Papa 16 ncı Benedikt, dün ülkemizi Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer in daveti üzerine ziyarete geldi. Bu davet ve icabette, dikkate alınması gereken çok önemli hususlar var. Bu hususlardan bir kaç tanesini arzediyorum:
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer "Laik olmayan adam olamaz" demişti. Peki, gelen papa laik değil. Aslında mutaassıp her katolik için laikliğin her çeşidi iğrenilecek bir şeydir. Çünkü laiklik, yeryüzünde ilk defa katolikliğe reaksiyon olarak çıkmış düşman bir prensiptir. Dünyada her din veya mezhep laiklikle iyi-kötü dost olabilir ama, katolikliğin bu tarihi düşmanını unutmasına imkân ve ihtimal yoktur.
Cumhurbaşkanı, laiklik konusunda hassasiyet izlenimi veriyor. Böylesi bir hassasiyet dünyanın en iri laiklik düşmanı Papa yı davet ederek ülkemize getirmesi nasıl izah edilebilir
Kaldı ki Papa, hem laiklik düşmanı hem de İslâm düşmanı. Bu düşmanlığını âlemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimize karşı sarfettiği talihsiz sözleriyle açıkça ortaya koymuştur. Böylesi düşmanlıkları birleştiren dengeye dikkat ediyor musunuz Cebir denklemlerini hatırlayıp eksi (-) artı (+) yı mı götürüyor yoksa bunun tam tersi mi diye insanın aklına geliyor.
Ben lise son sınıfta okuyordum. Yıl 1967. 26-27 Temmuz 1967 de Papa 6 ncı Paul yine böyle bir davet üzerine Türkiye ye gelmiştir.Doğru İstanbul a geldi ve gelişi bir Salı günü idi. İstanbul un fethedildiği günü İstanbul a aynı yerden ve aynı saatlerde girmişti. "Ortadoks âleminin merkezi olan Konstantinoplo e giriyorum" demişti şehre girerken. Resmi ağızlardan gık da çıkmamıştı, bu sözler sarfedilirken. Sadece üniversiteli gençler, bir de duyarlı yazar-çizerler bu gelişe ve böylesi sözlerin ifade edilişine, kıyamet koparırcasına karşı çıkmışlardı.
Daveti zamanın Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay yapmasına rağmen Papa Ankara ya değil de İstanbul a gelmişti.
Bu geliş ile ilgili iki olayı hatırlıyorum. Biri yazar Şule Yüksel Şenler in Cumhurbaşkanı na karşı sarfettiği sözlerden dolayı dokuz ay civarında hapis yattığı; ikincisi de Papa nın da bir takım cinsel suçlamalarla dünya basınında adından bahsedilmesidir.
O geçti, diyeceksiniz.
Geçer mi hiç
Olayın altını biraz vidiklerseniz yaşadığımız talihsizliklerin örtüşen çok yönlerini bulursunuz.
Papa 6 ncı Paul Ayasofya ya gidip orada "ibadet" etmişti.
Papa 16 ncı Benedikt de aynı yolu takip ederek yaptığı seromonide gelişinin mânâ ve önemini ortaya koydu.
Aslına bakarsanız Türk milleti bu ziyaretle ilgili tavrını, hem davet edene hem de edilene karşı İstanbul/Çağlayan meydanında ortaya koydu. Yapılan konuşmalar, taşınan dövizler ve atılan sloganlar herşeyi anlatmaya yetmiştir. Teberuken taşınan dövizlerden bir kaç tanesini burada bir defa daha zikredelim:
" Zalimlerle dost olanlar alçaldıkça alçalır."
" Kahrolsun Papa."
" Çankaya, Haç a evet, Hilâl e hayır."
" Laik Sezer,Papa ile gezer."
" Peygamberimiz e saldıran... defol."
Voltaire nin dediği gibi: Papa bir puttur. Açıklanması gereken, kimin putu olduğudur.