DAVUTOĞLU bugün parti liderleri ile görüşme turunu
başlatıyor. İlk ziyaret edeceği parti CHP... Ancak, CHP nin kapısını çalınmadan
Kılıçdaroğlu 14 maddelik bir şartla görüşmeye başlayacaklarını açıkladı. Bu 14
maddenin ne kadarından vazgeçilebilir, ne kadarı Davutoğlu tarafından kabul
edilebilir bilinmez ama Kılıçdaroğlu nun
koalisyon kurmakta fazlaca gönüllü olmadığı görülüyor. Çünkü bir yandan günler
öncesinden dillendirilen dönüşümlü Başbakanlık isteği görüşmeden bir gün önce
Beşir Atalay tarafından, Zor yürüyen bir sistem. Dönüşümlü Başbakanlık
teklifini kabul etmemiz mümkün değil şeklinde kesin bir dille reddedildiği, bu
arada Kılıçdaroğlu nun yaptığı açıklamalarda ısrarla AK Parti-MHP koalisyonunu
işaret etmesi birlikte düşünüldüğünde CHP li hükümetin kurulması zor görünüyor.
Bu noktada MÜSİAD dan yapılan, Siyasiler masaya samimiyetle oturmalı çağrısı
ile MHP ile HDP nin bayramlaşmayacağı açıklamaları birlikte düşünüldüğünde
müzakerelerin ne ölçüde samimi bir ortamda sürdürülecek kestirmek zor.
MHP ile HDP nin bayramlaşıp bayramlaşmamasının hükumet
kurma turları ile bir alakası olmamakla birlikte bu yaklaşımın ülkemizde
demokrasi anlayışının partiden partiye önemli farklılık arz ettiğini göstermesi
bakımından önem taşıyor. Ayrıca Davutoğlu bugün partileri ziyarete başlayacak
olmakla birlikte HDP ile bir ortaklık düşünülmediğini, ziyaretin bir nezaket
ziyareti olacağını açıklaması da ayrı bir konu. Düne kadar çözüm süreci olarak
nitelendirilen İmralı ve Kandil ile temaslarda HDP li milletvekillerinin aracı
olarak kullanıldığı, Kandil ve İmralı ya gidiş gelişlerin ardından AK Partili
bakanlarla kameraların karşısına geçip açıklama yaptıkları düşünüldüğünde bugün
AK Parti nin HDP yi daha işin başında dışlamasını izah etmek mümkün olabilir
mi Eğer HDP nin bu ülkenin bölünmesi için mücadele ettiği kabul edilerek
hükumet alternatifi dışında tutulması ile geçmişte çözüm süreci konusunda
birlikte hareket edilmiş olmasının izahı zor olmaz mı
HDP terör örgütünün siyasi uzantısı olarak kabul
ediliyorsa Paralel Yapının faaliyetlerini 12 boyunca anlayamamış olanlar HDP yi
de bu seçimlerde önemli bir oy alarak çıktıktan sonra mı anlayabildiler Derdim
HDP yi savunmak değil. Bu konuda ki düşüncelerimi çeşitli kereler ifadeye
çalıştım. Ancak, bir parti seçime giriyor, bunda yasal ve anayasal olarak bir
sakınca görülmüyor ve seçimlerden 80 milletvekili kazanarak çıkıyorsa, diğer
partilerle sistem açısından bir farkı olmamalıdır. Eğer, HDP nin aldığı oy bir
önem taşımıyorsa, diğer partilerin aldığı oyun önemi nereden geliyor Tekrar
ediyorum HDP bir yasal parti ise en azından nezaketen peşinen dışlanmaması
gerekir. Aynı durum muhalefet partileri bir koalisyonda yer alsalar bile
Cumhurbaşkanı ile Aksaray da görüşmeyeceklerini açıklamaları da aynı kapıya
çıkıyor. Her parti kendisine göre birilerini kötü kabul edip dışlarsa birlikte
hareket nasıl mümkün olacak
Özellikle Saray a boykot açıklamaları dolaylı olarak
Cumhurbaşkanı nın meşruiyetini tartışmaya açmak demektir ki bu da Erdoğan ın
seçimde aldığı yüzde 52 oya itibar etmemek demektir ki, o zaman ortaya çıkan
çelişki sistemin işleyişini tehlikeye sokar ve demokrasi dışı güçlere cesaret
vermek anlamına gelir ki, insan böyle bir anlayışı düşünmek bile istemiyor.
Partiler demokrasinin kurallarını kendilerine yaradığı sürece kabul eder,
yaramadığında tanımazlık sergilerlerse sistemin meşruiyeti tartışma konusu olur
ki o zaman kendi varlıkları da tartışılır hale gelmez mi
Böyle bir açmaza sürüklenmemek için partilerin olmazın
değil, olurun peşine düşmeleri gerekiyor.