GALATASARAY, Şampiyonlar Ligi grubundaki bence dönüm maçını bir 70 dakika mükemmel ve daha da önemlisi çağdaş görüntüler sergileyerek oynadı. Daha farklı da kazanabilirdi ama bir Türk takımı gibi çalışma ve İstanbul’da yaşama özellikleri sebebiyle gazı kesti ve sadece 3-1’de kaldı.
Mancini’nin takımının genel yapısını yavaş yavaş kestirmeye başladığını görür gibiyim. Neden mi Bu defa Selçuk-Melo’nun önünde Sneijder, bir kanatta Bruma, diğer kanatta Burak ve en önde de Drogba kurgusudur beni bu görüşe iten... Yani neredeyse 4-3-3 klasiğine çok yakın... Ve bu yapı Burak hariç tıkır tıkır işledi. Ama baktım ekranlara, gazetelere Burak ne biçim oynamış da haberim olmamış. Haaa Burak futbol hayatının en çok koştuğu maçı oynamıştır, kanadından arkaya ve zaman zaman da ortaya yardım da yetiştirebilmiştir, burada beraberiz. Ama ne top kullanmadaki hata ve yanlışlarından, ne pozisyon almadaki düzensizliğinden ve de bir türlü vazgeçmediği rakibin sırtına dolanma alışkanlıklarından arınamamıştır. Kaçırdığı gollere diyeceğim yok. Her oyuncu gol kaçırır.
Galatasaray, maçın bir 70 dakikalık bölümünde bizim futbolda hiç rastlamadığım bir tam saha pres uyguladı. Hem de Drogba’nın bile katılımı ile... Sağda Bruma, Eboue ve kendilerine çok yakın oynayan Selçuk’la inanılmaz işler yaptılar. Zaten üç de gol çıkarttılar bu tezgâhtan. Ama sol Burak o oyunu beceremiyor. Dany, o görevin hâlâ yabancısı... Sneijder, zaman zaman Selçuk, hatta Drogba bile o bölgeye yardım yetiştirmeye çalışmalarına rağmen Burak ve Dany’nin konumları sebebiyle o kanada hayat verilemedi.
Danimarka takımı neye uğradığını şaşırdı desek yeridir. Ancak gollerin kahramanları çıkıp da, topu sakız gibi çiğneyen ve asla Galatasaray’ın oyuncu olmayan Amrabat girince işler bozuldu. Ceyhun, Selçuk çok yorulduğundan bölge seçimlerinde eksiklik gösterdi. Bir takımın ileri ucunda hem Umut, hem Burak, hem de Amrabat olursa siz düşünün gerisini... Yani şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki, bir on beş dakika daha olsaydı Trabzonspor’un başına gelen 3-3 Galatasaray’ın başında patlardı.
Özetle Galatasaray altılık Real Madrid faciasından sonra toparlandı, dört puan yaparak gruptan ikinci olarak çıkmaya ilk adımı attı. Bu arada ben Mancini’nin golleri atan oyuncuları seyirciye alkışlatmak adına bir değişiklik yaptığını sanmıyorum. Melo’nun adalesinde bir sertleşme olmuş. Diğer iki önemli isim için de bir dinlenme süresi tanıdı.
Şunu da sormak isterim ülkenin değerli yorumcu ve yazarlarına; acaba bu Sneijder iyi mi kötü mü oyuncu Siz anlayana kadar daha çok önemli işler yapacaktır. Yeter ki önünde kendisini marke eden Burak olmasın... Bu maçta Burak sol çizgide değil miydi Milli maçta da Hollanda 4-3-3 oynamamış mıydı Tamam değil mi
Haaa şimdi önemli bir yere geldik. Bu maçta kullanılan dokuz yabancıdan hangi üçü evde kalacak da Kayseri’ye gitmeyecek Bence asıl çözülmesi gereken denklem budur.