SONUÇ olarak, insanın kurtuluşa ermesi için arınması
lazımdır. Ancak sadece bu yeterli olmayıp bedeni ibadetlere de ihtiyaç vardır.
İşte:
Ve Rabbinin
ismini zikredip de namaz kılmıştır ayet-i kerimesi bunu ifade etmektedir.
Hiç şüphesiz zikrullah çok büyük bir yücelik
taşımaktadır. Zikrullah, kalbin cilası, ruhun gıdasıdır. İnsan Cenâb-ı Hakk ı
sürekli zikretmelidir.
Gafilce yaşamak insana yakışmaz. ALLAH ALLAH demek,
Kur an-ı Kerîm i okumak, kelime-i tevhide devam etmek zikirdir. ALLAH Teâlâ nın
kudretinin eserlerini ve büyüklüğünü düşünmek, hatta bayram sabahı camiye
giderken ve bayram namazını kılarken alınan tekbirler dahi zikirdir.
Namazın dahi yüce bir ibadet olduğu bilinmektedir Ve
Rabbinin ismini zikredip de namaz kılmıştır ayet-i kerimesindeki namaz
kılmıştır fiili genel olarak zikredildiğinden bu; hem farz namazları, hem de
vacip olan bayram namazlarını içerir.
Namaz, ALLAH Teâlâ yı yüceltmek, anmak ve O na karşı
ibadet borcunu ödemek O ndan rahmet ve hidayet dilemektir. Namaz, ibadetin en
olgun şeklidir. Zira insanı ruh temizliğine götürecek bu ibadetten önce beden
ve elbise temizliği farz kılınmıştır. ALLAHu ekber=ALLAH en büyüktür sözüyle,
ALLAH Teâlâ dan başka düşünceler atılır, gönül yalnız ALLAH Teâlâ yı anmaya
yöneltilir. ALLAHu ekber sözüne tahrime denir ki ALLAH Teâlâ dan başka
şeylerle uğraşmayı haram kılmak demektir. Rükünden rükne geçildikçe bu tekbir
tekrar edilir. ALLAH Teâlâ nın huzuruna duran Mü min her rek atte Fatiha yı
okuyarak övgü ve ibadetin yalnız ALLAH Teâlâ ya yapılacağını, hidayet ve
rahmetin yalnız O ndan bekleneceğini söyler, rüku ve sücûdunda ALLAH Teâlâ yı
tesbih eder. Namaz, iman ve takvanın bir gereğidir. Namazı huşu içerisinde ve
vaktinde kılmak lazımdır. Namazın ahlâkî ve sosyal faydaları da bulunmaktadır.
Hiç kuşkusuz iman ve kalb huzuru ile kılınan namaz,
insanı kötü düşüncelerden, korku ve ıstıraptan kurtarır. O insan dünya için
üzülmez, ALLAH Teâlâ dan başka yarar ve zarar veren görmez. Herşeyi ALLAH
Teâlâ dan bilir, yalan ve nifaktan utanır. Her an kendisini ALLAH Teâlâ nın
huzuruna durmaya hazırlar.
Namaz; haramlardan, kötülüklerden, çirkin işlerden
meneder. Sabırsızlıktan, huysuzluktan sakındırır, yüksek ahlâk ile bezendirir.
İnsanı daima ALLAH Teâlâ duygusunun kontrolu altında tutar ve bu kontrol altında
hayat yoluna devam eden insan da her an önüne çıkması muhtemel olan haram
engellere ayağını taktırmadan ve günah çamuruna bulanmadan emniyet içinde
yürüyebilir. Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin bir evin önünden akan pırıl pırıl
temiz bir suya benzettiği namaza devam
edelim ki, o, bizim büyük günahlardan korunmamıza ve arada vaki olacak küçük
günahlarımızdan da af olunmamıza sebep olur.
Kısacası, tertemiz kalabilmek için dinen yapılması caiz
olmayan şeyleri yapmamak, dinen yenilmesi-içilmesi haram olan şeyleri
yememek-içmemek, dinen giyilmesi, kullanılması caiz olmayan şeyleri giymemek,
kullanmamak, alınması-verilmesi haram olan şeyleri almamak-vermemek gibi
hususlara, kısacası ALLAH Teâlâ nın emir ve yasaklarına riayet etmek gerekir.
Bakın Receb, Şaban derken Ramazan da gelip geçti, Bayram
oluverdi. Sağ olana göre daha nice bayramlar gelir geçer. İnşALLAH daha çok
bayramlara kavuşuruz.
ALLAH Teâlâ dan dahanice Ramazan ve bayramlara sıhhat ve afiyetle, birlik ve beraberlik içinde,
gönül huzuru ile yeniden kavuşmayı dilerken, Ramazan ayında kazandığımız bir
takım iyi huyları, salih amelleri, güzel adetleri ömrümüz boyunca devam
ettirmeyi şiar edinmeliyiz.