ÇOK enteresan bir maç oldu. Beş gol izlemek güzeldi. Futbol olgusu vasatı geçemedi. Hakem bir sarı kart hastalığına yakalanarak bence maçın en kötü adamı oldu. Ve de her iki tarafın da teknik direktörü çok ciddi hatalar yaparak oyunu tamamladılar. Zaten asıl mesele de bu idi. Bunu iyi irdelemek bu maç için yorumcuların asıl işi olmalı ki, maçı izlememişlerin de birer fikri olsun.
Fazla uzatmadan ana fikre girelim. Devreyi Kasımpaşa 2-1 önde bitirdi. Zaten pozisyon kısırlığı yaşanan bir oyun için hayli zengin bir skordu. İkinci yarıya çıkılırken bir de baktım ki, Trabzonspor’da Janko sahada, Soner soyunma odasında kalmıştı. Yani Trabzonspor, Malouda’yı sayarsak orta alanının yükünü sadece Zokora’nın omuzlarına yüklemiş, skoru eşitleme şöyle dursun rakibine kendisine fark atması için zemin sunmuştu. Ve de attığı golle skoru büyütmüştü. Bu arada Şota skor tabelasına bakıp işlerin iyi gittiğine ve gideceğine inanarak uykusuna devam ediyordu. Peki ne mi yapmalıydı Hani bizi maçtan iki gün sonra yazıyoruz diye eleştirenler var ya... Hah onlar bu yazının benzeri sıcak yorumlarda bulamazlar ki. Bu nedenle aynen devam... Şota, Trabzonspor bu büyük yanlışı yaptığında 50.dakikada kontak kapatan Babel’i oyundan alıp, çabuk top taşıyan, boş sahaları iyi arşınlayan Viudez’i oyuna alsa, Trabzonspor belki de lig tarihin en hüzünlü akşamlarından biri yaşayabilirdi. Ama ne oldu Tam tersi oldu.
Şimdi başlığı da açalım biraz. Trabzonspor bir ceza vuruşu kazandı. Yaklaşık 20 metreden... Olcan nefis bir sol üst-iç tarama ile topu İsaksson gibi deneyimli bir kalecinin uzanamayacağı köşeye bıraktı. Etti mi 3-2... Ve hemen ardından aynı Olcan, Yanko’nun indirdiği topla fırladı, tek başına gitti. Aynı anda da kendisini, hem de osayta çok dikkat ederek takip eden Henrque vardı. Topu sol ayağının içiyle Henrique’nin önüne yuvarlayacak ve takımı da 3-3’ü yakalayacaktı. Hem de hocanın büyük hatasına rağmen. Ama Olcan tuttu, en son yapılacak işi yapıp topu auta attı. Bu, maçın kaderi idi Ve Şota bütün cılız tehditlere rağmen Viduez’i aklına ancak maç biterken getirebildi. Ve adeta bir sinir küpüne dönen Trabzonspor maçı on kişi ile tamamlayıp evine döndü.
Bir de neye takıldım biliyor musunuz Maçın daha hemen başında Aykut bir topa uzun vuruyor, Adem de koşusunu kesemeyip ki yapacağı bir şey yoktu, tutup Aykut’un bacaklarına çarpıp düşüyor. Karar mı Trabzonspor aleyhine faul. Yahu hocam; topu vurun adam bacağını cebine mi koysun Üstelik rakibi çok uzaktan gelip onun üzerine düşüyor. Hakemlerimiz gerçekten de bir dizi eğitimden geçmeliler.