Ayeti kerimede şirk haricindeki tüm günahları, Allah
Teâlâ nın dilerse affedeceği buyurulmuş ; ayeti kerimenin ifade ettiği anlam
ise, hadisi şeriflerde; kalbinde zerre kadar iman edenin veya lâ ilâhe illellâh
diyenin cennete gireceği şeklinde izah edilmiştir. Burada öncelikli olarak şirkin ne anlama
geldiği üzerinde durmak istiyoruz.
Şirk kelimesi bazen küfr ile aynı anlamda kullanılmakla
birlikte daha başka anlamları da ifade etmektedir. Bunlar;
. Deizm yani yaratıcı bir ilah kabul etmekle birlikte;
Allah Teâlâ nın siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda kanun koymadığını kabul
etmektir. Nemrut ve Firavun bu anlamda müşrik ve kâfirdirler.
. Çok tanrıcılık yani politeizm: Hıristiyanların haşa üç
tane tanrı kabul etmesi gibi yaratıcı ve kanun koyucunun birden fazla olduğunu
kabul etmektir. Şirkin bilinen ilk anlamı budur.
. Putperestlik: Bir yaratıcı ve kanun koyucu ilahın
varlığını kabul etmekle birlikte başka aracı varlıkları da kutsal kabul
etmektir. Ebû Cehil ve arkadaşlarının durumu böyledir.
. Antromorfizm yani tanrıyı haşa insana benzer şekilde
kabul etmektir. Bu da bir çeşit putperestliktir. Kadim Yunan inancı dâhil bu
kısma çeşitli örnekler verilebilir. Bütün bunlara celî yani açık şirk diyoruz.
. Hafî yani gizli şirk ya da şirki hafi: Allah ın bir tek
olduğunu kabul etmekle birlikte Allah a ait sıfatları başkasına da atfetmektir.
Örneğin Allah tan başkasından korkmak, Allah tan başkasından rızık istemek
gibi.
Putperestlik ve haşa birden fazla tanrı kabul etmek gibi
celî şirk, tehlikeli olmakla birlikte bundan sakınmak ve bunlara karşı insanları
ikaz etmek daha kolaydır. Büyük günahlardan da kaçınmak kolay olup ayrıca küçük
günahlarda ısrar etmek ve onları küçük görmek de tehlikeli bir durumdur. Hem
Veda Hutbesinde hem de başka hadisi şeriflerde; insanların ekserisinin küçük
gördüğü şeylerden dolayı kabir ya da cehennem azabına maruz kalacağı ifade
buyurulmuştur.
Bu açıklamalardan sonra gizli şirke birkaç örnek vererek
konuyu özetlemek istiyoruz:
1. Şirk deyince ilk akla gelen put meselesidir. Put,
her ne kadar taştan ve tahtadan yapılan bir takım şekiller ya da bazı bitki ve
hayvanlar gibi totemleri ifade etse de; aslında hayatımızın merkezi haline
getirip uğruna Allah rızasını ve Allah ın emirlerini feda ettiğimiz her şey
birer putturlar. Para, eş, çocuklar, makam, şöhret, ideoloji ve dava gibi
birçok şey; şirk ve küfür olarak kabul edilen ve asla affedilmeyen bir günah
olan birer put haline gelebilirler. Örneğin çocuklarımızı hayatın tek hedefi
haline getirip tüm hayatımızı onlara vakfetmek ve bunu yaparken de diğer
farzları ve hayatın diğer taraflarını ihmal etmek; çocukları bir nevi
putlaştırmaktır. Eşleriniz ve çocuklarınız, size düşman olabilirler ayeti kerimesi; çocuklarımızın, Allah
muhafaza, kötü kimseler olabileceği anlamına geldiği gibi; bunların bizi
Allah ın emirlerinden alıkoyacağı anlamına da işaret etmektedir. Şu halde
çocuklar bize Allah ın emanetidirler. Biz onların sahibi değiliz. Onları
severiz, onlara hizmet eder onları terbiye ederiz.
2. Bu durumda putlara iman ve ibadet etmek demek illa
zahiri anlamda değildir. Yukarda örnek olarak verdiğimiz şeyler uğruna Allah ın
emirlerini ihmal etmek, Allah ın davasından başka dava edinmek, insanları
Allah ın yoluna davet etmek yerine kendi amaçları uğruna peşinden sürüklemek,
Allah tan başkasından korkmak, rızık için endişe etmek gibi Allah ın sıfatları
konusunda Allah a başka şeyleri ortak etmek ve herhangi bir şeyi Allah ın ve
emirlerinin önüne geçirmek, bir çeşit gizli şirktir.
3. Putperestliğin bir başka şekli de ilahlık iddiasıdır.
Gurur ve kendini beğenme ile başlayan ve makam ile paranın tek sahibi olarak
kendisini görmekle devam eden kendini ilahlaştırma, ayeti kerimelerde Firavun
örneğinde bize anlatılmıştır. Tebliğ yaparken hidayeti kendimizde görmek de
aslında bir şekilde ilahlık iddiasıdır ve sakınılması gereken bir durumdur.
Çocuklarımızı mükemmel bir insan yapmak için gereğinden fazla endişe etmek ve
çocuklarımızın hatalarından tek sorumlu olarak kendimizi görmek de bu minvalde
verilecek misallerdendir. Bize düşen gayret ve tebliğdir. Hidayet ve terbiye
Allah ın elindedir.
4. Gizli şirk ve gizli putperestlikle ilgili
dikkatlerinize sunmak istediğim bir başka mesele de; insanın bazen kendi
yaptıklarının farkında olmamasıdır. Bir insan, Allah muhafaza, münafık olabilir
ama bunu kendisi de bilmeyebilir. İşte bu en tehlikeli husustur. O yüzden
sürekli kendimizi hesaba çekmeli, nasihatleşmeli ve Mevla ya çokça niyazda
bulun/ul/malıdır. Örneğin ölüm korkusu; ölünün ve dirinin Rabbinden ve hesap
vermekten korkmaktır. Dünyayı terk etmek ya da ölüm acısı gibi şeylerden dolayı
ölümden korkmakta; bir çeşit gizli şirktir.
1) Nîsâ, 48 ve 116.
2) Müslim, İman,
46.
3) Teğâbün, 14.