Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden çıkan kanunların

hiçbiri Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği kriterlerine ve uluslararası

sözleşmelere aykırı olamaz kuralını kabul ederek nereye doğru götürüldüğümüzü

ve kapıda elli dört yıl aşağılanarak nasıl bekletildiğimizi bilmeyenimiz yok.

Kapıda beklemekten keyif alan kapıkulları olabilir ama

Müslüman milletten hiçbiri Allah’tan başka hiçbir kurum, kuruluş veya şahıs

karşısında el pençe divan durmaz.

Adamlardan savaş uçağı alıyoruz, uçakların beynine dost

ve düşman ülkelerin kimler olduğunu satın aldığımız adam kaydediyor.

Onun dostları bizim de dostlarımız oluyor, onun düşmanları

bizim de düşmanlarımız oluyor.

Paramızla aldığımız uçak bile dostumuzu düşman,

düşmanımızı dost olarak gösteriyor.

1974 Kıbrıs çıkartmasında kendi savaş gemimizi düşman

gemisi diye batırdığımızı hâlâ unutmadık.

Adamlar, “Senin dostun bu” diyerek elimize yılanı

tutturuveriyorlar.

Biz de onu, “Ne güzel ipmiş” diyerek boynumuza

dolayıveriyoruz.

Yalnız kanunlarını değil, adamların hurafelerini bile

alıp teknolojik aletlerimizin üzerinde şerefle taşıyoruz.

Kapının önünde beklerken içerden sızan en büyük

hakaretleri bile samimiyetimize vererek kabul ediyoruz.

10 Şubat 2013 tarihinde 18,30’da Dusseldorf’tan bindiğim

Türk Hava Yolları uçağında koltuk numaram 14 F idi.

Rakamlara bakarak yerimi bulmaya çalışırken 12 rakamından

sonra 13 rakamını bulamadım.

Almanya uçağına binsem anlarım.

Fransa uçağına binsem onu da anlarım.

Adamların dinlerini hurafeler yönettiğinden onları

anlamak mümkün.

Bazı ülkelerde kapılara 13 numarası verilmezmiş.

Bazı firmaların uçaklarında 13. koltuk sırası yoktur.

Apartmanlarda ve otellerde 13. katın ismi farklıymış.

Genellikle 12A kabul edilirmiş.

Alışveriş oranları ayın 13′ünde bir hayli düşermiş.

Onların ateistlerini anlamak mümkün değil.

Muharref dine inanmıyorlar, hurafelere ateistler de

inanıyorlar.

Sevgili Peygamberimiz, “Uğursuzluk yoktur. Hayra yormak

vardır” buyurmuş. (Buhari, Sahih, Kitabü-t’ Tıb)

Bizim İnternet delikanlıları 13 rakamını da hayra

yormuşlar ve şu rakamları bulmuşlar:

5+7+1=13 Hz. Muhammed 571 senesinde doğmuştur.

1+4+5+3=13 İstanbul’un fethi.

7+5+1=13 Türklerin Müslüman oluşu.

1+0+4+8=13 Pasinler savaşı. (Bizans’la ilk savaş ilk

galibiyet.)

Hukukuna sahip olmayanların esir ve köle durumunda

kalacaklarını Elmalı tefsirinde, Fatiha Suresi’nin tefsirinde, ilk baskının

129’uncu sayfasında şöyle belirtiyor:

“Lisan-ı İslam’da ‘hürriyet, hukukuna malikiyet’ diye

tarif olunur, ki bunun zıddı hukukuna başkasının malik olması demek olan esaret

ve rıkkiyettir.”

Ülkemizde sağcılarımızla solcularımız kriterler konusunda

birleşiyorlar, çıkar konusunda çatışıyorlar.