Kimsenin utanması falan kalmamış artık. Önce buna vurgu

yapayım dedim. Sonra da açayım...

Türkiye Barolar Birliği Başkanı da Aziz Bey için verilen

son kararı eleştirmiş ve çok hukuki(!) bir görüş vermiş. Nerede Tabii ki

muhalefetin merkezi Cumhuriyet te... Güzel! (Belki başka gazetelerde de vardır,

ben orada okudum). Peki, Sayın Muhterem; hukukçu ve çok çok üst kademelerde

görev yapmış rahmetli babanız bir gün çıkıp da, Menderes e zulüm yapıldı.

Rezil bir yargılama sonrası hunharca idam edildi diye feryat etti mi Varsa

yoksa muhalefet. Ama hangi kanaldan ve nasıl olursa olsun. İşte bu kafa

yüzünden de bu ülkede muhalefet hep Sıfırcı oldu.

Devam edelim. Aynı muhalefetin kalesi Aziz Bey in cezası

için veryansın ediyor. Ceza için, bugün iktidarda Kılıçdaroğlu nun ekibi veya

asker olsa, Ne harika! İşte adalet budur diye nara atacaklarına adım gibi

eminim.

Aynı merkez e-bilet uygulaması için de bayrak açmış.

Statlarımızdaki küfür, amigolara el altından pardon artık alenen dağıtılan

biletler, şuna böyle bağır, buna böyle küfür et diyen yöneticilerin,

başkanların racon kestiği dönem bitmesin mi Ne o neden rahatsız oldunuz

Yoksa, Atatürk ün askerleriyiz sloganı biter diye mi korktunuz Hileli olarak

askerden kaçmış kişinin tayfaları bile bağırsa mı Bir İzmir CHP milletvekili

de çıkmış, e-bilet olur mu diyor Eee, adam olana kadar evet. Yani yayıncı

kuruluşun kabloları kesilmeyene kadar. Rakip takımın kalecisinin başına alkol

şişesi atılmayana kadar. Düne kadar avanta biletle girdiği, ama sonra bu yolu

kesilen sözüm ona taraftar topluluğu bu yüzden 60 yıl sonra boş bıraktığı

tribünlere dönene kadar... Devre biterken rakibe göre tehlikeli bölgede faul

kazanıp, onu bile attırmayan seyirci kafası gidene kadar. Bilmem anlatabildim

mi, sayın milletvekili Bu konularla ilgili bilginiz yok ama yeter ki muhalefet

olsun değil mi

NTV Spor da e-biletle ilgili Sayın Gündoğan net, açık,

halkın anlayacağı dille dört dörtlük biçimde gerekçeler ve hedef açıklarken,

aynı televizyon kurumunun yayını kesip, tarihi maçlara yönelmesi gibi bir

sansür, geri kalmışlık, bir öteden beriden korkma dönemi bitene kadar e-bilete

evet. E-bileti alan, yani o kartı alan korkmuyor da, siz neden bu kadar altınız

ıslak dolaşıyorsunuz ki

Milliyet te Ercan Güven in yazısını da FBTV, pardon Aziz

Bey in yayın organı, ekrandan yukarıdan aşağıya indirdi. Ne yazı ama! Ercan

dostum, Türkiye de spor yazarlığının babası olan, hepsi de rahmetli oldu, Namık

Sevik, Abdi İpekçi, Necmi Tanyolaç üçlüsünden Namık Ağabey in yeğenidir.

Sanırım Ercan bu yazıları ile dayısının kemiklerini bir hayli sızlatıyordur.

Ben bu yazıyı yazarken henüz Habertürk ü okumamıştım.

Acaba Özel oda yazarı ne yazdı Hani şu basından sadece üç kişinin alındığı Kamuya

ve basına açık toplantılardan söz ediyorum. Aynı yayın organının ünlü(!) köşe

yazarları, kim bilir belki de Kasımpaşa ortamındandır, nasıl çark ettilerse,

bir bakarsınız...

Aman yahu! Benim tarlam yok, işçim yok, ekinim yok. Neye

bu kadar kafa yoruyorum ki Maçlarda uğurum var mıydı Pek hatırlamam ama

Tuncay Şahin in geçenlerde okuduğu Fenerbahçe tarihinin ilk yazarı (1957)

rahmetli Rüştü Dağlaroğlu nun bir uğuru vardı. Galatasaray maçlarında oturduğu

yere ayakkabılarının izini kalemle çizer, maç bitene kadar kımıldamazdı. Nasıl

Şimdikilerinkine benziyor mu

Neyse... Yarın da acil sağlık durumlarından söz edeceğiz.

Allah herkese sağlıklar nasip etsin!