AVRUPA Komisyonu’nun Türkiye raporunda devlette ve medyada “nefret söyleminin” arttığı ileri sürülüyor!

Raporda nefret söyleminin üst düzey devlet yetkilileri tarafından da kullanıldığına dikkat çekilerek nefret konuşmalarının cezasız bırakılmasından yakınılıyor!

Nefret söyleminin artmasından yakınanlar öncelikle bu söylemin nedenlerini araştırmalılar!

Önce şu araştırma yapılmalı:

İnsanlar durduk yerde mi böyle nefret söylemine başvuruyor yoksa onları bu yola iten tahrik edici nedenler mi var?

Eğer birileri dünyayı kendi kafalarına göre şekillendirmek için yola çıkmış ve insanların ne düşündüklerini hiç kaale almamış iseler o zaman nefret söyleminin ortaya çıkmasından daha doğal ne olabilir? Mesela birileri BOP yani Büyük Ortadoğu Projesi diye bir şeyi uygulamaya kalkışmış ve İslam coğrafyasını kana boyamışlarsa siz orada nefret söyleminden başka ne bekleyebilirsiniz ki!

“Aman ne iyi ettiniz ülkemizi kana boyadınız” diye alkış tutacak belki birkaç satılmış beyin bulabilirler ama büyük kitleler bu tür operasyonlara karşı çıkacaklar ve nefret söylemi diye yakınılan söylemler ayyuka çıkacaktır!

Demek istediğimiz odur ki nefret söylemlerinden şikâyetçi olanlar bu söylemlerin durduk yerde ortaya çıkmadığını kabul etmek zorundalar!

Bugün ülkemiz zor şartlardan geçiyor!

Büyük badireler atlatılmaya çalışılıyor!

Dost ve müttefik diye bilinen ülkelerden de “arka çıkan” açıklamalar bekleniyor! Ama bırakın arka çıkılmasını bir de karşı çıkılıyor! “Darbeciler” değil de “darbeye karşı çıkanlar” hedef tahtasına oturtuluyor!

Hâl böyle olunca da doğal olarak nefret söylemi denilen söylemler kulakları tırmalar hale geliyor!

Adamlar gayet pişkin!

Nefret söylemini geliştiren eylemlerine son verme yerine bir de söylem sahiplerinin cezalandırılmasını bekliyorlar!

Yani, “Biz her şeyi yaparız, her şeyi söyleriz; siz itiraz etmemeli, şikâyetçi olmamalı ve yapılanları sineye çekmelisiniz” havasını estiriyorlar!

Evet, nefret söyleminden yakınanlar önce kendi eylemlerine dikkat etmeliler!

Yani nefret söylemlerini kullanmak zorunda kalanları nasıl çileden çıkardıklarının farkına varmalılar!