Birileri Müslümanca tavır diyorlar!
Müslümanca tavrın nasıl olması gerektiğini anlatıyorlar!
Mesela diyorlar ki:
Müminleri karalama kampanyası Müslümanca tavır değildir!
Elhak doğru bir tespit!
Bunu söyleyenin elini öper, önünde diz çökeriz!
Ama bir şartla!
Başka Müslümanlardan beklediği bu tavrı kendilerinin de göstermesini sağlanması şartıyla!
Yıllarca aynı secdeye baş koydukları ama kendileri gibi düşünmeyenleri bırakın karalamayı onlar adam yerine bile konulmamış ve aleyhlerinde her türlü konuşma yapılmışsa bu tavsiyenin önce kendi nefislerine yapılmasında zaruret görürüz!
Başkalarının tavırları hakkında alelacele ahkâm kesilirken kendi tavırlarının da mutlaka hatırlanması gerektiğini düşünürüz!
Yine diyorlar ki:
Hazımsızlık ruhi bir hastalıktır!
Elhak bu da çok doğru ve haklı bir tespit!
Bunu söyleyenin elini öper, önünde diz çökeriz!
Ama bir şartla!
Başkalarından bekledikleri bu olgunluğu kendilerinin gösterip göstermediğini sorgulamaları şartıyla!
Bugün kendi çalışmalarının hazmedilemediğini düşünenler dün başka müminlerin çalışmalarını hazmetmişler midir
Onlara bir gün olsun destek vermişler midir
Bırakın açıktan desteği liberallere ve sosyal demokratlara gösterdikleri hoşgörüyü mümin kardeşlerine göstermişler midir
Yani demek istiyoruz ki çuvaldızı başkalarına batırırken iğnenin ucunu da kendilerine bir değdirsinler!
Bugün pek çok mümin niye kendilerine karşı tavır alıyor onu bir sorgulasınlar!
Yıllardır dışlayıp durdukları insanlardan ne gibi bir zarar gördüklerini düşünsünler!
Bize şunu yaptılar diyebilecekleri bir şey var mı
Dershane meselesi gündeme gelinceye kadar kendilerine gözünüzün üstünde kaşınız var denilmiş mi
Bırakın bütün meseleleri Mavi Marmara meselesinde bile yanlarında olmadıkları insanlardan şimdi ne bekleyebilirler!
Bütün bunlar bir hazımsızlığın doğal sonuçları değil mi