İKİ ay kadar önceydi. Denizli’nin maneviyat erlerinden Cafer Tayyar Güngör Hocaefendi, Cuma namazı sonrası Yeni Camii avlusunda bekleyerek cemaatten 10 kadar kişiyi evine davet etti. Bize bir şeyler söyleyeceği belliydi. Cafer Hoca, 87 yaşında olmasına rağmen dinç ve hareketli. Bize şekerle birlikte kendi elleriyle yaptığı meşrubat ve turşu ikram etti.
Cafer Hoca, 45 sene çeşitli camilerde İmam Hatiplik yaptı. 20 sene kadar da Avrupa’da irşat hizmetlerinde bulundu. Bu hizmetlerine hâlâ devam ediyor.
Sohbeti sırasında, “Kardeşler!” dedi: “Bugün Kur’an-ı Kerim’de helâk oldukları anlatılan kavimlerin fiillerinin hepsi yapılıyor. Yine de helâk olmuyorsak, az da olsa ıslah edicilerin bulunmasındandır. İslâm’ı yaşamaya teşvik edelim. Üzerimizdeki kara bulutların dağılması için Salât-ı Münciyye okumayı yaygınlaştıralım.”
Geçen senenin Mart ayıydı. Otobüsle gündüz yolculuğu yapıyordum. Otobüsümüz bir ilçeden yolcu almak için terminale girdi. Bir delikanlı kendisini uğurlamaya gelen kızı herkesin içinde uzun uzun öptükten sonra otobüse bindi. Benim yanımdaki 7 numaralı koltuğa oturdu.
Genci tanımaya çalıştım. O ilçedeki MYO’nun Bankacılık Bölümü’nü okuyormuş. Başka bir ilin muhafazakâr bir ilçesinde oturan ailesinin yanına gidiyormuş.
Kendisini uğurlayan kız sevgilisiymiş(!) O davranışı birisi kız kardeşinize veya annenize yapsa razı olur musun dedim. “İyi niyetli olduktan sonra, evet!” demez mi Ürperdim. Hayret ettim. Sonra şöyle devam etti: “Bu ne ki Neler olup bittiğini bir bilseniz ” diyerek nice sapık ilişkilerin var olduğunu ima etti. Peki, bu gençleri bu noktaya kim getirdi, dersiniz
Bu ne cüret
20-21 Kasım günleri Arnavutluk’un başkenti Tiran’da bizim hayat tarzımıza yabancı sapkın bir seminer düzenlendi. “Temel Haklar, Ayrımcılık Yasağı ve LGBTİ” başlığını taşıyan seminer Batı hayat tarzının ürünü sapkın grupların haklarını korumayı esas alıyordu.
Programa AKP Grubu’ndan Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner ve Batman Milletvekili Ziver Özdemir; CHP Grubu’ndan İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak; MHP Grubu’ndan Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in katılacakları basına yansıdı. Konuya duyarlı basının “Ahlâksız Davet”, “Ters İstikamet”; “Milletin Meclisi’ne Yakışmaz” benzeri yayınları karşısında Sayın Metiner, Özdemir ve Demirel toplantıya katılmaktan vazgeçtiler.
Toplantıya CHP’den Binnaz Toprak, AKP’den Sivas Milletvekili Nursuna Memecan birlikte katıldılar. Basında Sayın Memecan’ın şahsı adına katıldığı yolunda haberler çıktı. Fakat Memecan dönüşünde katılımın AKP’yi temsilen ve kurumsal olduğunu açıkladı. Dahası, bir gazeteye yaptığı açıklamada, “Eşcinsel imamlar da olabilir” şeklinde haddini aşan ifadeler kullandı. Demek ki AKP’li bayan milletvekili toplumu hangi noktaya getirdiklerini çok iyi bildiği için kendince Tiran’da çözüm arayışı(!) içine girmiş. Yazık!
Şüphesiz ki seminerde konuşulanlar Batı’nın çarpık ve hastalıklı hayat tarzının ürünüdür. Bizim inanç değerlerimiz bu tür arızalara izin vermez. Var olan rahatsızlıklar da İslâm’dan uzak bir yaşantının sonucudur. İnsanımızı inanç değerlerini yaşamaya davet ettikçe toplum söz konusu hastalıklardan korunmuş olacaktır.
Saadet Partisi’nin Ezherli Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Akkiraz, LGBTİ Semineri’ne vekil gönderilmesine tepki gösterdi: “Müslümanlık şuurunuz mu buharlaştı Meclis, AB’nin kabul ettiği ahlâk anlayışının esiri olamaz.”
Yeni Bir Hukuk Gerekli
AB müktesebatı, AB normları diyerek yapılan kanun ve düzenlemeler manevî tahribata yol açmaktadır. Bu durum millî yapımızı hızla bozmakta, toplum tanınmaz bir hale gelmektedir.
Milletvekilleri ve Meclis’imize sesleniyorum: Milletimizin emaneti üzerinizde. Bugünün ve geleceğin sorumluluğunu taşıyorsunuz. Millî bünyeye aykırı olarak çıkarılan kanunların vebali sizi boğar. Dünya ve âhiretinizi berbat eder. Gelecek nesiler tarafından hayırla anılmazsınız.
Başta zina yasası ve aile yapımızı AB normlarına göre düzenleyen kanunlar olmak üzere, millî bünyemize aykırı ne kadar kanun varsa vakit geçirmeden değiştirilmelidir.
Mehmet Şevket Eygi, insan hakları ve bünyemize aykırı kanun ve uygulamaları sıralayıp “Bize Yeni Bir Hukuk Sistemi Lâzım” diyerek manevî tahribat konusunda şu örnekleri veriyor: “Karı eve adam alıyor, koca şikâyete gidiyor. Zina artık suç değildir, biz bir şey yapamayız, cevabı alıyor.
Büyük şehirlerin bazı yerlerinde akşam karanlığı basınca fındık, fıstık, çekirdek gibi kadın satılıyor. Fuhuş önemli bir sektör haline gelmiş. Hukuk ve yargı bunu önleyemiyor.” (Millî Gazete, 29. 11. 2014) Ne günlere kaldık ey Gazi Hünkâr!
Toplum çürütülüp geleceğimiz karartılırken bunlara ilgisiz kalanlara ben “milletvekili” ve “görevli” diyemiyorum. Bu sorumsuzlar ancak “avare kasnak” veya “dolgu maddesi” olabilirler.
Milletin emanetini üstlenerek sorumluluk mevkiinde bulunanlar daha ne zamana kadar toplumun ifsadına ilgisiz kalacaklar acaba