Amerikan başkanlarının konuşmaları, izlenen ve izlenecek siyasetin ipuçlarını taşımaları açısından her zaman önemli.
Obama‘nın Ortadoğu ile ilgili son konuşması da önemliydi ama o vizyonun nereye kadar hayata geçeceği kesin değil... Konuşmada ben üç önemli unsur gördüm. Libya‘da Kaddafi‘nin sonunun geldiği; Esad‘ın değişime liderlik etme ya da çekip gitmekten başka bir seçeneği olmadığı; İsrail‘ín 1967 sınırlarına çekilmesi gerektiği. Kaddafi ile ilgili açıklaması hariç diğer ikisini ABD Başkanı ilk kez dile getirdi. Bugüne kadar Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad konusunda keskin tavırlardan kaçınan Amerikan Yönetimi, artık kesin tavır koydu. Esad ya muhalefetle ciddi bir diyaloga girip reformları gerçekleştirecek ya da içeride ve dışarıda tecrit edilmeyi göze alacaktı. 1967 öncesi sınırlar meselesi ise, ilk kez bir Amerikan Başkanı tarafından dile getiriliyor. Obama, İsrail‘in güvenliğinin garantisi olduklarını tekrarlarken, 67 öncesi sınırlardan söz ederek İsrail‘in büyük tepkisini topladı. Filistin devletinin kurulması hedefini de koyan ABD Başkanı‘nın Kudüs ve Filistinli mülteciler sorununu, daha sonra atılacak adımlar olarak nitelemesi de ilginçti. Dikkat çekici bir ayrıntı ise, Obama‘nın, ne yeni bir barış sürecinden ne de mekanizmalarından söz etmesiydi. Ama Filistin ve dostlarını Eylül ayında BM‘de tanınma adımı atmamaları konusunda üstü kapalı uyardı...





