dava kardeşimiz. Bu sefer bana siyasi bir fıkra anlattı taze gündemden. Şöyle ki:
Geçenlerde ikinci el bir alfa Romeo araba aldım. Ama bizim gurbetçi bir arkadaş da tabii vaziyeti müsait olduğundan aynı model ama o sıfır kilometre bir alfa Romeo almış. Fakat işin sıkıntısı onun aldığı arabadaki radyo-müzik sisteminde hiç düğme yok ama benimkinde var. Derken teknik servisi aramış da izah etmişler. Meğer onunki sese duyarlıymış. Mesela şarkıcının adını söyleyince çalmaya başlıyormuş. O da bir deneme yapmış. Önce Ömer Karaoğlu demiş. Ama cihazdan gelen karşı ses, bu sefer, ezgi mi marş mı demiş .. O da marş der demez başlamış çalmaya.. Bu durum arkadaşın hoşuna gidince bu sefer de Sedat Uçan , demiş. Cihazdan, tasavvuf mu zikirli ilahi mi, demiş. zikirli ilahi der demez başlamış çalmaya. Bu sırada aksilik bu ya, yağmurlu havada bir yandan da işine gitmekte olan arkadaşın aracının açık camından içeriye diğer bir araçtan çamurlu su sıçramış.Buna sinirlenen arkadaş kendini tutamamış ve ağzından şerefsiz diye sövme çıkınca içerdeki sese duyarlı olan müzik cihazından yine karşı ses gelmiş:
Önder Sav mı, Danimarkalı karikatürist mi