Bildim bileli okullarda velilerden çeşitli adlar altında para toplanır. Dün böyleydi, bugün de böyle. Bu paraların toplanmasının önlenmesini Milli Eğitim Bakanından istemeden önce neden toplandığı, toplanan paraların nereye harcandığı üzerinde durulması gerekiyor. Yani toplanan paralar okul ihtiyaçlarını karşılamak, eğitimin kalitesini artırmak için harcanıyorsa bunda bir zaruret var demektir. Kaldı ki okullarda kayıt sırasında para pazarlığına fazla muhatap olunmuyor. Bu iş okul aile birlikleri yoluyla yapılıyor. Hemen belirteyim ki okul aile birlikleri yoluyla toplanan paraların okulun ihtiyacını karşılamaya kullanıldığını da biliyorum. Yani okul aile birliklerinin para toplamasına okul yönetimleri ve öğretmenler mecburen katkı veriyorlar.

Bu mecburiyetin sebebi okulların ihtiyacı olan yeterli sayıda hizmetlinin devlet tarafından tayin edilmemesidir. Okulların hizmetli ihtiyacı genellikle İş-Kur aracılığı ile ya da doğrudan karşılanıyor ve bu elemanların ücreti de okul aile birliklerinin topladığı paralardan karşılanıyor. Bu tespiti yaptıktan sonra velilerden para toplama işini çözecek olan kişi tek başına Milli Eğitim Bakanı değildir. Devlet, Milli Eğitimin ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli tahsisatı verirse sanıyorum okul aile birlikleri para toplama işinden kurtularak sadece okul ile veliler arsındaki köprü görevini yerine getirirler. Ama, 5 katlı, 40 derslikli modern bir okul yaptırılmış, bunun öğretmen ve yöneticileri atanmış ama hizmetlisi atanmamış ise o okulda doğru dürüst eğitim ve öğretim vermek mümkün olmaz. Çünkü bir haftada, hizmetlisi olmayan okul, okul olmaktan çıkar, salgın hastalıklar gündeme gelir.

Bu hususa çeşitli kereler temas ettim, ilgililerin dikkatini çekmeye çalıştım. Derdim var olan eksikliği bahane ederek muhalefet duygumu tatmin değildi. Ortada bir yetersizlik varken her fırsatta Milli Eğitim Bakanı ve okul yöneticilerinin kayıt parası ya da bağış adı altında toplanan paralar sebebiyle hedef tahtası yapılmasının doğru olmadığı gerçeğine dikkat çekmektik. Şahsen bugüne kadar okul aile birlikleri tarafından belirlenen yardım paralarına itirazım olmadı. Çünkü toplanan paraların çocuğumuzun daha rahat eğitim görmesini sağlamak için harcandığını biliyorum. Böyledir diye de eğitim hizmetlerinin bir bölümünü karşılamak için velilerden para toplanmasının doğru olmadığı da ortada. Özelliklede zorunlu eğitimde velilerden para toplamanın izahı olamaz. Olamaz ama okulların hizmetli kadrosunun, diğer zaruri harcamalarının devlet tarafından karşılanması gerekir. Eğer karşılanamıyorsa velilerden para toplanıyor diye birilerini suçlu ilan ederek ilgililer bu sorumluluktan kurtulamaz. Kaldı ki okul aile birliklerinin topladığı paralar gönüllülük esasına dayanıyor. İmkânı olmayanların yakasına da yapışılmıyor. Buna rağmen toplanan paralar konusu her zaman eleştiri konusu oluyor. Çünkü görünen o ki devlet ırmaktan geçiyor ama derede boğuluyor. Okul binalarını yaptıran, öğretmen ve yöneticileri tayin eden bir devletin sıra hizmetlilere ve okulun boya badanasına gelince karşılayamıyor olması düşündürücüdür. Geriye dönüp baktığımda ilk, orta ve lise yıllarımda velilerden toplanan paralarla okullarda hizmetli tutulduğunu hiç hatırlamıyorum. Her okulun yeteri kadar kadrolu hizmetlisi vardı. Aradan bunca yıl geçtikten sonra bu ihtiyacın devlet tarafından karşılanamıyor olması nasıl bir çağ atladığımızı(!) göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

Kaldı ki geçmiş yıllarda kayıt parası adı altında istenen paraların sebebi velilerdi. Veliler evlerine en yakın okula değil de, tercih ettikleri okula çocuklarını kayıt yaptırmak isteyince ortaya en fazla bağış yapanların çocuklarını kayıt etmek gibi bir durum çıkıyordu. Bugün ise bu durum ortadan kalkmış olmalı. Çocukların kayıt işi doğrudan yapılıyor ve öğrenciler kayıtlarının yapıldığı okullarda okumak durumundalar. Bu bakımdan kayıt parası toplama dönemi büyük ölçüde sona ermiş durumda. Ama okul aile birliklerinin miktarını belirleyip topladığı paralar devam ediyor ve bu şartlarda da devam edecektir. Bunun emirle, tamimle önlenmesi mümkün değil. Bunun yolu Maliye Bakanlığından geçiyor. İlgililerin alınan borçların faizini ödemek için kafa yordukları kadar okulların ihtiyaçlarını karşılamak için de kafa yormaları gerekiyor.