Beklenen Ramazan geldi şükürler olsun.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş” olarak tavsif etmiş Hz. Peygamber. Bir de hayırlar bu ayda yapılır. Hayırlar demişken fitre ve zekâtlar da ihtiyaç sahiplerine bu ayda ulaştırılır. 

Ramazan’ı karşılamak bu milletin genlerinde var. Her ne kadar camilerimiz kapalı ve teravih kılınmıyor olsa da...

Camiler haydi koronavirüs gerekçesi ile kapatıldı. Aynı gerekçeler Anıtkabir için de geçerli değil mi?

1-Orası açıktı.

2-“Sosyal mesafe” kuralına katılımcılar tarafından orada da dikkat edilmedi.

 Kaldı ki, Anıtkabir ziyaretinde bulunanlar maşallah yüksek görevlerde bulunan kişiler. Virüs hassasiyeti konusunda donanımlılar yani.

Neredeyse her gün bağıran ve “sosyal mesafe” kuralını -haklı olarak- hatırlatan İçişleri Bakanı Sayın Soylu bu konu ile alakalı ne diyecek acaba?

Tam bu konu tartışılırken; DİB Başkanı Sayın Ali Erbaş’ın Cuma hutbesinde söyledikleri gündemin ilk sırasına oturdu. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifadeleri de tabii... Biri çıkıp da Sayın Cumhurbaşkanı’na şu soruyu sormuyor:

Saadet Partisi de eleştiriyor siz de. Aranızda yönetme bakımından bir fark yok mu? Öyle ya; Sayın Cumhurbaşkanı mesul makamda bulunuyor. İstanbul Sözleşmesi’ni iptal etmesi, bu sözleri sarf etmesinden daha elzem ve etkili olur hâlbuki.

Bir de Ankara Barosu’nun destek açıklaması var. Bu baro üyeleri neye hizmet ettiklerinin farkındalar mı acaba?

Bu defa Ramazan ayı böyle karşılandı, Allah bu milleti affetsin. Ramazan geldi şükürler olsun.