Müjde(!) Pop Star Alaturka yeniden başlıyormuş… 2013

versiyonuyla… Jüri üyeleri açıklanmış… Orhan Gencebay, Bülent Ersoy, Serdar

Ortaç ve Demet Akalın… Popüler kültürün ekranlar aracılığıyla reytinge

dönüştüğü ve SMS’ler aracılığıyla rant imparatorluğuna devşirildiği yeni

versiyonlu bir program. Amacı nedir Türk müziğine yeni sesler, yeni soluklar,

yeni nefesler kazandırmak mı Müziğimizde aşamalar kaydetmek, artık unutulan

değerlerimize yeni bir şeyler katabilmek mi Yeni starlar üretip, bu starların

üzerinden müziğimize çağ atlatabilmek mi Hayır… Eğer böyle olsaydı, Pop Star

Alaturka’nın daha önceki bölümlerinde yarışanlardan ortaya çıkan kahramanların

da şimdi müzik endüstrisinde bir yerlerinin olması gerekirdi. Eğer böyle

olsaydı, bir sanatçımızın “Unkapanı değil Kurtkapanı” diye nitelendirdiği müzik

endüstrisinde küçük de olsa bir katkı sağlayacak yeni nokta atışları yapılması

sağlanabilirdi. Oysa, Pop Star Alaturka, yapımcılarına olağanüstü reyting ve

olağanüstü para kazandırmaktan başka bir amacı olmayan, jüri üyelerinin de

müzik üzerine yorumlarıyla bir garnitür olarak kullanıldığı bir formatta

tasarlanmış, bir popüler kültür dayatmasından başka bir şey değildir. Sanal

kahramanlar üretmek, ekranlar aracılığıyla bu sanal kahramanlar üzerinden bir

şeyler devşirmek bu tür programların birinci amacıdır. Şimdiye kadar birçok bu

türde program yapıldı… Birinciler seçildi… İkinciler seçildi… Peki, aylarca

bizlere tüketmemiz için sunulan bu kahramanlar şimdi nerededirler Ne

yapmaktadırlar Yer yarılıp içine mi girmişlerdir

Bizim en çok üzüldüğümüz nokta, müzikal yaşamına ve müzik

serüvenine hiçbir toz konduramayacağımız sanatçıların bu programda yorumcu

olarak yer almayı içlerine sindirebilmeleridir.

Daha önce kendisiyle yaptığımız röportajımızda Orhan

Gencebay, bunu müzik adına yaptığını söylemiş ve yorumlarıyla müzik kalitesine

katkıda bulunmak için böyle bir şeyi kabul ettiğini kaydetmişti.

Orhan Gencebay’ın müzik bilgisine, müzik yorumculuğuna,

müziğe kattığı değere hiçbir şey demiyoruz. Ama, temel felsefesi ve mantalitesi

müzikal yolculuğu kendi rant imparatorluğuna doğru yöneltmek olan bu tür

programların, bazı şeyleri değersizleştirdiğine inanıyoruz.

Biz biliyoruz ki, müzik endüstrisi, “Sanat felsefesiyle”

yoğrulan ve “Sanat ikliminin” en yoğun olduğu bir atmosferdir. Bu atmosferde,

tepeden inme ve zorlayarak müzik adamı oluşturmak mümkün değildir. Birçok müzik

adamı, yorumcu, bu işe yıllarını vererek, hayatının en güzel yıllarını feda

ederek belli noktalara ulaşabilmişler ve isim yapmışlardır.

Zorlayarak hiçbir şey olmaz… Zorla güzellik olmaz…

Pop Star Alaturka, yine sanal kahramanları üretecek, bizlere

oylatacak ve ekranlarda “reyting amaçlı” bir gemi gibi gözümüzün önünden

süzülüp gidecek. Bu geminin müzik iskelesine bıraktığı hiçbir hoş seda

olmayacak.

Hatırlayın: Aylarca konuştuğumuz, özel hayatını delik deşik

ettiğimiz Bayhan adında bir yarışmacı vardı.

Şimdi nerededir Müzik endüstrisinin çarkları arasında

nerede kalmıştır