MÜSLÜMANLAR arasında çok yaygın sekiz büyük kötülük,
noksan, zaaf şunlardır:
1. Olumsuz inatlar. Müslüman bir gence Osmanlıca
öğrenmesini hararetle, ısrarla, defalarca tavsiye ediyorsunuz; o öğrenmemekte,
öğrenmeyi geciktirmekte, konuyu hafife almakta inat ediyor. Sana yetecek, seni
kurtaracak miktarda ilmihal öğren diyorsunuz, yine inat ediyor, öğrenmiyor.
Yetişmesini sağlayacak, ona vasıf güç üstünlük kazandıracak her şeyi
öğrenmemekte yahut öğrenmeyi geciktirmekte, önemsememekte inat ediyor. Bu inat
bitiriyor, batırıyor, zelil kılıyor, yenilgiye sebep oluyor. Çaresi ve ilâcı
nedir Doğru çareleri, çözümleri, teklifleri kabul etmek, noksanlarını canla
başla çalışarak gidermektir.
2. Cahillikte diretmek. Bilmemek ayıp değildir ama (mutlaka
bilinmesi gereken şeyleri) öğrenmemek çok ayıptır. Kadın erkek her Müslümanın
mutlaka öğrenmesi, bilmesi gereken zarurî ilimler, bilgiler vardır. Bu konuda
cahil kalmış veya bırakılmış Kendisini uyarıyorsunuz, hatırlatıyorsunuz, o
öğrenmemekte diretiyor, direniyor. İşte bu bir felakettir. Bu hastalık
yaygındır.
3. Dikkatsizlik. Dikkatsizlik bir davranış hastalığıdır
ve son derece vahimdir. Diplomalı uzman öğretmenlerin vereceği dikkat dersleri
ile bu giderilebilir. Herkes süper dikkatli olamaz ama insan dikkat melekesi
bakımından, 10 üzerinden en az 7 not alabilmelidir. Bu not 5 in altında olursa
dikkat geriliği, deficience var demektir. Dikkat geriliği, zeka geriliğine yol
açar. Böyle kimseler bir işe yaramaz.
4. Meraksızlık. Faydalı, lüzumlu, zarurî, kurtarıcı
konulara merak etmemek çok büyük bir eksikliktir. Rehberlerin vereceği merak
dersleriyle bu eksiklik giderilebilir. Meraksız insan geri ve vasıfsız kalmaya
mahkumdur.
5. Hafızasızlık. İnsan otuzuna kadar en az on bin faydalı
kültür referansını (bilgisini) beyninde depolamış olmalıdır. Bu rakam daha
sonra yirmi bine, bilahare otuz bine yükseltilmelidir. Hafızası zayıf insan
güdük ve kısır kalır. Bunun da tedavisi vardır.
6. Lise ve üniversite bitirmiş kimselerin mantık
bilmemeleri, mantık kültürüne sahip olmamaları büyük bir noksandır. Vasıflı bir
Müslüman genç hem genel mantığı, hem de Kur an, Sünnet, İslam mantığını iyi
bilmekle mükelleftir. Bu ikinci mantık için, her gencin Mecelle-i Ahkâm-ı
Adliye nin Kavaid-i Külliyesini (mânasını bilmek şartıyla) ezberlemiş olması
gerekir. (Bu kavaidi öğrenmek, bilmek, ezberlemek sadece hukukçulara gerekli
değildir, her Müslüman okumuş mutlaka bilmelidir. Bunlar İslamın evrensel
bilgelik kurallarıdır.)
7. Estetik, sanat, güzellik boyutuna sahip olmamak da
büyük eksiklik ve felakettir.
8. En büyük, en öldürücü, en yakıcı eksiklik ahlak ve
karakter eksikliğidir. İslamın ahlak konusunda kriterleri vardır. Gerçek ve
olgun Müslüman yüksek ahlaklı, yüksek karakterli, faziletli, meziyetli
insandır. O kesinlikle yalan söylemez, kesinlikle gıybet ve iftira etmez,
insanların gizli ayıp ve günahlarını araştırmaz, büyük günahları açıkça açıkta,
küstahça işlemez, gurur ve kibir sahibi değildir, israf, lüks, şatafat düşkünü
değildir, azgınlık yapmaz, başkalarının annelerine eşlerine, kızlarına,
bacılarına kötü gözle bakarak göz zinası yapmaz, onun üstünlüklerini düşmanları
bile kabul eder. Herkesi toptan kötülemek istemem ama bugün islamî kesimin
ahlak notunun yüksek olduğunu da söyleyemem. İmanı olmayan nice gayr-i müslim
toplumlar ve halklar bile, ahlak bakımından bazı Müslümanlardan üstündür.
30.04.2016