Batı’daki ahlaki yozlaşmanın ve kirli ilişkiler ağının merkezindeki isim Jeffrey Epstein...
ABD’de küçük yaştaki kız çocuklarına yönelik kurduğu fuhuş ağıyla dünyayı sarsan ve hücresinde şüpheli bir şekilde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein...
Küresel bir fuhuş şebekesi kurmak suçlamasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein...
Birkaç not daha;
Amerika Birleşik Devletleri'nin 45. ve 47. başkanı Donald Trump, 1980'lerin sonlarında başlayan ve en az 2000'lerin başlarına kadar devam eden, finansçı ve çocuk cinsel istismarcısı Jeffrey Epstein ile sosyal ve profesyonel bir ilişki geliştirdi...
Trump'ın 2015'te siyasete girmeden önceki iş adamı ve medya kişiliği kariyerleri boyunca, kendisi ve Epstein düzenli olarak birbirlerinin gayrimenkullerini ziyaret ettiler.
Trump ve Epstein, 1990'lar ve 2000'lerin başlarında sık sık bir araya geldiler…
Bu, Trump'ın Florida'daki tatil köyünde ve Epstein'ın konutunda düzenlenen partileri de içeriyordu.
Bir ortağının davası sırasında yayınlanan uçuş kayıtları, Trump'ın 1990'larda Epstein'ın özel jetinde birden fazla kez uçtuğunu doğruluyor.
Yayınlanan fotoğraflar ve videolar da bu ilişkinin göstergesi…
EPSTEİN’İN YENİ GÜNAH GALERİSİ
Batı’daki ahlaki yozlaşmanın ve kirli ilişkiler ağının merkezindeki isim Jeffrey Epstein’in bir günah galerisi daha ortaya çıktı;
“Epstein'in ölüm sonrası planı ortaya çıktı: DNA'sını yaymak için spermlerini saklamış…”
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgeler, Jeffrey Epstein'ın yıllar önce sperm bankasında genetik materyal sakladığını ortaya çıkardı.
Ölmeden önce spermlerini dondurduğu ortaya çıkan Epstein'a ait örneklerin akıbeti belirsizliğini koruyor.
ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu gerekçesiyle yargılanırken 2019’da cezaevinde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin yeni belgeler ortaya çıktı.
ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan belgeler, Epstein'ın ölümünden önce sperm bankasında genetik materyal sakladığını ortaya koydu.
Gazete Oksijen'de yer alan habere göre Epstein, California merkezli bir sperm bankasında muhafaza edilen örneklerinin ölümünden sonra imha edilmesini istemedi.
2016 tarihli sözleşmede, ölüm halinde söz konusu materyalin kontrolünün mirasını yöneten kişi veya kurumlara geçeceği belirtiliyor.
AKIBETİ BELİRSİZ!
Belgeler, Epstein'ın en geç 2012 yılı itibarıyla sperm saklama hizmetinden yararlandığını gösterirken, bu örneklerin bugün hala korunup korunmadığı netlik kazanmış değil.
Bankanın bağlı bulunduğu şirket, şu anda Epstein'a ait herhangi bir numunenin saklanmadığını açıklasa da konuyla ilgili ayrıntı vermedi.
Belgelerin ortaya çıkmasının ardından, ölüm sonrası üreme teknolojileri ve etik sınırlar yeniden tartışma konusu oldu.
Rutgers Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden biyoetik uzmanı Kimberly Mutcherson, bir kişinin sabıka kaydı veya geçmiş suçları nedeniyle üreme teknolojilerine erişiminin sınırlandırılmasının ayrı bir tartışma alanı oluşturduğunu belirtti. Ancak Mutcherson, kamuoyunun bazı vakalarda bu tür uygulamaları 'kabul edilemez' bulmasının da anlaşılabilir olduğunu ifade etti.
BU FİKRİNİ YAKINLARIYLA PAYLAŞMIŞ
Epstein'a yakın bazı isimler, yaşamının son dönemlerinde kendi genetik mirasını geniş ölçekte yayma fikrinden söz ettiğini daha önce anlatmıştı. Yeni belgelerde yer alan tıbbi kayıtlar ve elektronik postalar da Epstein'ın üreme kapasitesiyle yakından ilgilendiğine işaret ediyor. Kayıtlara göre Epstein, bir dönem sperm sayısını artırabildiği bilinen bazı tedaviler gördü ve bu konuda çeşitli cihazlar ile yöntemleri araştırdı.
Belgeler, Epstein'ın ölümünden yıllar sonra bile kamuoyunda tartışılmaya devam edecek yeni soru işaretleri bıraktığını ortaya koyuyor.
Numunelerin akıbeti ve gelecekte kullanılıp kullanılamayacağıysa şimdilik belirsizliğini koruyor…



