TÜRK futbolunda yeni trend, bir kişi kaç yıl kulüp başkanlığı yapmalı ya da kişilerde yaş sınırı var mıdır ..
Bunların yazılmasının sebebi, Aziz Yıldırım 1998 yılından itibaren Fenerbahçe’ye kulüp başkanlığı yapıyor. Ama bu rekoru en çok kıran isim ise hiç kuşkusuz Gençlerbirliği Kulüp Başkanı İlhan Cavcav. 26 yıldır aralıksız bir şekilde bu başkanlıkta ısrarlı.
İki kulüp başkanı arasında ise önemli benzerlikler var.
Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe’ye büyük hizmetleri dokundu. Stadın yapımı, Topuk Yaylası, olimpiyatlara en çok sporcu veren bir kulübün başkanı. Ama şike silgisi bu söylenenlerin tümünü sildi bir kenara koydu.
Bu kadar hizmetlerden sonra başlayan bir Alex kavgası Fenerbahçe’deki ‘A’ harflerinin tek tek gitmesine sebep oldu. Önce Alex arkasından Aykut Kocaman ve şimdi de Aziz Yıldırım. Aslında bu beklenen bir sondu. Ama figürler bunu görmek istemedi. Bu ülkede bir insan bir kere başkan oldu mu artık ömür boyu başkan sayılır! Dünyanın en güçlü vinçlerini kiralasan bu insanları koltuklarından kaldıramazsın.
Bu kadar olaylardan sonra bir kenara çekilmeyi hiçbir zaman akıl etmezler.
Mehmet Ali Aydınlar kendisine diyet borcunun ödenmesi için aday olmuş gibi, “Federasyon Başkanı iken Fenerbahçe için elimden geleni yaptım” diyor. Ne kadar güzel. Bir kere bu açıklama Aydınlar’ın başkan olmaması için yeterli. Peki madem bu kadar adil düzeni savunuyordunuz, Fenerbahçe kulüp de Trabzonspor Türk takımı veya kulübü değil miydi .. Böyle anlayışla nasıl olur da Fenerbahçe Kulübü’ne başkan adayı olursunuz. Koskoca camiayı zan altında bırakacak, sözlü ve fiili girişimlerde bulunursunuz.
Gençlerbirliği şu anda puan sıralamasında en son sırada ve tarihinin en kötü dönemini yaşıyor. İlhan Cavcav açıklama yapıyor, “Kulübü teslim edecek birini bulsam hemen istifa edeceğim.” Gençlerbirliği borcu olmayan tek kulüptür, taraftarı bulunmayan, (Çünkü İlhan Cavcav bir dönem Taraftarlar Derneği Başkanı Hüseyin Uzun’u bana muhalefetlik yaptırıyorsunuz diye dövmüştü) bu sebeple taraftarı olmayan bir kulüp, ucuza futbolcu alıp, fahiş fiyatlarla oyuncu satmasına rağmen kadrosunu yıllarca kuramamıştır.
Fenerbahçe gibi kendisine rakip çıkanları bertaraf etmiştir.
Türkiye’de yaşı 70’i geçenlerden noter, konuşması veya imzası için şahit istediği bir ortamda, Cavcav kulübün sahibi kendisini sayarak istediği kararları alabilmektedir. Hiçbir zaman bir şampiyonluk hedefi olmamış, var olan ve fazla işe yaramayan parasıyla övünmüştür. Cem Onuk denilen menajeri en az üç defa gönderip, 5 defa geri çağırmıştır. Yine geçenlerde hocası Metin Diyadin’le birlikte kovmuştur.
Bu kararlar yönetim kurulu değil, direk başkan olarak İlhan Cavcav’ın olmuştur. Bir dönemler Petrolofisi, Ankaraspor, Ankaragücü ile birlikte 4 takım süper ligde mücadele ederken kala kala bir Gençlerbirliği vardı. Şimdi o da yine kişisel tutumlardan dolayı küme düşmek üzere. Başkent futbolu şahısların kaprislerine, tutumlarına kurban veriliyor.
Başkent de sadece futbol değil, tüm sporlar son demini yaşıyor.
Bir başkentli olarak söylüyorum; bizim şampiyonluk hayallerimizin gerçekleşmesi için bir 200 yıl gerekli. Zaten onu da biz görmeyiz. Allah hayırlısını versin.