Kâinat yüzü suyu hürmetine var edilen insan. El Emin

lakabını peygamberliğinden önce hak eden şahsiyet. Asırlar geçse de seveni ve

yolunda gideni azalmayan Son Peygamber.

O (sav) nun getirdiğine asırlar sonra bile iman ediyor ve

yolunda olmaktan şeref duyuyoruz dedik, her fırsatta o yolu işimize geldiği

şekle çevirmek için bahaneler ürettik.

O (sav) El Emindi, bizler ticaretimiz ve yaşantımızda her

türlü dalavereyi çevirmekten geri durmadık.

O (sav) örnek insandı, bizler O (sav) nun haricinde

herkesi kendimize rehber edindik.

O (sav) ümmetinin para ile imtihanından korkuyordu,

bizler parasız kalmaktan korkar olduk.

O (sav) mücadelesi için türlü cefalara, çilelere göğüs

gerdi, biz en ufak bir sıkıntıda hemen taviz verir olduk.

O (sav) sahabesinin birlik içinde olmasına gayret

gösterdi, biz her fırsatta ayrılığa ve bölünmeye gayret ettik.

O (sav) inancı uğruna tüm dünyevi mertebeleri reddederken

bizler ufak bir paye uğruna nice taklalar attık.

O (sav) namazını hiç aksatmazken, bizler namazın da

kazası olur düsturunu şiar edinmekle övdük.

O (sav) bir medeniyet kurarken, biz kurulu medeniyeti

bozmağa gayret ettik.

O (sav) tebliğ için taşlanmayı göze alırken, biz aman

kalbi kırılmasın diye sevdiklerimize bile doğruyu söyleyemedik.

O (sav)birbirinizi sevin diyordu, bizler kendi fikrimizde

olanlara bile sevgi duymadık.

O (sav) kazancının helal olmasına titizlik gösteriyordu,

bizler haram helal ve Allah ım bu kulun bakmaz yer Allah ım dedik.

O (sav) güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim diyordu,

bizler ahlâkî açıdan sefalet kaldık.

O (sav) utanmadıktan sonra dilediğini yap diyordu, bizler

ne kadar utanmaz olduğumuzu ispat etmek için yarıştık.

O (sav) işçinin ücretini alın teri kurumadan veriniz

diyordu, bizler işçileri nasıl ve ne şekilde sömürürüz diye kara kara düşündük.

O (sav) anne babanıza iyi davranın diyordu, bizler anne

babalarımızı dövmeye hatta öldürmeye başladık.

O (sav) bizi aldatan bizden değildir diyordu, bizim

kardeşimizi aldatamadığımız zaman gece gözümüze uyku girdirmedik.

O (sav) söz taşıyanlar cennete giremez diyordu, bizler

kardeşimizin dedikodusunu yapmadığımızda bir şeyin eksik olduğunu hissettik.

O (sav) faiz alıp vermedi, biz çağın reel politiği

diyerek faize fetvalar bularak bankaların önünde kuyruklar oluşturduk

O (sav) nu görmeden sevdik sevmesine de bu sevgiyi

dilimizden yüreğimize indiremedik, yaşantımıza, hal ve hareketlerimize

yansıtamadık. Senede birkaç kere adına düzenlenen programlarda buğulu gözlerle

hatipleri dinledik, ilahilere eşlik ettik ve programdan sonra eski yaşantımıza

geri döndük. Ne emirlerine harfiyen uyduk ne de yolunu yolumuz belledik. Evet

neticede O (sav) nu çok ama pek çok sevdik!..

 Minik bir tefekkür

Allah ın merhameti

Hz. Ömer anlatıyor. Bir gün Resulü Ekrem esirler arasında

çocuğundan ayrılmış bir kadın gördü. Kadın çocuğunun hasretinden rast gelen

çocuğu kucağına alıyor, onu sevip emziriyordu. Resulü Ekrem ashabına: Hiç bu

kadın çocuğunu ateşe atar mı diye sordu. Ashab asla cevabını verdi. Bunun

üzerine Resulü Ekrem: O halde biliniz ki; Allah ın kullarına merhameti, bu

kadının çocuğuna merhametinden daha fazladır. buyurdu.

 İlgilisine notlar:

          Büyük

İslâm Peygamberi Yüce Yaratıcı nın katına çıkıp onunla buluşmuştur. Ben Mirac a

bütün kalbimle inanıyorum. * Fyodor Mikhailoviç Dostoyevski

          İnsanlar

her şeyden daha fazla Muhammed e kulak vermelidir. Diğer bütün sözler, onun

karşısında boş sözlerdir. * Thomas Carlyle

          Muhammed,

hürmet ve saygıya fazlasıyla lâyıktır. * Lev Nikolayeviç Tolstoy